Usulsüz vatandaşlık skandalında yeni operasyonlar.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Suriye uyruklu kişilerin Türk vatandaşlığına geçiş işlemlerini usulsüz yürüttükleri iddiasıyla İzmir ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenledi. 3 şüpheli gözaltına alındı.
•Soruşturmayı İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri yürüttü.
•Şüphelilerin resmi belgede sahtecilik yoluyla Suriye uyruklu kişilerin vatandaşlığa geçiş işlemlerini usulsüz gerçekleştirdiği ve haksız kazanç sağladığı tespit edildi.
•Operasyondan önce 43 yabancı uyruklu kişinin şüpheli sıfatıyla ifadesi alındı.
•İzmir'de 2, Ankara'da 1 şüpheli yakalandı.
•Ev ve iş yerlerindeki aramalarda 49 bin 700 TL, yabancılara ait 3 kimlik belgesi ve 2 pasaport, 3 geçici koruma kimlik belgesi ile 3 dizüstü bilgisayara el konuldu.
🚨 GÖZALTI SÜRECİNE İLİŞKİN AÇIKLAMAMIZ
21 Eylül Pazartesi günü yaşadığımız gözaltı sürecine ilişkin kamuoyunu bilgilendirme gereği hasıl olmuştur.
Bir milletvekilinin açıklamalarının tepki uyandırması ve sosyal medyada yeniden gündem olması üzerine konuyla ilgili gerekli teyitleri yapıp haberi doğruladıktan sonra yayına verdik. Haberde vekilin açıklamalarını hiçbir yorum katmadan objektif bir biçimde paylaştık.
Habere konu olan vekilin Trabzonlu siyasetçi ve iş insanı eşi, akşam saat 20.00 sıralarında telefonla tarafımıza ulaşarak haberin kendisine yönelik maksatlı yapıldığını öne sürdü. Kendisine haberin mevcut video kaydına dayandığını ve habere herhangi bir yorum katmadığımızı anlatmaya çalıştık.
Buna rağmen kendisi, “Söylemişse söylemiş, size ne? Trabzon’da sadece siz yaptınız. Ben seçime hazırlanırken size bu haberi kimin yaptırdığını biliyorum.” şeklinde ifadeler kullandı. Biz de kendisine haberin gazetecilik faaliyeti kapsamında yapıldığını, herhangi bir talimatla hareket etmediğimizi ve bir rahatsızlığı varsa bunu açıklamayı yapan kişi olan eşine iletmesinin daha doğru olacağını ifade ettik.
Bu açıklamamız karşısında daha da sinirlenerek, yaptığımız haberin bedelini ödeyeceğimizi ve bunun cezasız kalmayacağını söyledi. Kendisinin ahlakımıza ve şerefimize yönelik hakaretlerini, telefonu yüzüne kapatarak sonlandırabildik.
Hepimiz insanız ve elbette hata yapabiliriz. Bugüne kadar 5 binden fazla haber yayımladık. Eleştirel haberlerimiz de oldu. Hatalı olduğumuz durumlarda ise muhataplarından özür dileyerek gereken düzeltmeyi yapmaktan hiçbir zaman geri durmadık. Buna rağmen bugüne kadar tarafımıza “yalan haber” veya “iftira” haber yaptığımız yönünde bir ithamda bulunulmadı, bulunulamaz.
GÖZALTI SÜRECİ
Akşam saat 20.00 sıralarında yaşanan bu görüşmenin ardından, saat 23.15 sıralarında evimizin kapısı çalındı. Kapı kamerasında tanımadığımız iki şahsı görünce birkaç saat önce aldığımız tehdit nedeniyle endişelenerek 112 acil çağrı merkezi üzerinden polise haber verdik. Şahısların bina kapısını zorlaması ve binaya girmeye çalışması üzerine tedirginlik yaşadık. Bir süre sonra gelen polis ekipleri sayesinde bina dışında kapıyı zorlayan kişilerin aslında sivil polis olduklarını öğrendik.
Gece yarısı kapımıza dayanan polisler savcının talimatı olduğunu ve ifade vermemiz gerektiğini söyledi. Gece yarısı sivil bir şekilde kapıya dayanmalarının gerekçesini ve hakkımızdaki suçlamanın ne olduğunu sorduğumuzda savcının talimatı olduğunu ve suçlamayı karakolda öğreneceğimizi belirttiler. Saat 00.00 sıralarında 1 buçuk yaşındaki bebeğimiz ile birlikte önce sağlık raporu için hastaneye daha sonra karakola götürüldük.
