Bu hafta DeepSeek için çok büyük bir yatırım ihtimali gündeme geldi.
Reuters’a göre şirket, ilk büyük dış finansman turunda $3–4 milyar toplamayı değerlendiriyor. Değerleme ise $45–50 milyar bandına çıkabilir.
Ama bu haberin en önemli kısmı para değil.
Asıl mesele şu:
DeepSeek artık sadece “az kaynakla güçlü model yapan Çinli research lab” hikayesinden çıkıp, Çin’in ulusal AI şampiyonuna dönüşebilir.
DeepSeek bugüne kadar başka bir anlatıyla büyüdü. OpenAI, Anthropic ve Google devasa compute bütçeleriyle ilerlerken DeepSeek’in hikayesi şuydu:
“Biz daha verimli model yapıyoruz.”
Bu hikaye 2025’te tüm AI piyasasını sallamıştı. Ama şimdi tablo değişiyor. Çünkü masada sadece klasik VC’ler yok. Çin’in ulusal AI fonu, devlet destekli sermaye ve Tencent gibi oyuncular konuşuluyor. Yani bu artık sadece bir startup yatırım turu değil. Bu, Çin’in kendi OpenAI’ını yaratma hamlesi olabilir.
Asıl soru şu:
Çin, kendi frontier AI şirketini yaratmak için ne kadar ödemeye hazır?
Çünkü AI savaşı artık sadece model performansı savaşı değil.
Bu savaş:
- Model
- Compute
- Çip
- Veri merkezi
- Talent
- Devlet desteği
- Yerel ekosistem savaşı
DeepSeek’in Huawei çipleriyle optimize edilmesi de bu yüzden önemli. Çin sadece güçlü model istemiyor. Kendi modelini, kendi çipini ve kendi AI altyapısını kurmak istiyor.
Ama risk de büyük. DeepSeek’in en güçlü hikayesi “az kaynakla çok iş” yapmasıydı. $50B değerleme ve devlet destekli sermaye gelirse bu romantik lab hikayesi zayıflayabilir. Küçük, çevik, verimli research lab imajı yerini çok daha büyük ve ağır bir yapıya bırakabilir.
Yani;
DeepSeek yeni OpenAI mı olacak? Yoksa Çin’in AI savaşındaki en pahalı stratejik sigorta poliçesi mi?
Bence bu haberin asıl önemi değerleme değil. DeepSeek artık sadece model üretmiyor. Çin’in AI egemenliği hikayesini taşıyor.
AI hype’ının ortasında çok ilginç bir şey oldu. @a16zcrypto , $2.2 milyarlık yeni fonunu duyurdu.
İlk bakışta garip geliyor. Çünkü son iki yıldır teknoloji sermayesinin büyük kısmı AI’a akıyor.
Herkes model, agent, compute, robotics ve data center konuşuyor.
Ama a16z hâlâ crypto’ya büyük oynuyor. Fakat bence bu haberi “crypto geri döndü” diye okumak fazla basit.
Asıl soru şu:
Crypto’nun yeni müşterisi insan mı olacak, yoksa AI agent’lar mı?
Çünkü AI agent’lar gerçekten çalışmaya başlarsa sadece modele ihtiyaç duymayacak. Finansal altyapıya da ihtiyaç duyacak.
Bir agent API kullanacak.
Bir başka agent’tan hizmet satın alacak.
Bir yazılım lisansı ödeyecek.
Bir işlem için escrow tutacak.
Bir işletme adına ödeme başlatacak.
Kendi kimliğini ve yetkisini kanıtlayacak.
Bugünkü finans sistemi bunun için tasarlanmadı. Bankalar insan ve şirketler için tasarlandı. Kredi kartları insan satın alımları için tasarlandı. Ama agent-to-agent ekonomi farklı bir şey.
Bu yüzden crypto’nun yeni kullanım alanı belki de “insanlara coin satmak” değil. Makine ekonomisine ödeme, kimlik, settlement ve izin katmanı sağlamak olabilir.
a16z’in fonunda stablecoin, tokenization, prediction markets ve AI agents gibi alanların öne çıkması da bu yüzden önemli.
- Stablecoin agent’ların 7/24 ödeme yapması için.
- Tokenization gerçek dünya varlıklarının yazılım tarafından kullanılabilmesi için.
- Prediction market agent’ların bilgi piyasalarına bağlanması için.
Yani crypto’nun yeni hikayesi AI agent’ın para harcayabilmesi olabilir.
Tabii bu hâlâ erken bir tez.
Gerçek kullanım mı olacak, yoksa yeni VC anlatısı mı, henüz belli değil.
Ama a16z’in $2.2B fonu şunu gösteriyor:
Crypto öldü mü sorusu yanlış olabilir.
Daha doğru soru şu:
AI agent ekonomisinin finansal raylarını kim kuracak?
Bankalar mı? Stripe, Visa, Mastercard mı? Stablecoin şirketleri mi? Yoksa on-chain protokoller mi?
Bence bu fon “crypto geri döndü” haberi değil. Crypto’nun AI çağında kendine yeni görev araması.
O görev de şu olabilir:
İnsanların değil, makinelerin ekonomisini taşımak.
Özellikle girişimci arkadaşların işine yarayacak açık kaynak bir DocuSign alternatifi buldum: DocuSeal.
Sözleşme, teklif, onay formu ve müşteri evrakı gibi imza süreçlerini online yönetmenizi sağlıyor.
