"Müslümanca" ibaresi manidar. Zira dilimizi teşekkül eden itikadımız olmuştur.
"Türkçenin de menşei,mebdei ve me'hazı hem ses, hem mana olarak İslam ve Kuran'dır."
- Lütfi Özaydın
Sir James Redhouse’un 1880 Londra basımı İngilizce-Türkçe sözlüğünde "Turkish language" (Türk dili) maddesinin kelime karşılıkları sırasıyla şöyle verilmiş:
▪️ Türkçe (tùrkja)
▪️ Osmanlıca (òssmānlija)
▪️ Müslümanca (mùsslimānja)
Bu listenin içinde bulunmak kanımıza dokunuyor fakat ne yazık ki şehid oğlu haklı, İbrahim'e boynumuz kıldan ince. Ona laf edenler gitsinler söylem-amel çelişkisi içerisinde olan put edindikleri liderlere seslerini çıkarsınlar.
🔴 Kassam Tugayları eski sözcüsü şehid Ebu Ubeyde'nin oğlu İbrahim Kahlut, şahsi Telegram hesabından yaptığı paylaşımla "Bizi yüz üstü bırakanlara karşı hiç olmadığı kadar sert konuşacağım" diyerek bazı ülkeler hakkında görüşlerini yayınladı:
🇶🇦 Katar, Amerikan yapımıdır; bir arabulucudan ziyade bir suç ortağıdır ve Amerikan güçlerine kalkan olmuştur.
🇪🇬 Mısır bugün ağırlığını ve etkisini büyük ölçüde kaybetmiş, tarihine ve konumuna yaraşır o mevcudiyetini yitirmiştir. Sisi ülkeyi aciz hale getirmiştir. Onu arabulucu bir devlet olarak görmüyoruz, aksine İsrail'in çıkarlarına hizmet ettiğini görüyoruz. İsrail ile yapılan gaz anlaşması, İsrail'e sunduklarının sadece küçük bir kısmıdır. Refah Sınır Kapısı, Mısır tarafından tamamen siyonistlerin talimatlarıyla yönetilmektedir.
🇹🇷 Türkiye, kendisinden etkili bir tutum beklediğimiz bir ülke iken, sahip olduğu güce denk bir rolünü göremediğimiz bir ülkeye dönüştü. Görüyoruz ki Erdoğan, sözleri eyleme dönüştürmekten ziyade hitabet sanatında ustalaşmış; öyle ki koparılan gürültü çok büyük kalsa da yaratılan etki yok denecek kadar az.
🇯🇴 Ürdün; halkının göründüğünden çok daha güçlü olmasını umut ediyorduk ancak hayal kırıklığının boyutu tüm beklentilerin ötesindeydi. Kral Abdullah, gerçekte iktidar koltuğunun yerini alan bir vazodan ibarettir; ne bir kararı vardır ne de halkından başkasına yeten bir gücü. Ürdün istihbaratı yalnızca Gazze'ye destek gönderenleri avlamak için çalışıyor.
🇸🇦🇧🇭🇦🇪 Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn hükümetleri, İslam ve Müslümanlarla savaşmaya büyük bir küstahlıkla ortak olmuş; siyonistlerin Gazze'ye açtığı savaşı ve ABD'nin nüfuzunu desteklemek için milyarlarca dolar harcamışlardır. Herkesin yeri değiştirilmeden önce bu hükümetler derhal değiştirilmelidir.
🇱🇧 Lübnan'da insanlar Hizbullah konusunda farklı düşünebilir: Kimisi onun hata yaptığını düşünür, kimisi de elinden geldiğince Gazze'ye destek verdiğini. Ancak anlaşılması zor olan şey, bazı insanların sadece itiraz etmekle kalmayıp, bedel ödeyen veya fedakarlık yapan herkese saldırmasıdır. Eğer yaşananların Gazze'ye bir destek olduğunu düşünüyorsanız, kan döken ve kayıp verenlere nasıl saldırıyorsunuz? Eğer bunun bir hata olduğunu düşünüyorsanız, sizin sunduğunuz alternatif nerede?
🇹🇳🇱🇾 Libya ve Tunus... Sanki hafıza çemberinden çıkmışlar gibi ağır bir sessizlik içindeler; ne anılmaya değer bir mevcudiyetleri var ne de görülen bir etkileri..
🇾🇪 Yemen... hikmet ve onurun Yemen'i; mesafenin uzaklığına rağmen Gazze'ye karşı görevinden vazgeçmedi. Uzaktakilerden önce yakındakilerin yapamadığını yaparak, duruşuyla etkili oldu ve yardım/destek meydanında sesi gür çıktı.
Sistemle Bozulan İstemle Düzelir Mi?
