Sevgili veliler, eğitime ve çocuklarımıza gelin hep birlikte sahip çıkalım!!!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in itiraf niteliğindeki açıklamasından da anlaşılacağı üzere, siyasi iktidar imzaladığı protokoller ile okullarımızı tarikat ve cemaatlere açmıştır, daha fazla açmaya da devam edecektir.
Siyasi iktidarın kamusal sorumluluğu olan her alanı yeşil sermayeye, tarikat ve cemaatlere bilinçli olarak açtığı, yurttaşları bu tür gerici yapılara mahkum ettiği bu ortamda anlaşılan o ki çocuklarımızı korumak için tüm demokratik kitle örgütlerine ve her bir yurttaşa daha fazla sorumluluk düşüyor!
Bir kez daha altını çizmek isterim ki; veli izin belgesi olmadan, İmzalanan hiçbir protokol kapsamında çocuklarımıza yaklaşılamaz!
Ancak alandan aldığımız bilgiler ve Milli Eğitim Bakanının Meclis kürsüsünden söylemeye cesaret ettiği sözler gösteriyor ki izin belgesi olmaksızın bu protokoller kapsamında çocuklarımız, devlet eliyle tarikat ve cemaatlere, eğitim bilimi ve pedagojiden bihaber kişilere teslim ediliyor ve anlaşılan o ki daha fazla teslim edilmeye de devam edilecek.
Sevgili veliler,
Çocuklarımız eğitimci olmayan kişilere, laik, bilimsel ve karma eğitim karşıtlarına, tarikat ve cemaatlere asla teslim edilemez.
Çocuklarınızı korumak adına, şimdiden MEB’in tarikat ve cemaatlerle imzaladıkları protokolleri reddedin. Sizlerden izin almaksızın yaratılmak istenen fiili duruma hep birlikte karşı duralım! Okullara bir an önce DİLEKÇE VEREREK müfredat dışı etkinliklere çocuklarınızın katılmasını istemediğinizi belirtin. İsteğiniz dışında çocukların bu tür yapıların faaliyetlerine katıldığını tespit ederseniz tüm ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağınızı belirtiniz. Tüm eğitim emekçilerini de yaşanan her türlü olumsuzluğu bizlerle paylaşmaya davet ediyoruz.
“Çocukları korumak, vatanı korumaktır” anlayışıyla eğitime ve çocuklarımıza sahip çıkalım!
8:Asıl yara da, bu gibi hainlerin milli vicdanda açtıkları yaradır. Şeyh Sait de diğerleri gibi, o dönemde emperyalizmin kuklası ve işbirlikçisi olarak din kisvesi altında devletine karşı başkaldırmış bir haindir.
7:Hiç bir ülkede devletine karşı ayaklanmış, asker katletmiş, vatanına ve ülkesine ihanet etmiş, dış destekli hainlerin,maşaların ismi herhangi bir yere verilemez, anılamaz, kahraman veya "alim!" mertebesine çıkarılamaz. Bu gibiler ülkenin bir değeri değil aksine değersizliğidir!
♦️Toplumsal Kredi Notu ne demek? Kim,kime not verecek?
♦️Kimin haddine bana not vermek? 0 alsam ne olacak?
♦️Tüm siyasetçi kadroya bir Türk Kadını olarak diyorum ki, kimsiniz siz? Milletin bir kaç yıllık seçilmiş memuru!
Türk Milletinin bekâsı ile ilgili kararları veremezsiniz.
Borcunu vadesinde ödeyemeyen vatandaşa devletin uyguladığı gecikme zammı aylık %2,5 yıllık %30 idi. Bugünkü resmi gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile bu oran aylık %3,5’e, yıllık %42’ye yükseltildi. Ancak vatandaşın devletten olan alacağına uygulanan yıllık faiz hala %9!
Şimdi biz hangi faize karşıyız?
HOŞGELDİN MÜLKİYETSİZLEŞTİRME..!!!!
Kentsel dönüşüme ilişkin düzenlemeler içeren yeni kanun:
🔴 ÖZET: Şehir içindeki yapı ve arazilere devlet el koyabilecek. İki yıldır anlatmaktan dilimizde tüy bitti anlamadınız.
ÖZEL MÜLKLERE ÇÖKME OPERASYONU BAŞLIYOR GEÇMİŞ OLSUN..!!!
➖Bakanlık, mevcutta bina bulunan alanları da rezerv alan ilan edebilecek.
➖Rezerv alan ilan edilen yerdeki konutlar mahkeme süreci dahil 90 gün içinde boşaltılacak."
13 milyon sığınmacı ve kaçağa karşı görüş açıkladıkları için tutuklu olan vatansever gençleri anmayan 2 siyasetçi Atatürk düşmanı, Cumhuriyeti düşmanı Selahattin Demirtaş’ı anmak konusunda yarışıyorlar. Türk halkından kopuk, bölücülerin, saray artıklarının, siyaset tüccarlarının ve 5’li çeteden fonlanan yapıların oluşturduğu muhalefet değişmeden iktidar değişmeyecek. AK Parti iktidarını değiştirmek için önce MUHALEFETİ değiştirmek gereken bir yerel seçimlere doğru gidiyoruz. @zaferpartisi
Lütfen dikkatli izleyin.
Bugün Anadolu baştan aşağı zehirlendi.
Bazıları bu zehirlerin uçakların egzozundan çıkan gaz veya meteoroloji uçağı zannediyor.
Videoda uçak zehirleme yaparken tankerinde zehir bitiyor ve normal uçuşa geçiyor.