İfademizde haberin kaynağı, nasıl yapıldığı ve herhangi bir kişinin talimatıyla yayımlanıp yayımlanmadığı soruldu.
Haberi sosyal medyada gördüğümüzü, ulusal haber kaynaklarından da teyit ettiğimizi ve herhangi bir kişi ya da kurumun talimatıyla hareket etmediğimizi ifade ettik. Yıllardır emek verdiğimiz meslek hayatımızda ilk kez böyle bir durumla karşılaştığımızı ve bugüne kadar herhangi bir adli suça karışmadığımızı da belirttik. Gece 00.00 sıralarında girdiğimiz karakoldan yaklaşık 02.00 sıralarında ayrıldık. Karakolda, hakkımızdaki suçlamanın halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek olduğunu öğrendik.
Yaşananların ardından bugün adliyeye giderek söz konusu şahıs hakkında şikayetçi olduk.
Bu süreçte, yaptığımız meslek gereği yanımızda olmasını beklediğimiz Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin ilk iki gün boyunca sessizliğini koruyup, gelen tepkilerin ardından bugün açıklama yapmasını kamuoyunun ve meslektaşlarımızın takdirine bırakıyoruz.
Son olarak, bu zor süreçte geçmiş olsun dileklerini ileten, desteğini yanımızda hissettiren tüm hemşehrilerimize, meslektaşlarımıza ve takipçilerimize teşekkür ediyoruz.
Hatice Aksoy & Muhsin Aksoy
Trabzon 360 Haber
Kıymetli dostum Doğukan Kozan ve çok değerli ekibine çıktıkları bu yolda başarılar dilerim.
Bizleri Sincan’da ve birçok yerde yalnız bırakmamışlardı.
Var olsunlar.
104 yıl önce bugün 21 Eylül 1922…
İzmir’in işgalden kurtarılmasının üzerinden 12 gün geçmiş…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Akşam gazetesinden Falih Rıfkı Atay’a verdiği röportajda İzmir’e girişi ve Kadifekale’den dalgalandırılan bayrağımızı anlatıyor:
Süvari tümenlerimizle, piyade kıtalarımız düşmanı ezip İzmir’e yürümekte birbirleriyle yarış etmişlerdir. İzmir rıhtımında süvarilerimizin kılıçları denizde şekillenirken, piyadelerimiz Kadifekale’de Türk bayrağını semaya yükselttiler.
Biliyorsunuz vatandaşlık 400 bin dolara satılıyor. Ama birçok gayrimenkul satışında, fiyat yüksek gösterilip vatandaşlığa uygun hâle getiriliyor. Durum öyle bir boyuta ulaşmış ki emlakçılar açıkça yazıyorlar.
Bu usülsüz yüksek satışlar konut piyasasını da şişiriyor.
SON DAKİKA / Yasa dışı yöntemlerle vatandaşlık alan 6 bin 134 kişinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı iptal edildi.
İçişleri Bakanlığı, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılmasına ilişkin yürütülen incelemelerin sonuçlarını açıkladı.
Yapılan incelemeler kapsamında 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi iptal edildi. Bu kişilerin aile fertleriyle birlikte toplam 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edildi.
Ayrıca 263 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte 743 kişinin vatandaşlık kararı geri alındı.
Böylece toplam 1.413 yatırımcının ve aileleriyle birlikte 6 bin 134 kişinin yatırım yoluyla vatandaşlık kazanmasına ilişkin kararların iptal edildiği veya geri alındığı bildirildi.
Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı belirlenen, aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişi tespit edildi.
(Aykırı / Haber merkezi)
Yıllarca tam da bunu anlattık.
Sonu cezaevi, soruşturmalar ve davalar oldu.
1070 kişinin yasa dışı bir şekilde vatandaşlık aldığı tespit edilmiş.
Sayının çok daha fazla olduğunu düşünüyorum.
Bunlar sadece yüksek bedelli satışlar göstererek vatandaşlık alanlar.
Bir de sahte eğitimler ve sahte diplomalarla vatandaşlık alanlar var.
Çok büyük bir ekonomiydi. Göz göre göre zenginleştiler, ülkeyi karış karış sattılar.
Ceplerini doldurup yurt dışına kaçtılar.
Sadece 2-3 firmanın tespit edilen bilançosu 1070 vatandaşlık…
Havuzun büyüklüğünü düşününce gerisini siz hesaplayın.
Bu uyarıları olayların en başında yapanları susturdular, hapse atttılar başlarına türlü işler açtılar.
İşte onlar da bu işin neresinde diye sorgulamamız gerekiyor.
Bu öyle unutulacak, geçiştirilecek basit bir mesele değil.
