Gazeteci Murat Ağırel, araştırdığı bir konuda yeterli bilgi ve belgeye ulaşamadığı için haber yapmamış. Şimdi ise haber yapmadığı gerekçesiyle tutuklanıyor.
Peki, o haberi yapsaydı ve iddialar doğrulanmasaydı ne olacaktı? Bu kez de dezenformasyon suçlamasıyla karşı karşıya kalmayacak mıydı?
Üstelik ev hapsinde bulunan ve hakkında zaten adli kontrol tedbiri uygulanan bir gazetecinin tutuklanmasını gerektiren somut gerekçe nedir? Hangi kaçma veya delilleri karartma riski, tutuklama tedbirini zorunlu kılmaktadır?
Adalet; ancak hukuk herkese eşit ve ölçülü uygulandığında gerçek anlamını bulur.
@AyseKorkmaz_CHP@cafermahiroglu@halktvcomtr Abla sıktınız be vallaha. Millet sizden, gizli oyunlarınızdan bıktı. Artık sizi Allaha havale ediyorum. Rabbim kat kat çıkartsın inşAllah sizden.
Halkın televizyonundan elinizi çekin!
Bu ne pervasızlık, bu ne tahammülsüzlük. TELE1’e kayyım atadınız, T24’ü erişime kapattınız, gazetecileri cezalandırdınız. Yetmedi, şimdi de Halk TV’ye uzandınız! İnsan bir yanlış yapar, utanır, geri döner. Siz her seferinde daha da ileri gidiyorsunuz. Hangi hakla, kimin verdiği yetkiyle?
Ey iktidar sahipleri! Milyarlarca liralık fon vurgununda milletin parasının hesabını sormaya gelince ortada yoksunuz, gazetecileri susturmaya gelince bütün gücünüzü seferber ediyorsunuz. Biraz utanın, biraz da hukuktan korkun.
Halkın hangi haberi duyacağına, hangi gerçeği öğreneceğine siz karar veremezsiniz! Bu memleket sizin çiftliğiniz, Anayasa da keyfinize göre uygulayacağınız bir metin değil!
Unutmayın, Anayasa’nın 28. maddesi sizi de bağlıyor:
“BASIN HÜRDÜR, SANSÜR EDİLEMEZ”
@aademirel2@dailyyeni0 Hocam emin olun bunların Allah ile Hazreti Allah’ında bunlar ile işi yok. Allahın temsilcileri hiçbir zaman bunlar olmadı. Din bunların yaşadığı gibi değil. Tam tersi adil ve şeffaf.
Gayretullaha Dokunmasın…
Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık'la ilgili şöyle bir olay yaşamıştım: Bundan yaklaşık iki yıl önce Murat Çalık'ın danışmanı ziyaretime geldi ve "Efendim, başkanım sizinle tanışmak istiyor" dedi. "Ben kendisini tanımıyorum" dedim. O da kendisinden çok iyi bir insan olarak bahsetti, hatta iki tane erkek evladı olduğunu ve onların dini bilgiler alması için özel bir hoca tuttuğunu söyledi. "İyi, buyursun gelsin" dedim. Ankara'da ziyaretime geldi. Çok iyi bir insan, oldukça da güzel konuştu. Kendisini tanıttı ve "Ben sadece Beylikdüzü'ne hizmet etmek istiyorum." dedi. Kendisini uğurladım ama yaklaşık bir yıl sonra hakkında gözaltı ve tutuklama oldu. Çok üzülmüştüm, çünkü aynı zamanda ciddi bir hastalığın pençesindeydi ve her an nüksetme tehlikesi vardı. İzmir'e gittim, Şehir Hastanesi'nde tedavi altındaydı. Başında polisler, jandarmalar, epey bir kalabalık vardı. O zaman dışarıda annesi, eşi ve iki oğlu bekliyorlardı. Onlarla görüştüm. Annesi gözyaşları içindeydi, oğlunun böyle bir şey yapmayacağına inanıyordu, eşi de hâkeza öyle. Ben de onları teselli ettim. "Mutlaka çıkacaktır, merak etmeyin, hak yerini bulacaktır" dedim. Fakat sonra olmadı, bütün talepleri reddedildi ve annesi, hastanedeyken hastane önünde, şimdi Silivri'deyken de her duruşmasına giderek oğlunun bir gün tahliye olacağını bekliyor. Ben kendisini teselli
ederken Çayelili olduğunu söylemişlerdi. Dedim ki: "Anneciğim, inşallah oğlunuz tahliye olur, hep beraber seviniriz, siz de bize bir Çayeli fasulyesi yaparsınız." sevincinden ağlamaya başladı bu sefer, gözyaşlarıyla onu bıraktım.