20 yıldır bu ülkenin insanları Atatürk’ü sevmesin diye bayağı bir yetkili üzerine düşeni yaptı. Eğitim sistemini ve müfredatı değiştirmeler. Adını olan yerlerden alıp, yapılan yerlere vermekten imtina etmeler. Anma günlerine hastalanıp katılmamalar. 100. Yıl Cumhuriyet kutlamalarını Gazze yüzünden iptal edip yerine başka miting koymalar. Ama olmuyor işte. Olmuyor da olmuyor. Hiçbir zaman da olmayacak. Bu milleti Osmanlı saltanatının ikiyüz yıl sürmüş cehaletinden ve sefaletinden kurtarıp, halkına insanca yaşama fırsatı veren Atatürk’tür.
Bu ülkenin geleceği ve umutları Atatürk’ün yolunda yürüyenler sayesinde Orta Doğu çukurunda heba olmayacak.
Sen koskoca Atatürk ol, bir ülkenin tarihini değiştir. O cepheden ,o cepheye koşarken, 3397 kitap oku, Atlantik’in ve Geometrinin kitabını yaz,
dünyanın "Başöğretmen" sıfatlı tek lideri ol, devrimler yap..Sonra üç, beş cahil çıksın seni eleştirsin…
Arapça sanılan aslında ibranice olan isimlere bir bakalım:
Gabriel: Cebrail
Michael: Mikail
David: Davud
İsaac: İshak
Mousa: Musa
Solomon: Süleyman
Eve: Havva
Adam: Adem
Abraham: İbrahim
Usain: Hüseyin
Elias: İlyas
Noah: Nuh
Jacop: Yakup
Jasmin: Yasemin
Josef: Yusuf
Aaron: Harun
Örnekleri çoğaltmak mümkündür...
Çocuklarımıza Türkçe adlar verelim...
Arapça-ibranice ve yahut diğer başka kültürlerin isimlerini koymayalım...
Araplar, ev temizliği yapan kızlara 'Ayşe' derler...
Fatma
“sütten kesilmiş” demektir.
Hatice
“Vaktinden önce doğmuş”
demektir.
Zeynep
“tombul”
demektir...
Gonca, Yonca, Gül, Bilge, Irmak, Deniz, Doğa, Başak, Begüm, Burcu, Türkan, Türkü, Hatun, Işıl, Öykü, Sevim, Toprak, Ülkü, Aykız, Bengü vs. gibi öz Türkçe isimler dururken, neden Arapça-ibranice isimleri çocuklarımıza koymakta ısrar ediyoruz?
Mesela
Osman,
Arapça bir isimdir
"Yılan yavrusu"
demektir...
Öz Türkçe "Yiğit" gibi bir isim dururken, el kadar çocuğa yılan yavrusu ismi konması akıl kârı mıdır?
Araplardan ayrı bir kültür geleneği olan Türk milleti içinde, hâlâ İslam dini ile Araplığı ayıramayanlara, şalvarı ve hurmayı dinin icabatından sayanlara rastlayabiliyoruz.
Bunlar, (...) koyu Arap milliyetçiliğine hizmet ettiklerinin farkında değiller...
Asimile olmak çocuklarınıza Türkçe isimler vermemekle başlar...
Dilini özünü unutursun...
Özün dışında herkese herşeye benzersin...
Milli benliğini koruyamayan vatanını toprağınıda koruyamaz...
TÜRKÇE KONUŞ
TÜRK YAŞA...
Bu günden sonra çarşıda, pazarda, sokakta, devlet erkanında yalnız ve yalnız TÜRKÇE konuşulacaktır...
Türkçe konuş !
Türkçe selamlaş ! Türkçe düşün !
Türkçe oku !
Türkçe yaz !
Türkçe dua et!
Türkçe giyin !
Türkçe gez !
Türkçe sev !
TÜRK GİBİ YAŞA...
Filistin davası bütün İslam dünyasının değil Filistinli Arapların ve daha sonra diğer Arap uluslarının çıkarları ölçüsünde davasıdır. Filistin davası Türk milletinin davası değildir. Bu açıklanmam üzerine malum Arapperest çevrelerden strateji ve jeopolitik anlamında salakça tepkiler geldi. Öte yandan Filistin davası bir insanlık davası diyenler var. Evet herhalde Eskimoları, Avustralya yerlileri Aborijinleri, Amazon ormanlarında ya��ayan kabîleleri de onun için Filistin meselesi ile ilgilendiriyordur. Cehalet ve stratejik salaklığın birleşimi ortaya demek ki böyle bir kokteyl çıkarıyor. Filistin meselesi insanlık meselesi değildir. Öncelikle Kudüs ile Filistin meselesinin farklı olduğunu anlayacaksınız. Kudüs meselesi İslam dünyasının ortak meselesidir. Jeoteolojik bir meseledir. Filistin meselesi ise jeopolitik bir meseledir ve Filistinli Arapların vatan mücadelesidir. Zafer Partisi, Filistin’in bağımsız ve birleşik bir devlet olarak yaşama hakkını destekler. İsrail’in varlık hakkını kabul eder ancak emperyalist İsrail politikalarını reddeder. Zafer Partisi, Filistin devletine İsrail ile görüşmelerinde destek vermeyi Filistin devletinin KKTC, Doğu Türkistan, PKK, FETÖ ve Ermenistan konusunda Ankara’nın politikalarına verdiği destek ile orantılı olarak verecektir. Arapların Kıbrıs Türklüğü davası yok. Doğu Türkistan davası yok. Biz Türklerin de Filistin davamız yok. @zaferpartisi