OpenAI CEO’su Sam Altman’in önerdiği yeni toplum sözleşmesine göz attınız mı bilmiyorum ancak bu öneri yüzeyde teknolojik ilerleme ve refah artışı vaadi taşıyor gibi gözükse de daha çok 19.yy İngiltere’sindeki Speenhamland modelinin teknolojik bir reenkarnasyonunu andırıyor.
Zira Karl Polanyi’nin Büyük Dönüşüm’de tarif ettiği döngü Sam Altman’ın önerisinde yeniden belirmiş ;
Piyasa mekanizması emeğin değerini aşındırırken, bu aşınmanın yarattığı toplumsal gerilimi telafi etmek için yeniden dağıtım(bu kez AI ile) araçları devreye sokuluyor.
Ancak bu telafinin, yüzeyde koruyucu görünse de, aslında bağımlılığı derinleştiren bir mekanizma olma yönü de var.
Speenhamland örneğinde, ekmek fiyatına endeksli yardımlar kısa vadede yoksulluğu hafifletmiş gibi görünmüş fakat uzun vadede ücretleri aşağı çekerek çalışanları sistematik biçimde yardıma bağımlı hale getirmişti.
Bugün önerilen “robot vergisi” ya da benzeri mekanizmalarla dağıtılacak refah payı da benzer bir patikaya girilmesi tehlikesini doğurur.
Üretim sürecinden dışlanan geniş kitleler, piyasa içindeki pazarlık güçlerini kaybederken, geçimlerini AI şirketlerinin yaratacağı bolluğun yeniden dağıtımına bağımlı şekilde sürdürmek zorunda kalabilir.
Buradaki kritik nokta ekonomik değil, ontolojiktir: zira mesele yalnızca gelir dağılımı değil insanın “özne” olarak kalabilme meselesidir.
Üretim süreçlerinden koparılan, değeri algoritmalar tarafından belirlenen ve geçimini bu algoritmaların dağıttığı payla sağlayan bir toplumun, zamanla ekonomik aktör olmaktan çıkıp pasif bir veri setine indirgenme riski taşımaya başlamayacağını kim nasıl garanti edebilir ?
Dolayısıyla söz konusu “yeni toplum sözleşmesi”, bolluk ve güvenlik vaadiyle ortaya çıksa da, örtük biçimde geleceğin mülkiyet ve güç ilişkilerini bugünden kilitlemeye yönelik bir hamle olarak da okunmalı.
Özetle bu öneri ile vaat edilen refahın paylaşımı gibi görünürken asıl yapılandırılan şey bu refahın üretiminden koparılmış, bağımlı ve yönlendirilebilir bir toplum formudur.
Dünyada en fazla verginin alındığı ülkelerden biri olan Türkiye’de, kalitesiz bir hayatı pahalıya yaşıyorsunuz.
• Marketten aldığınız ürünler,
• Pazardan aldığınız sebzeler,
• Kullandığınız internet,
• Soluğunuz hava dahi…
Uluslararası markaların çoğu, Avrupa’ya sattığı ürünleri aynı kalitede Türkiye’ye satmıyor.
Yediğiniz McDonald’s bile Türkiye’de sattığı burgerlerin et oranını düşük tutuyor.
Telekonimikasyon şirketleri dünyanın en pahalı fiyatlarını isteyip, en vasat interneti veriyor.
Yeterli protein almadan ve sağlıksız ürünlerle büyüyen nesiller yetişiyor. Kısacası bizi herkes enayi yerine koyuyor. Bu konularda yapacağım çalışmaların devamı için paylaşmanız ve takip etmeniz çok önemli.
Neden bu ülkede biz herşeyi pahalı kullanmak zorundayız, neden bir servisin iyisini seçemiyoruz. Paypal, booking, discord, uber, vpn, gumruk limitleri …
Ve şimdi de esim. Yurtdışına çıkınca @Turkcell ve @VodafoneTR gibi operatorlerin fahiş fiyatlarına maruz kalmak yerine kullandığımız esimler de artık yok. Tabi vize alıp çıkabilirsen. #herkesbizikiskaniyor
Maltepe’deki 2 milyon 200 bin kişiyi görmeyen bir haber kanalı olur mu?
NTV’yi, Star TV’yi izlemiyor, Kral FM’i dinlemiyoruz.
Nusret’in kapısından geçmiyor, Doğuş grubunun sattığı arabaları almıyoruz.
#SürekliBoykot
Vedat Milör’e Kent Lokantasında çektiği video için ‘örtülü reklam’ soruşturması başlatılmıştı... Sokakta yükselen sesin partiler üstü olduğunu bizzat gördüm demiştim ya. İşte asıl sebep bu… Sana hak, bana yasak.
Silivri Cezaevi’nden beni çok mutlu eden bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Cumhuriyet Halk Partimizin Cumhurbaşkanlığı önseçiminde rekor düzeyde bir katılım gerçekleşti.
15 milyon vatandaşımız oy kullandı. İktidarın zulmünden, tarumar edilen ekonomiden, liyakatsizlikten, hukuksuzluktan canı yanan bu ülkenin on milyonları sandıklara koştu.
Erdoğan’a “artık yeter” dedi.
Bu gece Saraçhane’de ve ülkemin dört bir yanındaki meydanlarda haykıran milyonlara selamlarımı gönderiyorum.
O sandık gelecek, millet bu iktidara unutamayacağı bir tokat atacak.
Düzenli olarak uygulanan stratejinin adı bilişsel uyum ve beklenti yönetimi (cognitive dissonance & expectation management).
-Bu yöntemde toplum önden verilen bilgiyi kabul etmeye psikolojik olarak hazırlanır. Böylelikle duygusal boşalım (catharsis) önden sağlanmış olacağı için olay gerçekleştiğinde toplumun daha az tepki göstermesi hedeflenir.
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA!
Bütün bir yeni nesil, enflasyon seviyesinde/üzerinde gerçekleşecek asgari ücret artışının, enflasyonu körükleyecek temel sebeplerden birisi olacağı ezberi üzerinden ambalajlı ortodoks iktisatçılar eliyle zehirlendi
Asgari ücretin talebi yükselterek işletmelerde verimlilik artışını sağlayabileceği ve dolayısıyla işletmenin toplam maliyetini(ki yaşanan enflasyon maliyet enflasyonu) düşürebileceğini/dengeleyebileceğini konuşanlar sessize alınıyor
Asgari ücretin yeteri kadar artmamış olması önümüzdeki dönem muhtemelen şu riskleri karşımıza çıkartacak ;
- Eksik talep sebebiyle ekonominin daralması/büyüyememe
- Fiyat elastikiyeti olmayan ürünlerin(temel ihtiyaç maddeleri) vazgeçilmez olması sebebiyle azalan alım gücünün sadece bu ürünlere yoğunlaşması sonucu özellikle bu ürünlerde fiyatların artırması
- Borçlanarak tüketme davranışının belirginleşmesi
Efloud x @tr_tradingview Hediyesi
Merhabalar,
Black Friday'de ciddi anlamda indirim uygulayan Tradingview sizlere hediye etmem için
1 Premium,
1 Plus,
1 Essential olmak üzere 3 adet hesap vereceklerini söyledi.
Şartlar: RT + Like
Sonuçlar: 25.11.2023
Herkese bol şans dilerim.