Yazar @basakyagmureray, Türkiye'deki siyasi ve toplumsal krizi değerlendirerek doğmakta olan yeni partinin kutuplaşmayı azaltabilecek ve toplumu yeniden birleştirecek bir umut olabileceğini savundu. https://t.co/MnccYpNffA
Ezber bozuluyor mu? Çankaya'daki mitingde CHP tabanının nabzını tutan Başak Yağmur Eray (@basakyagmureray), yeni parti sürecinde örgütlerin "eski-yeni" gerilimini nasıl aştığını anlatıyor.
https://t.co/zebvjTM6Tr
Hukuk, iktidarın kendine benzettiği kesimi koruyan bir kalkan değil, adalet aracıdır.
'Aynı' olanı kutsayıp farklı olanı bastırmak hukuk değil, devlet eliyle uygulanan bir şiddet biçimidir.
Yunus Emre Vakfı eski başkanı Şeref Ateş’in tahliye edilmesi bu sistemin turnusol kağıdıdır.
Şiddet kime, ayrıcalık kime uygulanıyor?
Cezayı hukuk mu belirliyor?
Hayır!
Yunus Emre Vakfı yolsuzluk davasında flaş gelişme:
1 yıldır tutuklu olan, vakfın eski başkanı Prof. Şeref Ateş'in yurtdışı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.
Hakim, tutuklulukta 1 yılın dolması nedeniyle yasal zorunluluktan bu kararın verildiğini vurguladı.
Soruların cevapları ciddiyetten uzak.
Cevaplar soruları yanıtları değil.
- “bayan” değil kadın ya da hanımefendi
-“are you İran?” değil
- Yunan gazetecinin sorusuna “benim milletim zaten bilmez, geçelim bu konuyu cevabı
-İran-ABD konusunda masada anlaşma yapılmasına “6’lı masa” yanıtı
-Kafkasya barış sağlanmasını “Trump’la telefon görüşmesine’ bağlaması
Nereye baksak tek kelimeyle
ÜZÜCÜ
Ayrıca İBB davasında mahkemenin savunma süresini kısıtlaması, sadece bir usul hatası değil, Anayasa m. 36 ile korunan 'adil yargılanma hakkının özüne' açık bir müdahaledir.
Savunma hakkı; CMK 147, 201, 216 ve 226. maddelerle güvence altına alınmış, pazarlık edilemez temel bir haktır.
İBB davasında tanık olduğumuz; söz kesmeler, savunma süresinin kısıtlanması, avukat iradesinin hiçe sayılması ve Ekrem İmamoğlu’nun, Murat Ongun’un , Fatih Keleş’in ve diğer tutukluların savunma sırasının değiştirilmesi gibi uygulamalar, adil yargılanma ilkesinin açık ihlalidir.
Savunmayı 'yapılmış sayan' bir anlayışla adalet tecelli etmez; bu yaklaşım, hukuk tarihine savunmanın susturulduğu birer ibret vesikası olarak geçer. Adalet savunma ile kaimdir, susturulamaz!
İmamoğlu’nun savunma sürecine dair itirazları, aslında bir savunma aracı olan CMK 203 (duruşma düzeninin bozulması) maddesi keyfi yorumlanarak susturuldu ve salondan çıkarıldı.
• Avukatların ve sanığın savunma süresini kısıtlama ısrarı, silahların eşitliği ilkesini fiilen ortadan kaldırdı.
Adalet, mahkeme salonunda sanığın sesinin kısıldığı bir 'takvim yarışına' hapsedilemez. Savunma hakkının kısıtlanması, adil yargılamanın değil, hukuki felaketin tekrar eden kanıtıdır.
Tünek siyaseti mi, sokağın meşruiyeti mi?
CHP'de "butlan" krizi sürerken Başak Yağmur Eray (@basakyagmureray), genel merkez binasına sıkışan bir siyaset anlayışıyla sokakta meşruiyet arayan bir siyaset anlayışını karşı karşıya koyuyor.
https://t.co/cjmz3aBFP5
"CHP'yi salın!"
Deniz Göktaş’ın esprileri yine tam isabet.
Güzel haber: Espriler hâlâ çalışıyor.
Kötü haber: Bu ülkede bazen en uzun süren gösteri, yargı süreci oluyor.
Neşesini kaybedenler, hepimizin neşesini kaybetmesi için her yolu deniyor.
