Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Sayın Gültekin Uysal ile heyetini genel merkezimizde ağırladı.
Gerçekleştirilen görüşmenin ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenleyerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Ziyarette Genel Başkanımıza; Teşkilat Başkanımız Sayın Tahir Keskinkılıç, Kamu Reformu Başkanımız Sayın Orhan Kayhan, Genel Başkan Danışmanımız ve MYK Üyemiz Sayın Beril Gümüş ile Genel Başkan Danışmanımız ve MDK Başkanımız Sayın Ali Burak Doğan eşlik etti.
Nazik ziyaretleri için Sayın Gültekin Uysal’a ve Demokrat Parti heyetine teşekkür ediyoruz.
Rotamız millet: Durağımız Erzurum…
MYK Üyemiz Sayın Alper Tatlı, “Rotamız Millet” programı kapsamında Erzurum’da çeşitli ziyaretlerde bulundu.
Heyetimiz; Erzurum İnşaatçılar ve Emlakçılar Odası, Erzurum Lokantacılar Odası üyeleri, itfaiye çalışanları, taksici esnafı ve vatandaşlarımızla bir araya geldi.
Aziziye, Yakutiye ve Palandöken ilçelerinde temaslarda bulunan Sayın Tatlı, İtfaiyeciler Haftası dolayısıyla itfaiye çalışanlarını ziyaret ederek dertlerini dinledi, çözüm önerilerimizi paylaştı. Esnafımızın ve meslek örgütlerimizin sorunlarını yerinde dinleyerek not aldı.
Teşkilatımızla da bir araya gelen Sayın Tatlı’ya program boyunca Erzurum İl Başkanımız Sayın Yücel Ahmet İşleyen eşlik etti.
Rotamız millet: Durağımız Bartın…
Genel Başkan Yardımcımız ve Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanımız Sayın Muhammed Hakan Tanrıöver, “Rotamız Millet” programı kapsamında Bartın’da temaslarda bulundu.
Bartın Belediye Başkanı Sayın Muhammed Rıza Yalçınkaya ve Bartın Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret eden Sayın Tanrıöver; esnafımız, vatandaşlarımız ve teşkilatımızla bir araya gelerek sorunları dinledi, çözüm önerilerimizi paylaştı.
Bartın Turizm Master Planı ile ilgili de fikir alışverişinde bulunan Sayın Tanrıöver, meslek odalarıyla bir araya gelerek şehirdeki talepleri yerinde dinledi.
Program kapsamında düzenlediği basın toplantısında Bartın’ın gündemine ve turizm potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sayın Muhammed Hakan Tanrıöver, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Paranın izi samimiyetle sürülmeli, milletin hakkı korunmalıdır.
Kim kazandı, kim ne kadar kazandı, kim parasını zamanında çekip çıktı; bunların hepsi bir an önce ortaya çıkarılmalıdır.
Hukuka aykırı kazanç varsa gereği yapılmalı, adalet yerini bulmalıdır.
Millete açıkça hesap verilmelidir.
“Kimsesizlerin kimi olacağız” diye çıktığınız bu yolda, bugün kimsesiz kalan vatandaşın hakkına sahip çıkmak da sizin vazifenizdir.
Bu mesele unutulmaya, unutturulmaya bırakılmamalıdır.
Parti kimliği kullanan da, bürokratik nüfuz kullanan da ortaya çıkarılsın.
Suistimal varsa, siyasi ya da bürokratik nüfuz varsa sonuna kadar araştırılsın.
Yalnızca muhalefet ile sınırlı olmasın sistem de arınsın.
Kim kirlenmişse ortaya çıksın; bu süreç memleketin geleceği için gerçek bir muhasebeye dönüşsün.
Normalde cevap vermeye dahi gerek duyulmayacak bir iddia. Ama baktık ki meseleyi bir kampanyaya dönüştürüp Yavuz Ağıralioğlu’ndan ısrarla bir “başörtüsü düşmanı” çıkarmaya çalışıyorsunuz; birkaç kelam etmek icap etti. Bizden söylemesi, bu yolda heder olursunuz. :)
Peşinen söyleyelim:
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan bir imam hatip karşıtı çıkarmaya çalışmak nasıl absürtse, Yavuz Ağıralioğlu’nu başörtüsü düşmanı olarak takdim etmek de o kadar iğreti duran, sığ ve temelsiz bir iftiradır.
