Excited to share our chapter, “Emotions and Ontological Security,” co-authored with Bahar Rumelili, in the forthcoming Oxford Handbook of Emotions in International Relations.
Many thanks to the editors, @SimonKoschut and Andrew Ross, for their support!
https://t.co/TmCAZckW5j
"Son yıllarda Amerikan sağının saflarında alttan alta büyüyen bir gerilim, İran Savaşı’nın patlak vermesiyle ayyuka çıktı."
ABD sağında İsrail çatlağı
@baturozan yazdı.
https://t.co/4BgLHEO0y9
Trump’ın “Önce Amerika” söylemi, bugün eski destekçileri tarafından bizzat Trump yönetiminin dış politika tercihlerini eleştirmek için kullanılıyor.
Amerikan sağında büyüyen İsrail ihtilafını ve İran Savaşı’nın bu gerilimi nasıl tırmandırdığını Aposto’daki yazımda inceledim.
Başta Buzdokuz X-Po’nun editörlüğü ve kitabın sunuşunu üstlenen Emre @americanhaikuu ve Furkan @Furkankatuc olmak üzere yayımda emeği geçen dergi ekibi ve şairlere teşekkür ve selamlarımla.
Buzdokuz, geçtiğimiz yıl X-Po’da yayımlanmış şiirleri bir araya getirip kitaplaştırdı.
X-Po 2025’i basılı görmek, yıl boyunca okuduğum pek çok güzel şiiri hatırlamama ve bu serilerde gözden kaçırdıklarımı okumama vesile oldu. Kitapta benim de bir şiirim var.
"Sağ popülist aktörler geçen yıllarda liberal uluslararası düzenin süreç, norm ve kurumlarını pervasızca alay ve eğlence malzemesine çevirmeyi tabiri caizse huy edindi."
Sağ popülizmin mütecaviz eğlence kültürü siyaseti nereye taşıyor?
@baturozan yazdı.
https://t.co/0MWopwvR2s
Merhaba,
Aposto’daki yeni yazımda Trump’tan Milei’ye popülist liderlerin geliştirdiği mütecaviz eğlence kültürünün sıkıcılığı bir siyasi günaha dönüştürmesini ve liberal demokrasiyi aşındırmasını ele aldım.
Okumak isterseniz yazının tamamına ekteki bağlantıdan erişebilirsiniz.
İkinci X-Po kitabı bu hafta başı çıkıyor. 41 şairden 48 şiirle. Emre Söylemez'in sunuşu ve Furkan Katuç'un giriş yazısı ile. X-Po şiirleri 2025 kayıtlarına girdi. X-Po kitabı, günümüzde yazılan şiirin karakterini de ana hatlarıyla sergiliyor.
#Xpoetry#Xpoetries#BuzdokuzXPo
@bulbasauragain Haha iki gün önce gece geç kapanıyor diye orada çalıştım ben de, epey andım o zamanları. Benimkiler de sokağın başındaki Edirne ciğercisinde beklerdi, sanki seninle beraber de yemiştik bi turnuva çıkışı.
@ulahhavasi Haklılık payınız var şüphesiz, ancak şiire mahsus bir durum değil bu. Saptamanızın teşmil edilemeyeceği bir “yüksek” çağdaş sanat dalı var mı?
“Basit” Rothko resimlerine, “sıkıcı” Tarr filmlerine, “anlamsız” Duchamp heykellerine duyulan hayranlık aynı mantıkla alaya alınmıyor mu?
@tasvirsanatlari Konumu ve genel mimarisi itibarıyla Nusretiye Camii olmalı ama Kabataş-Tophane hattındaki Balyan üslubunun alametifarikası sayılabilecek zarif, incecik minareleri ne kadar kaba tasvir etmiş Ayvazovski. Tuhaf hakikaten...
@kuzdiyen Topla alakadan kastım niyet değil nesnel ilişkilenme, yoksa gaddarlık olur ve kırmızının ötesinde maç cezası gerektirir zaten.
Velhasıl ilk yorumun epey hakkaniyetsiz hocam, şaşırdığım için yazdım. Yoksa tartışmaya lüzum yok. Bilmem kaç hakem eskisi yorumluyor, biri hata der mi?
@kuzdiyen Topla alaka yok, bileğe doğrudan giriyor. Tartışmasız bir kırmızı.
Esas sorun gördüğü kartı gösterecek cesareti gösterememesi hakemin, ki bunu da “yapı” yahut Fenerbahçe karşıtlığına bağlamak haksızlık olur. Bu iklimde anlaşılır, sorumluluğu VAR’a bırakma fırsatı varken üstelik.
@ant_sermet Eyvallah, herhalde kocadık, z'ye yabancı kaldık... Sen de çıtayı epey yukarı koydun, adamlar Boys in the BL'den beri marş fabrikası oldular :) Onların keskinliğini, hatta kendi Blackout'larının tadını bile burada bulamadım ama dediğin gibi belki birkaç tur daha şans vermek lazım