Sahte vatandaşlık alan 1070 kişinin listesini yayınlıyoruz.
Satışları yüksek bedelli göstererek yasa dışı bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı satın alan kişiler, ailelerini de vatandaş yaptı.
İlk aşamada belirlenen 1070 kişinin vatandaşlıktan çıkarılması bekleniyor.
(Aykırı / Haber Merkezi)
Ferdi Tayfur'un bilinmeyen bir detayını daha paylaşayım.
Avrupa'daki vatanperver birçok Türk STK'ya, kuruluşa büyük yardımları olmuştur. Hiçbirini kamuoyuyla paylaşmamıştır.
Ferdi Tayfur’un vasiyetinde, taşınmazlarını Darüşşafaka, TSK ve Lösev gibi kurumlara bağışladı. Kadir İnanır ise hayati arkadaşına bıraktı. Hadi ülkemin çocukları dememiş yoksullukla mücadele eden bir Yeşilçam emektarına hayrı dokunmamış. Nurlar içinde uyu Ferdi Tayfur.
Şahısla birlikte toplam 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
2 yıl boyunca ne gibi davalara, ne şekilde müdahaleler yaptıkları da ortaya çıkar umarım.
Savcının odasında fotoğraflar çektirip, “Ben asla kaybetmem” mesajıyla sosyal medyada paylaşan, çıkan haberlere erişim engeli getirten Buket Tekışık gözaltına alınmış.
Tekışık, İstanbul'daki adliyelerde menfaat karşılığı yargı süreçlerine müdahale ettiği öne sürülen örgüte ilişkin operasyon kapsamında gözaltına alınmış.
Börek yapan vatandaşa üzüldüm. Kimbilir ne umutlarla hazırladı, yaptı, bekledi.
“Börek istemiştiniz başkanım” diyor. Gelen tepki sonrası rencide oluyor, yüz ifadesi her şeyi anlatıyor.
Siyasetçi de insan, kalabalıkta gerilebilir. Lâkin böyle yürüyüşlerde, doğrudan temaslarda işin doğası gereği herkesle diyaloğa girme durumunuz doğabilir.
Böyle konuşacaksanız ya kalabalıklara karışmayın ya da AK Parti gibi tamamen kontrollü bir kalabalık oluşturup orada gelecek soruları bile önceden alsın ekibiniz.
Şu manzara olacak iş mi?
Öfkenin geleceği birçok nokta vardı, hatta oy olarak bile dönerdi. Ancak oralardaki konuşma tonları son derece kontrollüydü.
Börek yapan vatandaşa üzüldüm. Kimbilir ne umutlarla hazırladı, yaptı, bekledi.
“Börek istemiştiniz başkanım” diyor. Gelen tepki sonrası rencide oluyor, yüz ifadesi her şeyi anlatıyor.
Siyasetçi de insan, kalabalıkta gerilebilir. Lâkin böyle yürüyüşlerde, doğrudan temaslarda işin doğası gereği herkesle diyaloğa girme durumunuz doğabilir.
Böyle konuşacaksanız ya kalabalıklara karışmayın ya da AK Parti gibi tamamen kontrollü bir kalabalık oluşturup orada gelecek soruları bile önceden alsın ekibiniz.
Şu manzara olacak iş mi?
Öfkenin geleceği birçok nokta vardı, hatta oy olarak bile dönerdi. Ancak oralardaki konuşma tonları son derece kontrollüydü.
Özgür Özel, Bursa’daki halk buluşmasındaki yürüyüş sırasında iki farklı gerginlik yaşadı.
Özel istedi diye börek hazırlayıp dakikalarca gelmesini bekleyen vatandaş:
“Başkanım, börek istemiştiniz. Size börek getirdim.”
Özgür Özel: “Abicim, gözünü seveyim, burada börek nasıl yiyeyim? Yarın sabah. Burada olacak iş mi ya? Tövbe tövbe ya.” şeklinde sert bir çıkış yaptı. Börek ikram eden vatandaşın yüzündeki hayal kırıklığı objektiflere de yansıdı.
Yürüyüşün devamında ise Özel, “3600 meselesini dile getirmiyorsun” diye çıkışan vatandaşa “Allah seni kahretsin” diyerek sert bir yanıt verdi.
Erzurum Palandöken Kaymakamı’nın köpeğe tekme attığı görüntülerle ilgili Erzurum Valiliği inceleme, Cumhuriyet Başsavcılığı da soruşturma başlatmıştı.
Konuyla ilgili resmi açıklamalara yer verdiğimiz habere erişim engeli getirildi.