PDF oluşturup karşı tarafa doldurtabiliyor ve imzalatabiliyorsunuz.
Erken aşama girişimler için pahalı SaaS’lara bağlanmadan çözülebilecek güzel bir alternatif.
// https://t.co/a6xtVLeS8g
Özellikle yazılımcı olmayıp vibe coding yapanların en büyük problemi kod yazdırmak değil, bağlamı anlamak.
Repo çoğu zaman dosya + klasör karmaşası gibi duruyor.
GitHub’da baya popüler olmuş GitNexus diye bir repo gördüm. Tam da bu sorunu çözmeye çalıştığı için sizinle paylaşmak istedim.
GitNexus kod tabanını Obsidian’daki graph view gibi görselleştiriyor. Ama notlar yerine function, class, import, call chain ve execution flow’ları gösteriyor.
Yani “şu kısmı değiştir” dediğinde, o değişikliğin nereleri etkileyebileceğini daha net görebiliyorsun.
Bu bence vibe coding yapanlar için kritik. Çünkü model kodu yazabilir ama sen bağlamı anlamazsan neyin kırılacağını, hangi parçanın nereye bağlı olduğunu fark etmek zor.
Obsidian kişisel bilgi için second brain ise, GitNexus da codebase için second graph gibi. Vibe coding’i daha bilinçli ve kontrollü hale getiren projelerden biri.
Repo:
https://t.co/1Bv8dozFe4
(🇹🇷)
4 Vision'ı Blockchain Days 2026'nın Stratejik Partneri olarak tanıtmaktan mutluluk duyuyoruz! ✨
(🇬🇧)
We are proud to introduce 4 Vision as the Strategic Partner for Blockchain Days 2026! ✨
#BlockchainDays2026
4Vision’un bu haftaki çok özel konuğu @MeltemAcet oldu.
38 yaşında kariyer değişikliğinden, “televizyon öldü” çıkışına; YouTube’un neden her şeyi yutacağına ve yapay zekanın haberciliği nereye götürdüğüne kadar her şeyi konuştuk.
https://t.co/F6cer1v3fk
4Vision’un bu haftaki konuğu Startup ekosistemin en önemli yatırımcılarından @EnisHulli oldu.
5 unicorn’a yatırım yapmaktan, neden sadece founder’a baktığına; Türkiye’den global şirket çıkarmanın neden zor olduğundan geleceğe kadar her şeyi konuştuk.
https://t.co/Fd8htDwT0J
4Vision son 28 gün içinde; toplam 2M izlenmeye ve +3K Abone kazanmış.
Bizi her geçen ay daha da yukarı taşıyan, destekleyen harika bir kitlemiz var. Hepinize teşekkürler<3
4Vision'un bu hafta konuğu; @elonmusk ile yaptığı çalışmalar ile tanıdığımız @oktayarslan oldu.
Tesla'nın perde arkasından AI'ın çöküşüne, küresel rekabette Türkiye’nin neden geride kaldığına kadar her şey konuşuldu.
En güzel bölümlerden biri oldu.
https://t.co/eJdacZ2EW1
Bugün 4Vision Podcast’te @oktayarslan konuğumuzdu.
Kendisiyle NASA Mars Projesi, Tesla ve Elon Musk ile çıkardıkları makale & patenti, $400M yatırım aldıkları yeni oluşum Field AI’ı ve daha fazlasını konuştuk.
Çok yakında yayında
Dünya ekonomisi yeni bir kırılmanın eşiğinde.
2026–27 küresel kriz senaryoları, yapay zekânın yarattığı yeni paradigma, Bitcoin’in geleceği ve merkezileşme tartışmaları…
Bu hafta 4Vision’da, ekonominin en sert dosyaları açılıyor.
Konuklar uzun süredir beklenen iki isim: @TuncSatiroglu ve @AyhanYalcintas
Gerçekleri duymaya hazır olanlar için👇🏻
#GateTR sponsorluğunda | @artuntan@ersoyerkazanci@OnuralpDemirer@basbay_
https://t.co/f3qTYJScBy…
2025 YC batch’lerinde AI oranı yüzde 90’a dayanmış. 2018’de bu oran sadece yüzde 15’ti. Bu kadar hızlı bir sıçrama görünce ister istemez şunu düşünüyorum:
Gerçekten AI şirketleri mi çoğalıyor, yoksa herkes yatırımcıyı çekmek için ürününe “AI” etiketi mi yapıştırıyor? Tanım öyle bir hale geldi ki artık neyin AI olduğu modele değil, nasıl anlatıldığına göre değişiyor maalesef..
Son 10 yıldaki grafik şunu net gösteriyor: Belirsizlik artık geçici bir dalga değil, kalıcı bir zemin. Brexit ve pandemi büyük şoklardı, fakat asıl olay bu şoklardan sonra bile belirsizliğin eski seviyesine dönmemesi.
Bugün ekonomiyi asıl zorlayan şey rakamlardan ziyade verilere ve yönetenlere duyulan güvenin zayıflaması. Piyasalar krizi değil, belirsizliği cezalandırır.
Piyasadaki altın çılgınlığına kanmayın. Bu kısa vadeli korku, uzun vadeli gerçeği değiştirmez: Tarih boyunca S&P500 altını hep ezmiştir.
Ben bu paniği fırsat bilip, baskılanan hisseleri takip ediyorum. Uzun vadeli datalar kazanacak...