Yavuz Ağıralioğlu, 28 Şubat mezaliminin en karanlık günlerinde başörtüsü yasağına karşı dimdik durmuş; başörtülü kız öğrenciler üniversiteye alınmıyor diye erkeklerin başörtüsü taktığı eylemleri organize etmiş, bu mücadelesi yüzünden yargılanmış birisidir.
Üstelik bu meselenin bedelini yalnızca meydanlarda ve mahkeme salonlarında değil, kendi hayatında da ödemiştir.
Eşinin başörtülü olması nedeniyle dönemin şartlarının yükünü ailesiyle birlikte taşımış; çalışma hayatının dayattığı şartlar yüzünden yıllarca eşi ve ailesiyle ayrı şehirlerde yaşamak zorunda kalmış bir babadan bahsediyoruz.
2020 yılında kendisine “Başörtülü bir Cumhurbaşkanı olsa ne hissedersiniz?” diye sorulduğunda verdiği cevap da gayet açıktır:
“Ben insanların dindarlığına değil, bu dindarlığın sonuçlarına bakıyorum. Dolayısıyla başörtülü bir Cumhurbaşkanı olsa başörtüsüne değil yine yaptıklarına bakarım. Dindarlığı kendine, dindarlığının sonuçları milletine rahmet olmalıdır.”
Bugün söyledikleri de tam olarak bunu tekrar ediyor. Yıllar önce ne söylüyorsa bugün de aynı şeyi söylüyor.
O, başörtüsü uğruna verilen onurlu mücadelenin hilafına bugün yapılanlara karşı duyduğu derin mahcubiyeti dile getirirken; siz zerre ar etmeden bundan bir “başörtüsü düşmanlığı” çıkarmayı seçtiniz.
Yavuz Ağıralioğlu başörtüsü için meydanlardayken, mahkeme salonlarında bedel öderken derdi siyasi hesap değildi. Sizler ise bugün kendi siyasetinizin çarkları arasında sıkıştığınız için, o mücadelenin içinden gelen birinden başörtüsü düşmanı yaratmaya çalışıyorsunuz.
Bu tutmaz.
Benden söylemesi; Superman’in kriptonitten güç aldığını söyleyin, daha inandırıcı olursunuz.
Terörü meşru görenlere, çocuklarımızın katillerini övenlere devletin hazinesinden 1 kuruş veremeyiz.
Maaş veremeyiz.
VIP imkânı sağlayamayız.
Ama fikir özgürlüğü başka bir meseledir.
Teröre yaslanmıyorsan, terörden beslenmiyorsan, elinde silah yoksa; fikrini söylersin, mücadele edersin, cevabını alırsın...
Yolsuzlukla mücadele sürüyor.
Yoksulluk, enflasyon, faiz duruyor.
Torpil, insan kayırma devam ediyor.
Yıllar geçiyor hâlâ aynı sorunlara aynı vaatleri konuşuyoruz.
Peki siz bu arada ne yapıyorsunuz?
🚨 Ak Parti'ye yakın o yazardan Yavuz Ağıralioğlu özürü:
• Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, konuşmanın videosunu seyredip "sözlerinin çarpıtıldığına" kanaat getirdi ve "kul hakkına girmemek için" Yavuz Ağıralioğlu aleyhindeki paylaşımını kaldırdı.
—Yusuf Kaplan:
Yavuz Ağıralioğlu ile bir saate yakın görüştük. Başörtüsü konusundaki açıklamasının yanlış anlaşıldığını ve bana da gönderdiği sözkonusu konuşmanın yer aldığı videodaki sözlerinin çarpıtılarak servis edildiğini söyledi.
“Başörtüsü için mücadele etmiş birinin başörtüsüne laf etmesi mümkün mü?” dedi.
Kul hakkına girmemek için paylaşımımı kaldırdım ve bu açıklamayı paylaşma ihtiyacı duydum.