-Öcalan idam edilmiş
- Terör seviciler sınırdışı edilmiş
- Tecavüz ve istismar suçlarına hadım gelmiş
- Sokaklar güvenli hale grlmiş
-Askeri lise ortaokullar ve hastaneler açılmış
-Türkiyeyi yağmalayan yabancı firmalar kovulmuş
- Yerli halk en az turistler kadar iyi tatil yapabilmiş
- İşsiz kimse kalmamış herkes geçimini sağlayabilmiş
- Ülke uyuşturucu ve kumardan arınabilmiş
40 yıl önce devleti savunmak için bölücü terör örgütüne karşı mücadele eden ve 300��den fazla akrabasını şehit veren Goyan Aşireti, Kurban Bayramı dolayısıyla Jandarma teşkilatını ziyaret etti.
14 yaşındaki kızı öldürülen bir baba, Oğuzhan Uğur’un programında kızının cinayetinin üzerinin nasıl örtüldüğünü anlattı:
"Tüm şahitler araç sürücüsü kadın demesine rağmen bir erkek teslim oldu, 15 mobese kamerası 1 buçuk saat boyunca arızalıymış"
Milliyetçiyim ama MHP'li değilim.
Atatürkçüyüm ama CHP'li değilim.
Mevcut hükümete muhalifim.
Mevcut muhalefete de muhalifim.
Mete Han'dan Bilge Kağan'a,
Alparslan'dan Fatih'e atalarımın izindeyim.
İttihat ve Terakki ruhu ile,
Başbuğ Atatürk'ün önderliğindeyim.
👉🏻Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir:
📍Amerikan arşivleri açılırsa göreceğimiz şu; Amerikalı General diyor ki Erzurum’a gittim olayı yerinde inceledim. Esas yok edilmeye çalışılmış olanlar öz yurtlarında Türklerdir. Türkler Ermenilere kötü davranmamıştır.
📍Bize yapıştırılmaya çalışılan iğrenç sözde soykırım yalanına kimsenin konuşmasına gerek yok.
📍Ermenilerin ilk başbakanı diyor ki Osmanlı haklıydı biz ihanet ettik. Artık bu sözün üstüne kimsenin laf konuşmasına gerek yok.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?