Bugün birçok insan, kötülükle mücadeleyi sadece bireysel nasihat seviyesinde düşünüyor. Elbette emr-i bi’l-ma‘rûf yapılacaktır. Bir Müslüman, bir gencin elinden tutacak, bir bağımlıyı kurtarmaya çalışacak, bir harama düşeni uyandıracaktır. Bu vazife küçümsenemez. Fakat modern dünyanın en büyük yanılsamalarından biri şudur:
Sistem eliyle yayılan bir fesadı, sadece bireysel gayretlerle durdurabileceğimizi zannetmek…
Bir tarafta sokak sokak dolaşıp birkaç kişiye ulaşmaya çalışan insanlar var; diğer tarafta ise tek bir ekranla milyonların evine giren bir medya düzeni..
Bir tarafta bir genci haramdan uzak tutmaya çalışan bir aile; diğer tarafta ise haramı "özgürlük", "eğlence", "modernlik" diye pazarlayan devasa bir kültür endüstrisi..
Hakikat ortadadır:
Kanun eliyle normalleştirilen bir fuhşiyatı, sadece bireysel çabalarla durduramazsınız.
Zira insan sadece vicdanıyla yaşayan bir varlık değildir. İnsan, maruz kaldığı ortamlardan etkilenen, gördüğüyle şekillenen, hasbihal olduğuyla hemhal olan bir varlıktır. Binaen aleyh, sürekli maruz kaldığı şey, zamanla ona normal görünmeye başlar.
Bir toplumun haram algısını bozan şey, çoğu zaman tek tek bireyler değil; o haramı görünür, ulaşılabilir, sıradan ve cezasız hâle getiren sistemdir.
İslam’ın hükümleri bu yüzden sadece bireysel takvâ çağrısı değildir. İslam, aynı zamanda toplum inşa eder. Sadece "içki içmeyin" demez; içkiyi yaygınlaştıran zemini de hedef alır. Sadece "zinadan uzak durun" demez; zinayı teşvik eden yolları da kapatır. Çünkü İslam, insan fıtratını bilen nizamdır.
Bugün ise tuhaf bir tutarsızlık sergileniyor:
Bir yandan toplumun ahlâkını tarumar eden diziler, reklamlar, uygulamalar, sosyal medya algoritmalarının önü açılıyor öbür taraftan da Müslümanlardan sadece bireysel mücadeleyle bu seli durdurmaları bekleniyor.
Bu, bir şehri ateşe verip sonra birkaç insana kovayla su taşıma görevi vermeye benziyor adeta..
Sistem bozsun, istem düzeltsin deniliyor Müslümanlara. Oysa herhangi bir kanunun önünü açtığı bir münker binlerce vaazla durdurulamaz.
Ekranlarla kirletilen zihinleri, birkaç konuşmayla temizlemeye uğraşıyoruz biz.
Sistematik şekilde teşvik edilen bir şehvet kültürüne karşı, bireysel gayretler tek çözüm gibi sunuluyor Müslümanlara..
Oysa İslam’ın tepeden tırnağa bir "nizam dini" oluşu tam burada ortaya çıkar.
İslam camide okunan ayetlerin hayatın her karesini düzenlemesi gerektiği şuurunu taşır.
Sokağa, ticarete, aileye, hukuka, medyaya müdahale eden bir nizamdır İslam. Çünkü kötülüğü sadece kalple reddetmek yetmez; ona güç veren zemini de kurutmak gerekir.
Bugün birçok insan "neden bu kadar bozulduk?" diye soruyor ama kimse şu soruyu sormuyor:
Bir toplum, haramın bu kadar ulaşılabilir olduğu bir ortamda nereye kadar temiz kalabilir? Harama bulaşanlar elbet suçlu ama bulaşılmasına ön açan düzene sözümüz yok mu?
Telefonunda bir tuşla fuhşa ulaşabilen, ekranlarında gün boyu ahlâksızlığı izleyen, reklamlarda bile şehvet kullanılan bir nesilden; Yusuf aleyhisselâm iffeti bekleniyor.
İslam’ın hükümlerinin uygulanma tarafını konuşunca rahatsız olanlar da şunu unutuyor:
Hiçbir medeniyet kanunsuz ayakta kalmaz.
Bugün seküler dünyanın kendi ideolojisini okuluyla, medyasıyla, yasasıyla, yaptırımıyla korumasına kimse "baskı" demiyor da; Allah’ın hükümleri bahis mevzuu olduğunda mı -hâşâ- baskıdan söz ediliyor?
Çünkü modern dünya, kendi ahlâk dayatmasını "özgürlük" diye pazarladı yıllarca..
Hâlbuki tamamen serbest bırakılmış bir toplum, en güçlü arzunun en zayıf vicdanı ezdiği bir ormana dönüşür. Ve bugün yaşadığımız kriz tam olarak budur:
Teknoloji büyüdü, ekranlar çoğaldı, erişim hızlandı; fakat nefis terbiyesi zayıfladı, aile çözüldü, utanma duygusu aşındı günden güne.
