Öğretmenlere kalkan eller kırılsın!
Giderek artan polis şiddetine karşı geri adım atmayan öğretmenler Bakanlardan hakkını istemeye devam ediyor.
Tüm kamuoyunu Ankara Mithatpaşa'daki sendika binasına sahip çıkma çağrısını görmeye ve yaymaya çağırıyoruz.
#öğretmeneişkence
Öğretmen karşındaki öğretmen!
Hak ettiği kadroyu, hak ettiği maaşı almak için 7 gündür aç acına sokakta yatan öğretmen!!!
Bu ne rezalet!?
Bu neyin işkencesi!
Bu neyin hırsı!
Gücünüz özel okul patronlarına yetmeyince hırsınızı öğretmenlerden mi alıyorsunuz!
Uzadı mı boyunuz!!!
@TC_icisleri
Fatih Altaylı, milli takıma villa vereceğini söyleyen İbrahim Hacıosmanoğlu’na seslendi:
▪️ “Bodrum’da 4000 tane villa yapıyorum. Milli takım oyuncularına birer tane hediye edeceğim.” demek kolay ama insanın aklına bazı sorular geliyor.
▪️ Bodrum’da 4000 villayı nereye yapıyor, bunu merak ettim.
▪️ Birine villa hediye edecek kadar büyük bir servetin varsa, o serveti elde ederken ne kadar vergi ödediğini de açıklayabilmen gerekir.
▪️ Sayın Hacıosmanoğlu çıkıp, “Ben şu işleri yaptım, geçen sene şu kadar vergi ödedim, kazancım budur.” desin.
▪️ Çünkü milli takımdaki 22 futbolcuya villa hediye etmek ciddi bir maliyet demektir; bunun arkasında da ciddi bir kazanç ve ciddi bir vergi yükümlülüğü olması gerekir.
▪️ Bir anlatsın bana.
Öğretmenlerin en temel ve meşru talepleri olan taban maaş hakkı ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesi için yürüttükleri haklı mücadelenin, orantısız ve şiddet içeren polis müdahalesiyle bastırılmaya çalışılmasını asla kabul etmiyoruz.
Bir sendika binasının kuşatma altına alınması, öğretmenlere su, biber gazı ve portakal gazıyla müdahale edilmesi, yaralanan, fenalaşan ve baygınlık geçiren eğitim emekçilerine sağlık hizmetine erişimin engellenmesi, açık bir insan hakları ihlali ve anayasal suçtur.
Üstelik bu saldırı, öğretmenlerin taleplerine kulak verilmediği için açlık grevinin 7. gününe girildiği bir aşamada gerçekleştirilmiştir. Günlerdir bedenlerini ortaya koyarak seslerini duyurmaya çalışan, sağlıkları ciddi risk altına giren öğretmenlere karşı bu sert ve acımasız müdahale, iktidarın sorunları çözmek yerine baskıyla bastırma anlayışının en açık göstergesidir. Açlık grevindeki eğitim emekçilerine copla, gazla ve ablukayla karşılık vermek, insan onurunu hedef almaktır.
Hak arama özgürlüğünü kriminalize eden, demokratik tepkiyi zor yoluyla susturmaya çalışan bu anlayış, hukuku da vicdanı da ayaklar altına almaktadır.
Bu hukuksuzluğa derhal son verilmelidir. Öğretmenlerin talepleri karşılanmalı, hak arama özgürlüğü güvence altına alınmalıdır.
Şiddetle değil, demokrasiyle yönetilen bir ülke talebimizden vazgeçmeyeceğiz.
Bakın bu Eren, EREN ÖĞRETMEN!
Sözde Eğitim Bakanının mülakat müsameresiyle gasp ettiği kadroları için,
özel okul patronları daha çok kar etsin diye gasp edilen taban ücret hakları için Ankara’da 7 gündür açlık grevinde olan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının başkanı!
Valiliğinden polisine bakanından sarayına var gücüyle patronlara çalışan bir devlette hakkını arayan bir öğretmen!
@eren_edebali
#ÖğretmenlerGözaltında
#ÖğretmenlerHakkınıAlacak
#ÖğretmenlerAçlıkGrevinde
allah'u ekber nidaları, tekbirler, bozkurt işaretleri, ülkücü bıyıkları, vatan millet sakarya edebiyatı, hamaset, goygoy, yaygara, şamata, şımarıklık ve sonuç: 48 takım içerisinde gol atmadan elenen ilk takım.
-Burberry sarık takıyor, gavurların yaptıkları kumaşlar bize helaldir diyor.
-İngiliz kraliyet armalı kol düğmesi takıyor, ben bilmem böyle şeyleri diyor.
-Malta'da jet ski ile tatil yapıyor, helal olan her şeye binerim diyor.