İkincisi, Eyüp Sultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen... Bir toplantı vesilesiyle tanışmıştık, geldi kendini takdim etti. Daha önce İGDAŞ'ta çalıştığından bahsetti; çok iyi bir eğitim almış, özel sektörde çalışmış, kendini o işlere vakfetmiş. Günün birinde teklif almış: “Seni beğendik, yaptığın işlere baktık, seni Eyüp Sultan Belediye Başkanı yapacağız" demişler. Şaşırmış. "Ben buna hemen karar veremem, bizim evde en dindarımız annemizdir, gece gündüz ibadet eder, ona bir sormam lazım. 'Anneciğim, böyle bir teklif aldım, ne dersin?' deyince beni hemen Eyüp Sultan'a götür dedi" demiş. Eyüp Sultan Hazretleri'ni ziyaret etmişler, saatlerce orada kalmış, gözyaşlarıyla dualar etmiş. Annesi, "Oğlum, Allah
nasip ettiyse buraya hizmet etmen mukadderse aday ol" demiş. Onun üzerine "Ben aday oldum" dedi. Şimdi böyle güzel bir insanın günün birinde suçlanacağı, hatta Ankara'daki bir bağlantı sebebiyle suçlanacağı hiç aklıma gelmezdi.
Gördüğüm kadarıyla her ikisi de mükemmel, ahlaklı, temiz, çalışkan ve işini iyi yapan insanlardı. Şimdi bunların ikisi de cezaevinde. Onları tanıdığım için bu misalleri verdim ama bunların dışında da onlarca insan her gün bir şekilde cezaevine giriyor. Aylardır haklarında iddianame yazılmıyor, cezaevinden çıkacakları günü bekliyorlar; anneler ağlıyor, babalar ağlıyor, çocuklar ağlıyor, eşler ağlıyor. Maalesef böyle bir ortam içindeyiz.
Ben hukukçuyum. Hukuku ve adaleti önceleyenler, Anayasa Mahkemesi’nin ikinci defa verdiği Tayfun Kahraman kararınını birkez daha okusunlar ve adli yargılama da hak ihlalinin ne olduğunu görsünler.
Herhangi bir konu hakkında bir suç şüphesi ve kuvvetli delil bulunursa soruşturmalar yapılır, bunlara karşı değiliz. Ama soruşturmalar konusunda da hem Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki usullere riayet edilmeli hem de işin insani, vicdani ve hukuki boyutu hiçbir zaman ihmal edilmemelidir.
@hazenutsfindiks@muratemir_dr Sürünenler kadar maalesef taraf değiştiren, şahsiyetlerde var. Bunları bu makamlara kim getirdi. Hangi listeleme yapıldı. Sorun bence bu tarz insanların makam sahibi yapılması.
@Baharsuna1@muratemir_dr Bahar Hanım, ben Milletvekili değilim. İnsanları harekete geçirebilecek, organize edecek bir sivil toplum kuruluşuna da başkanlık yapmıyorum. Maalesef elimden çok bir şey gelmiyor. Siz ne önerirsiniz?
@c_ahmethoca Senin Ehl-i Sünnete verdiğin zararı bu dünya üzerinde kimse vermemiştir. Mahmud Efendi, İsmailağa cemaatini bölmek için elinden gelen büyün gayreti gösterdin.
@0rhan96315@GunesHam61681@saitcamlica Orhan Gazi’nin adı ile anılmak istiyorsan önce iftira ve suizan’dan uzak dur. Delikanlı isen kendi ismin ile yaz. Alem delikanlı görsün.
@hakanuludaggzt Hakan Bey haberlerinizi hayret ile takip ediyorum. Bu bir iddia ise haber bu şekilde sunulmamalı. Tek taraflı bir habercilik yapıyorsunuz.