Artık mesele sadece bireysel günah meselesi değildir.
Mesele, günahın endüstrileşmesidir.
Ve endüstrileşmiş bir kötülükle mücadele, sadece bireysel çabayla değil; aynı zamanda hakikati merkeze alan İslâmî toplum nizamıyla mümkündür.
Sahabeden Huzeyfe b. Yemân (r.a.) şöyle demiştir:
"Peygamber zamanında bir kimse bir söz söyler, bu sözü sebebiyle münafık olurdu.
Aynı sözü sizlerden birinin bir mecliste on defa söylediğini işitiyorum."
(Müsned, 23278)
🗣️ AK Partili Şamil Tayyar:
"Manifest grubunun Gaziantep konserinde alan tıklım tıklım dolu.
Muhtemeldir, konseri izleyenlerin tamamına yakını AK Parti iktidarında dünyaya gelenlerdir.
Yasaklasak, mehter müziğiyle sokaklara dökülsek, neyi önlemiş oluruz?
Toplumun davranışları ve değer algısı hızla değişiyor.
Ve dip dalga geliyor.
Kızarak değil, anlayarak, empati yaparak ve makul çözümler üreterek yol almalıyız"
🔴 103 YIL ÖNCE BUGÜN: 1.Meclis'te Hilafet ve Lozan hususlarında Mustafa Kemal'e karşı en sert muhalefeti yapan Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey, Mustafa Kemal'in yakın adamı Topal Osman tarafından suikaste uğradı.
"Hilafetin lağvı lüzumuna dair olan teklifin müzakeresine gizli celsede başlanmıştı. Çok hararetli müzakereler oldu, gece yarısına kadar devam etti. Teklif eden tarafın sözcüsü Istiklâl Mahkemesi reisi Ihsan Bey’di. Buna muhalif olan karşı tarafın da kendiliğinden meydana çıkan sözcüsü Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey’di
Artık vakit çok geç olmuş, herkes de yorulmuştu. Fakat Ali Şükrü Bey ayakta hatibi dinliyordu. O sırada yine kürsüye yaklaşarak konuşan hatibe cevap vermek üzere söz istedi ve kürsüye yaklaşmaya başladı.
Rauf Bey Önüne doğru gelen Ali Şükrü Bey’i belinden tutarak:
“Şükrü, yeter, yeter! Şükrü, artık söz alma!” deyince, Ali Şükrü Bey birdenbire Rauf Bey’e dönerek: “Rauf! Ben bu işin fedaisiyim, anladın mı?” dedi ve kürsüye çıktı. O sırada ben, zabıt müdürü Zeki Bey’e: “Ali Şükrü Bey, bu gece idam fetvasını eliyle imza etti” dedim.
“Ali Şükrü Bey’in iddiası şuydu: Bütün dünyadaki Islâm alemi tekmil ruhuyla, vicdaniyle makam-ı hilafete bağlıydı. Bu kuvveti ihmal etmek adeta bir hıyanet-i vataniyye idi.
Ingilizlerin de yıpratmak istedikleri bu kuvvet idi. Bu parçalanınca kavmiyyet üzerine kurulan milliyet mefhumu, dinleri müşterek milletler üzerinde yavaş yavaş tesirini gösterecek ve istenen parçalanma hasıl olacaktı."
(Mahir İz, Yılların İzi, Istanbul 1975)
"Mü’min, günahını, üzerine yuvarlanmasından korktuğu bir dağ zanneder. Günaha dadanmış kişi, günahını burnunun ucuna konmuş, ona bir şey söylediğinde
uçacak bir sinek gibi görür."
|Buharî, De’avât, 4|
Gerçekten sanki her şey yolundaymış gibi bir sessizlik ve kabullenilmişlik hakim. Şehidimizin emaneti Useyd, Müslüman halkları ve liderlerlerini Mescid-i Aksa için harekete çağrıyor.
🔴 Ebu Ubeyde'nin kardeşi Useyd Kahlut, Mescid-i Aksa'nın kapatılmasına ses çıkarmayan İslam dünyası liderlerine tepki gösterdi:
"Parmağıyla sizi uzaktan kumanda gibi oynatan işgalci varlık istediği için yerinizde oturuyor ve susuyorsunuz"
İnsanların bir kitaba ulaşmak için bu kadar istekli olması çok heyecan verici. Bizim kuşağa genelde sövülür fakat öyle gözüküyor ki içimizden kendini yetiştirmiş çok kaliteli adamlar çıkacak Allah'ın izniyle.
Sizin yapacağınız en hayırlı iş kitap yazmak ve ilmi içerikli video çekmek ağabey. Öbür türlü uğraşlar bu güzel hizmetlerin çoğalmasına mani oluyor. Yeni eser hayırlı mübarek olsun.
Gönderiyi RT yapıp takip eden 3 arkadaşa bayram hediyesi olarak bu kitap geliyor biiznillah...