Özgür Özel’in aklından geçen ve en çok üzerinde durulan isim: Yeni Parti.
Yeni Parti’nin kuruluş dilekçesi gelecek hafta verilecek.
Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Burhanettin Bulut ve Turan Taşkın Özer’in Yeni Parti’de görev almayacağı ifade ediliyor.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Acaba ben mi ahrazım yoksa bu tipe sahip çıkmaya çalışan vatansever görünümlüler mi?
Yahu bu herif Ermeni meselesinde açıkça Ermenilerden yana tavır alıyor. Bana göre sahnesine koyduğu kelle bile bir yerlere gönderme.(İkinci foto)
Milliyetçilik fikriyatı ile açıkça dalga geçiyor.
Atatürk ile açıkça dalga geçiyor.
HDP ve Demirtaş bunu ölümüne sahipleniyor.
Bundan uzak durmak için daha ne olması gerekiyor?
Peki sana böyle genişten emir kipiyle konuşma hakkını kim verdi? Seremoninin işleyişine başlatma kimse seninle fotoğraf çektirmek zorunda değil, sen de mezun olanın diplomasını vermek zorundasın. Ne zannediyosunuz lan kendinizi? Memlekette elini sallasan birinin egosuna çarpıyor.
Törene katılıyorsanız seremoninin işleyişi nasılsa ona uyacaksınız. Yoksa gidip diplomanızı sekreterlikten alabilirsiniz. Ben orada kendimi değil Felsefe Bölümü'nü temsil ediyorum, sizin showunuzun bir parçası olamam.
Sus artık ya. Adam başından sonuna karşı tarafın tepki ve hamlelerinden kendi atacağı adımlara kadar her anınını öngördüğü bir eylem gerçekleştiriyor ama sen dünden beri burada senden akıl istememiş birine akıl verip, insanlara bulaşabilecek bir cesareti engelleme gayretindesin.
en çok korktuğum şey şu: birkaç gün sonra herkes işine gücüne dönecek, yıllık iznine çıkacak, başka bir gündem konuşacak. ama bugün cesaret, fedakârlık ve mücadele üzerine ahkam kesenlerin çoğu hayatına kaldığı yerden devam ederken, gencecik bir insan devletin insafına bırakılmış olacak.
örgütsüz toplumlarda bireysel çıkışların toplumsal karşılığı, çoğu zaman hayal edildiği kadar büyük olmuyor. bu yüzden bir başkasının ödeyeceği bedeli romantikleştirmeden önce iki kere düşünmek lazım.
başkalarının hayatı üzerinden kahramanlık yapmak kolaydır. bedeli paylaşmaya gelince kimse ortada olmayacak.
Deniz’in tatilinden Türkiye’ye gözaltına alınacağını bilerek Madımak Katliamı yıldönümünde dönmesinin de eyleminin bir parçası olduğuna eminim ama kanıtlayamam.
baştan sona yaptığı eylemi sahiplendi. reklamsız, sansürsüz paylaştı. türkiye’ye döneceğini söyledi. cumhurbaşkanı hakkındaki şakasını tekrar yayınladı. kıvırmadı, eğilmedi, bükülmedi. seni doğuran ana desin ki ben aslan doğurdum. imran deniz göktaş yalnız değildir.
Hayat hepimizi sana yaptığımız yanlışı anlama noktasına getirmişken şundan daha net bir duruş göstermeni beklerdim. “Arınma” diyenlerin aparat olduklarını hepimizden iyi sen biliyorken 2 sayfa konuşup hiçbir şey söylememek yakışmadı.
Konuşmanın Türkçe Çevirisi
"Kanye bana hep şunu söylerdi: 'Anne, ne yaparsan yap, asla benim yüzümden parlamaktan vazgeçme.'Bana kendi ışığımı söndürmememi tembihlerdi. Bir anne olarak bazen çocuklarınızın ön planda olması için kendinizi geriye çekersiniz. Ama o bana her zaman +
"If you guys want these crazy ideas, these crazy stages, this crazy music, this crazy way of thinking, there's a chance it might come from a crazy person." - Ye
Oylarını garanti gördüklerinden olsa gerek @kadikoybelediye muhtemelen Türkiye’nin en kötü belediyesi. Sadece bu değil, hiçbir şikayeti dikkate almıyorlar ve herhangi bi konuda muhatap bulmak mümkün değil. Bir ara da kendilerini eleştiren seçmenlerini engelliyorlardı twitter’da.
bugün sabahtan beri yazdığım olayın oluş anının videosu geldi şimdi.
Bu videodaki rezilliğin nedenini ve olacağını şubat ayında aşağıda göreceğiniz foto ve başvuruyla @kadikoybelediye sine bildirmişim. onlar ne cevap vermiş "biz geldik denetledik her şey normal"
sonra ben onlarca başvurumuz gibi sümenaltı ettiklerini, denetlemediklerini iletince de beni "iddialarınızı kanıtlamazsanız hakkınızda suç duyurusunda bulunuruz" diye tehdit etmişler hem de yazılı olarak.
şimdi iddialarımı kanıtlıyorum bu zavallı kuruma ve yöneticilerine; alın size video.
şimdi görelim bakalım kim kimin hakkında suç duyurusunda bulunuyor...
Yok Dubai’de 10 günlük yemek stoğu kalmış vs. Bu asılsız haberleri yapmadan 1 kişiden bile teyit alıyor musunuz? Şu olay başladığından beri siz ve sizin gibi asılsız haber yapan insanlar yüzünden UAE’de yaşayan yakınları olan herkes endişeleniyor. @frausimsek@nevsinmengu
Yalan haber yapmaktan utanmıyo musunuz? @nevsinmengu direğe bağlanıp terkedildi diye haber yaptığınız köpek ses yüzünden evden kaçıp daha sonrasında da bulundu. Elinize ne geçiyo abuk subuk yalan haber yapınca mesela? @frausimsek