-Müritlerine bir lokma bir hırka yaşamayı tavsiye ederken saray yavrusu lüks evde oturuyor, babam zengindi diyor.
-Oğlu İngiltere'de okudu, kötü arkadaşlardan uzaklaştırmak istedim diyor.
-Gelinlik haram diye fetva verirken kızı gelinlik giyip evlendi, düğünü damat tarafı yaptı diyor.
-Kızı 'çakarlı' lüks ciple ceza yiyor, araba damadın diyor.
Ve bu din tüccarı, Cumhurbaşkanını ziyaret edip çocuk istismarından hüküm giymiş birinin serbest kalmasını sağlıyor.
Ne güzel hukuk devleti, yeme de yanında yat.
İstanbul'da haklarını arayan öğretmenleri döve döve gözaltına alıyorlar.
Yere yatırıp boğazlarını sıkarak...
Bu çürük düzeni işbirlikçiler ve şiddetle savunabiliyorlar
KORKUNÇ
Türkiye'de bir kadın, kendisine tecavüz eden adamla evlenmeye zorlandı. Adam daha sonra kadının 4 yaşındaki kızına da tecavüz etti ve mahkeme davayı düşürdü. Kadın, adalet talebiyle sokaklarda protesto gösterilerine başladı. Daha sonra kendisi ve kızı ölü bulundu!
Timur Soykan: "Gerçekten CHP'yi AKP'ye çevirdiler.
Adamlar bakın 15 günde CHP'yi tamamen AKP yaptılar.
Ne tüzük tanıyorlar, ne yasa hukuk... Yasaya uymamak konusunda tam bir AKP'li olmuşlar yani AK-CHP'liler!"
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Ben cezaevindeyken İletişim Başkanlığı basın kartımı iptal etmiş. Gerekçe ise “adli sicilimin” uygun olmamasıymış❗️
Benim hüküm giydiğim tek bir davam dahi yok. Sadece mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevine atılan bir gazetecinin basın kartını iptal edenleri tebrik ediyorum
Mülakat mağduru öğretmenlerin atanması, güvencesiz çalışma koşullarının son bulması, taban maaş hakkı ve verilen sözlerin tutulması talebiyle sokağa çıkan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu’na kurulan barikatları, polis şiddetini ve yapılan gözaltıları kınıyoruz.
Öğretmenleri ayrıştıran politikaların sonucunda güvencesizliğe mahkûm edilen özel sektör öğretmenlerinin mücadelesi, tüm eğitim emekçilerinin ortak mücadelesidir.
Öğretmenlerin hakkını arayacağı, sesini duyuracağı, sorunlarına muhatap bulacağı ilk yer Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Hakkını arayan, derdini anlatan eğitim emekçilerinin muhatabı barikat, polis şiddeti ve gözaltı değil; bu sorunlara çözüm üretmekle mükellef olan Milli Eğitim Bakanı’dır.
İktidar ve bakanlıkları, daha önce verdikleri sözleri tutmamayı bir alışkanlık haline getirmiştir.
Öğretmenlerin yaşadığı hayati sorunlara kulak tıkayanlar, çareyi hakkını arayan öğretmene şiddet uygulatmakta ve gözaltına aldırmakta bulmuştur!
Eğitim emekçilerine kalkan elleri kabul etmiyoruz.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ile MYK Üyesi Umut Erkurt, TİP Ankara İl Başkanı ile Çankaya İlçe Başkanı ve gözaltına alınan tüm eğitim emekçileri derhal serbest bırakılmalıdır.
Eğitim-İş olarak meslektaşlarımızın haklı mücadelesinin yanındayız.
“Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir.”
Cumhuriyet gazetesi olarak ortaya çıkardığımız Konya’daki yurt skandalı olayında içimizi bir nebze rahatlatacak bir haber verelim.
Çocuğa vicdansızca saldıran M.G tutuklandı.
İşte bağımsız medya bu yüzden ekmek gibi su gibi önemli.
Bu olay haber olmasaydı M.G çocuklara saldırmaya devam edebilirdi.
Batman'da medrese öğrencileri için icazet töreni düzenlendi.
Oysa medreseler, 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kapatıldı.
Üstelik bu kanun hâlâ yürürlükte, bu görüntüleri ülkemde görmek istemiyorum demek ırkçılık değildir! https://t.co/KlyQcJUDZ3
TEŞHİR EDİYORUZ !!!
IRMAK KOPARAN ÖĞRETMEN'E,
"70 bin lira maaş alıyor, günde 2-3 bin lirayı da yola versin, ne olacak?"
diyerek mobbinge maruz bırakan İlçe Millî Eğitim Müdürü'nü unuttuk mu sandın?
İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş görevden alınıp derhâl tutuklansın.