❗️Öğrenci Faaliyeti 4. Kez Kapatıldı!
Öğrenci Faaliyeti hesabımız bir kez daha "mahkeme kararı"yla Türkiye'de erişime engellendi. Hacettepe Üniversitesinde sermayeye geçit vermediğimiz için direnişimizden korkup mücadelemize ket vurmaya çalışanlar, "mahkeme kararları"yla hesaplarımızı kapatarak bizi susturabileceğini sanıyor.
Üniversiteliler bu mahkeme kararlarını tanıyor:
Biz bu mahkeme kararlarını 10 Ekim Katliamı'nın üstünü örtmelerinden, katilini bulmadıkları trans kadın Hande Kader'den, KYK yurdu asansöründeki "kaza" nedeniyle katledilen Zeren Ertaş'ın ölümünde faillerden hesap sormamalarından, okulun bütçesinde açık olduğunu itiraf eden İstanbul Üniversitesi yönetimini soruşturmamalarından, 19 Mart'ta direnen üniversitelileri hukuksuzca tutuklamalarından ve işkencecilerden hesap sormamalarından tanıyoruz!
Öğrenci Faaliyeti olarak 2017 yılından bu yana üniversitelinin, memleketin derdini dert edinmediğimiz tek bir gün olmadı. Twitter hesaplarımızı kapatabilir, arkadaşlarımızı tutuklayabilir; baskılarla, gözaltılarla bizi susturmaya, ajanlaştırma çabalarıyla bizi korkutmaya çalışabilirsiniz.
Siz bizi bastırmaya, susturmaya çalışırken biz kampüs kampüs, sokak sokak saldığımız köklerimizi büyütüyor; gen����liğin öfkesini beklemediğiniz her yerden taşırmaya hazırlanıyoruz.
Bizden korktuğunuzu biliyoruz. Biz sizden korkmuyoruz.
GELECEĞİMİZ YOKSA KORKUMUZ DA YOK!
bu tweet üzerine sağlık bakanlığından aradılar kadın diyor ki "bekir bey kaydınız silivride gözküyor sanırım cezaevine bir giriş çıkışınız olmuş" baktılar ben hapisten çıkamıyorum aile hekimi kaydımı silivri cezaevine almışlar HSHSHSHAHAHAHAHAHAHAHSHAHAHAHA
bana hiçbir şey koymaz aylarca hapis yatsam da tın gelir diyene bile "büyük konuşma" derim. çünkü gerçekten hapis bambaşka bi yer. mesela ben 6 ay hapis yattım, sevdiğim birkaç arkadaş 10-15 gün hapis yattı diye arkadaş ortamımızda onları hafife almışlardı. İnanın uzaktan 10-15 gün bile basit gözükebilir ama siz bir de yatana sorun... Hele ki siz İmamoğluysanız Silivri'de dahi olsanız aylardır tek başınıza bir hücrede tutuluyor dahi olsanız dışarıya karşı güçlü durmanız, sizi sevenleri hala umutlandırabilmeniz lazım. İmamoğlu'nun işi gerçekten zor. Onunla 22 marttaki ilk gözaltımda tanışmıştım yanında Mehmet Pehlivan vardı. Biz, gözaltına alınmış 8-10 arkadaş, parmak izi sırasında ters kelepçeli olarak duvara dönük beklerken arkamızdan bir ses duydum. "Başkanım bu arkadaşlar da dün Saraçhaneden gözaltına alınan arkadaşlar" diye. Kendisini görmeyi hiç beklemiyordum, Mehmet Pehlivan'ı tanımıyordum bile. "Siz kendinizi millete emanet ettiniz, millet de burada başkanım." demiştim. O günlerce gözaltında olmasının yorgunluğuna rağmen öyle tatlı sırıtıp teşekkür edip sarılmıştı ki... Şimdi biz bu adamın arkasında amasız fakatsız duramıyorsak bu da bizim ayıbımız olsun. İmamoğlu'nu unutmayın. Bugün ona yaşatılanları unutmayın.