Ankara’da "Adını Feriha Koydum" zirvesi
Başak Yağmur Eray yazdı
https://t.co/9sBKkcVEHw
Aslında bu paravan estetiğine hafızamızdan dolayı hiç yabancı değiliz. Deprem bölgesine Cumhurbaşkanı ve ortağı gideceği zaman da yıkıntıların, derme çatma barakaların önüne koca koca paravanlar dizilmişti. Evsiz kalmış halkı kameralardan saklamışlardı. Demek ki o günden bugüne yönetim tekniğimiz hiç değişmemiş: Sorunu çözemiyorsan, önüne tahta çak! Adaleti sağlayamıyorsan, itiraz edeni hapse at!
Kılıçdaroğlu ekibinin hamleleriyle şekillendirdiği CHP Ankara İl Yönetimi listelerine girmek için koştururken hiç 'psikoloji' düşünüyor muydunuz? Rahmetli Gülşah başkan, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na karşı aylarca o ağır, delilsiz ithamları hesabından pervasızca yayarken sorun yoktu. Ben de genç bir kadın olarak o çirkin paylaşımlarınızı her gördüğümde bu ülkenin siyaseti adına üzüldüm. Şimdi tepkiler çığ gibi büyüyüp listeden tasfiye edilince mi '24 yaşında mağdur bir kadın' olduğunuzu hatırladınız? Tüm hataları, iftiraları yapıp sıkışınca kadın kimliğinin arkasına saklanmak, kadın olmanın niteliğini ve asaletini de zedeliyor. Kendi adınıza yürüttüğünüz kirli algıların faturasını kadın kimliğine kesmeye çalışmanız bu kimliğe yapılan en büyük saygısızlıktır.
Kamuoyuna Açıklama
Son günlerde adımın, rahmetli Gülşah Durbay hakkında yürütüldüğü iddia edilen linç kampanyalarıyla ilişkilendirilmeye çalışıldığını üzülerek takip ediyorum.
Bu iddiaların muhatabı değilim ve herhangi bir organize linç girişiminin içinde yer almadım, destekçisi olmadım. Gülşah başkanın yaşadığı bu süreçten ötürü bende çok üzgünüm, tekrar ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Ben 24 yaşında genç bir kadınım. Hakkımda gerçeği yansıtmayan ithamların ve sosyal medya üzerinden oluşturulan algının hem psikolojik hem de sosyal açıdan yıpratıcı etkileri olmaktadır. Hiç kimsenin, herhangi bir delil olmaksızın beni hedef göstermeye veya bir kampanyanın parçası gibi lanse etmeye hakkı yoktur.
Eleştiri elbette demokratik bir haktır. Ancak iftira, hedef gösterme ve gerçek dışı iddialarla insanların itibarını zedelemek kabul edilemez.
Kamuoyundan ricam, doğruluğu kanıtlanmamış iddialara itibar edilmemesi ve hakkımda yapılan değerlendirmelerde gerçeklerin esas alınmasıdır.
Saygılarımla.
Ankara’da "Adını Feriha Koydum" zirvesi
Ankara'da 12 milyar liralık "dress code" telaşı, taksicilerin cebindeki lokumlar... Şehir NATO Zirvesi için pırıl pırıl ama vitrin arkasında ne var? Başak Yağmur Eray (@basakyagmureray) yazdı.
https://t.co/kQdSt6CRg6
Başak Yağmur Eray'dan (@basakyagmureray) Milletvekili Nimet Özdemir'in siyasi seyahati ve seçmen iradesinin takas edilmesi üzerine güçlü bir analiz: Nimet çarpsın ki hesap yanlış!
https://t.co/nyu6xtH6iu
Nimet çarpsın ki hesap yanlış!
Başak Yağmur Eray yazdı
https://t.co/a1DhwjknPo
Açıkçası tüm bu tantana, üzerinde uzun uzadıya konuşmaya, kelime harcamaya bile değmeyecek kadar sığ işler. Bir vekil gitti, biri geldi; günümüz dünyasında bu vitrin süslemelerinin sokağın gerçek gündeminde hiçbir karşılığı yok.
Siyasette güç dengeleri el mi değiştiriyor? Geleneksel liderlik ile operasyonel bürokrasi karşı karşıya. @basakyagmureray, "hiperparazitizm" kavramı üzerinden Ankara kulislerindeki haleflik savaşlarını ve yargının dönüşen gücünü masaya yatırıyor.
https://t.co/OmYWsmJJKb
"Şaibesiz" tabildot ve bilirkişi gurmeler
Erdoğan'ın muhalefete "şaibesiz kurultay yapın" çıkışı, Türk sağ siyasetinin kendi mutfağındaki "tabildot düzenini" gözler önüne seriyor. Başak Yağmur Eray (@basakyagmureray) yazdı.
https://t.co/CagvWEawmD