bana kalsaydı şu anda;
Kudüs-Beyrut hattında bir taksi dolmuşta her an bir bombayla ölebileceğim ihtimalinin verdiği dikkatle
ve yoğun duygularla feyruz dinlemeyi, sevgilimin - helâlimin ellerini bir kutsal kitap gibi tutmayı tercih ederdim.
bugün doğum günüm. eskiden doğum günleri bana yeni bir yaşın heyecanını hatırlatırdı. şimdi daha çok geçen zamanı düşündürüyor. insan bir yaş daha aldığını değil de, bir yılı daha geride bıraktığını hissediyor. yıllar geçtikçe anlıyor insan; büyümek sadece yaş almak değilmiş.
++
öyle bir gündü ki… yokluğunun üstünü kapatmak için ne varsa denedim. kendimi oyaladım, kalabalığa karıştım. gün geçti, ben geçemedim. insan bazı eksikliklerden kaçamıyor.. bazı özlemler insanın peşini bırakmıyor..
şükredecek çok şeyim var. ama insan bazen en büyük şükrün içinde bile bir sızı taşıyor. mutluyum desem yalan olur, mutsuzum desem haksızlık olur.. ama eksiğim.. hayat bana bir kez daha zamanın ne kadar hızlı, bazı özlemlerin ise ne kadar inatçı olduğunu hatırlattı..
insanın içinde değişmeyen yerler var. takvimler değişiyor, yaşlar büyüyor ama bazı özlemler hep aynı yaşta kalıyor. sanırım insan en çok bunu hissediyor. geçen zamanı değil, içinde kalanları. arayamadıklarını, sarılamadıklarını, yarım kalan konuşmaları, söylenemeyen cümleleri.
++
bazı hayallerden vazgeçmek, bazı insanları özlemeyi öğrenmek, bazı eksikliklerle yaşamaya alışmaya çalışmakmış. bugün dönüp geçmiş yıllara baktım. ne çok şey değişmiş. ne çok insan gelip geçmiş hayatımdan. ne çok şey olmuş, ne çok şey olmamış..
++