imamoğlu yemeğini hücresinde tek yiyor televizyonunu tek izliyor tek başına uyanıp uyanıyor daracık bir odada avukat milletvekili görüşleri hariç her zaman tek başına olmak zorunda. halkla kendi başına iletişim kurabileceği en yakın alan duruşma salonları oluyor. herhangi bi davadan dolayı duruşma salonuna girerken nasıl olduğunu duruşma sürecinde nasıl olduğunu ve duruşma biterken nasıl olduğunu okuyun, fotoğraflarına bakın. duruşmalara girerken genelde morali nispeten düşük oluyor ama İmamoğlu'nun duruşması için salona gelenlerin tezahüratları, ailesini görmenin heyecanıyla bildiğimiz İmamoğlu'na dönüşüveriyor. Gömleğinin kollarını sıvıyor, herkese neşe saçmaya, yargı dağıtmaya başlıyor. Yani sen adamı Silivri'ye de koysan, ufacık bi duruşmayla, 2 sözü 1 hareketiyle tekrardan gündem oluyor, herkese umut doluyor. Bugün işte bu yapılmasın istendi, bugün bırakın İmamoğlu'nu sevenlerin salona doğru düzgün girebilmesini, duruşmaya girmek için çabalayan avukatlar içinde bayılanlar dahi olmuş. Aylardır hapiste de olsa İmamoğlu yalnız değil, millet hala arkasında. İstiyorlar ki İmamoğlu unutulsun, kimse unutmuyor.
Balıkesir’de biri uzman çavuş olmak üzere iki kişiyi öldüren, ikisi polis yedi kişiyi yaralayan Mustafa Emlik’in tutukluluk ve firar öyküsü, insana “Bu kadar olmaz!”dedirtiyor.
-Emlik, cinayetten 22 yıl 3 ay ceza alıyor.
-Burhaniye T Tipi’ne konuyor.
-İnfaz indirimleri sonucunda kapalı cezaevinde kaldığı süre 5 yıl 9 ay 18 güne iniyor.
-27 Haziran 2025’te Çanakkale Açık Cezaevi’ne teslim olmak üzere bırakılıyor.
-48 saat içinde teslim olması gerekirken kaçıyor.
-29 Haziran 2025’ten beri arandığı halde bulunamıyor!
@gizoliy@rdcpnr aslında var. doğru bi soru sormuş. mandallardaki demiri avluda yere sürte sürte sivrileştirip çekirdeği öyle deliyosun ki ip geçebilsin
KKTC'de bugün yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini, gayriresmi sonuçlara göre %62,80 oy oranı ile kazanan, kardeş partimiz CTP'nin lideri, çok değerli dostum Sayın Tufan Erhürman'ı yürekten kutluyorum.
Kıbrıs Türk Halkı bu seçimde yalnızca Sayın Erhürman'ı seçmekle kalmamış, aynı zamanda KKTC demokrasisine ve milli iradeye, kendi çıkarları için dışarıdan müdahale eden, tuttuğu tarafın propagandasını yapmak adına adaya adeta çıkarma yapan zihniyete de cevabını vermiştir.
Son olarak, Ankara'da sadece ülkemizin dış politika görgüsünü değil, hukuku da açıkça hiçe sayan, desteklediği adaya kazandırmak için her türlü kara propagandaya başvuran, bu saatlerde dahi seçim sonuçlarına yönelik hazımsızlığını sosyal medyadan duyuranlar da dileriz Kıbrıs Türkünün mesajını doğru anlamıştır.
Erhürman’ın, devletimiz ile ilişkiler noktasında ortaya koyduğu serin kanlı, yapıcı dili de önemsiyorum.
Yarın güzel ve yepyeni yeni bir güne uyanacak KKTC’de herkesin umut ve mutluluğunu paylaşıyorum.
normalde pazar günleri koğuşta genel temizlik günü. tüm koğuşu baştan aşağı çamaşır suyuyla detarjanlarla 2-3 saat yıkıyorduk şimdiyse götü devirdik yatıyoruz