Yeni dünya düzeninde devletler senin korkmanı ister. Sürekli korkacaksın ki itaat edeceksin.
Korkusuz milletler cep telefonuna ÖTV vermez.
Korkusuz milletler ÖİV ödemez.
Korkusuz milletler 1 araba kendine 3 araba devlete almaz.
Korkusuz milletlerin mülkiyet hakkı vardır, arazisine çökülemez.
Korkusuz milletlerin tabiat alanlarında siyanürle altın aranamaz..
Korkusuz milletlerin girişim özgürlüğü olur; yarın ticaretine çökülecek mi düşünmez.
Korkusuzluk öyle komşu ülkelere kafa tutmak veya klavye delikanlılığı ile de olmaz.
Eski bir tshirtüm vardı; yırtıldı gitti. Diyordi ki; insanlar devletlerinden korkmamalı; devletler insanlardan korkmalı.
Depremde ölen biz, selde boğulan biz; ilacı karşılanmayıp yine ölen biz; yaya geçidinde ezilerek ölen biz; yolda kaçak elektriğe kapılarak ölen biz, gaspa uğrayan, tacize uğrayan yine biz.
Eee bu kadar vergiyi niye veriyorum.
Korkacaksın ki tüm iletişiminin izlenmesine onay vereceksin.
Korkacaksın ki arabana bir gecede alınan kararla çip takabilsinler.
Korkacaksın ki neden besi hayvanları öldürülüp, ithal ete mahkum kaldık sorgulamayasın.
Önceki gün yurtdışı vize olayı patlak verdi. Birileri zengin olsun diye tüm randevular kapatılıyormuş.
Ve inanın daha dün öğrendim; kazancından dolayı taşıma ruhsatı alanlar, ruhsat harcını gider gösteriyormuş!
Yatlardan az ÖTV alınıp; mazotu ucuza vermeleri gibi.
Benim tahminim ülkeyi öyle bir ruhsatsız silah cennetine çevirecekler ki 3-5 sene sonra devlet diyecek ki; gelin harç març yok hepsini kayıt altına alalım yeter.
O zaman da kimse götürmeyecek.
Özetle @dgnucak katılmakla beraber, bahsi arttırıyorum:
Bu ülkede ne zamanki insanlar kendi faydalandığı hukuksuzluklardan vazgeçer; o zaman ülke değişir.
Mülakat torpiliyle işe giren; ben ne yaptım der.
Gıda da hile yapan, onu çocuğuna yedirmek zorunda kalır..
Müteahhitler kendi yaptıkları binalarda, depremde ölür.
Bu ülkede bir gecede kapkaç suçu yağma suçu olarak kabul edilmedi mi? Hakimin kızını yaralamışlardı sanıyorum.
Kendi koydukları kurallar, kendilerine girmedikçe…
Senin benim canım; sadece sahilde bir kum tanesi.
Notere gittim. Adıma Antalya'dan bir satış aracılığı için vekalet verilmiş. Antalya'daki noter vekalet ücretini almış vekaleti bu dijital dünyada sisteme taramış. Bunu ne için yapmış? Türkiye'nin neresinde olursa olsun bu vekalet sistemden alınsın ve kullanılsın diye. E peki ne oldu?
Ben notere gittim vekaleten satış vereceğim. Noter katibine
"sistemde vekaletim var" dedim.
Katip "Olsun beyefendi biz burada nüsha çıkarıp aslı gibidir yapmak zorundayız" dedi
"yapın o zaman" dedim.
"1592 lira ücreti var" dedi.
"nasıl ya? biz zaten vekalet ücreti verdik 1800 lira"
"yapacak bir şey yok kurallar böyle"
Uzatmayacağım bu ülkede sağmal inek muamelesi görüyorum ve sahibim yok. Ben bu sistem için para söğüşleme aracıyım.
İtiraz ettiğimde ise aldığım cevap şu: İşine gelmiyorsa yapma!!!
Benim adım yok. Biliyorum yalnız değilim.
İntihar eden Polis Memuru
Mehmet ERBİL’in eşi Büşra Hanım ilk kez konuştu
Polis Çocukları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Turan Eşelioğlu Sosyal medyada ve haber sitelerinde dolaşan iddiaları sordu.
🚨yeni bölüm
2024 ağustos'unda jandarma telsizlerine düşen küçük bir kızın kayıp vakası, tüm gündemi esir alır.
gündüz kuşağı polisiyesinde dinledikleriyle galeyana gelen öfkeli kalabalıklar; hiç
bilmedikleri bir köyde cadı avına çıkar.
"şeytantepe"
https://t.co/6kqX5QmEaE
Iraklı çocuğun İran'a yardım etmek için geldiği yerde yaşananlar diyalog;
-Mücteba, bu parayı nereden aldın?
-Bu benim bayram param.
-Bunu kime vermek istiyorsunuz?
-İran'a.
-Bununla ne yapacaklar?
-Füze yapıp İsrail'e fırlatacaklar!
⚠️ Açığa alınan Astsubay Mehmet Öztürk, adalet istediğine dair mektup yayınladı:
“26 Ekim 2025 tarihinde, arkadaşımın babasının vefatı nedeniyle Kuzey Irak’tan cenazeye katılmak için yıllık izne geldim. Akşam saatlerinde, ben ve kız arkadaşım birlikte şehirde geziyorduk.
Ardından evlerimize gitmek üzere bölgeden ayrıldık. Ben de biraz sonra eve geri döndüm.
Kısa bir süre sonra kız arkadaşım beni telefonla arayarak, bulunduğu yerde birkaç kişi tarafından tacize uğradığını ve yardım istediğini bildirdi.
Bunun üzerine arkadaşımla kız arkadaşımın yanına yardım etmek amacıyla döndüğümüzde tacizci ve maddeci 4 şahıs küfürler ve hakaretler ederek saldırıda bulundu.
Bu kişiler ellerinde tabure ve sopalarla ben, kız arkadaşım ve yanımda arkadaşımın vurmaya başladılar.
Ardından şahıslardan biri döner bıçağı (55 CM) ile göğsüme doğru saplamaya çalıştı.
Ben de o anda hayatım ve beden bütünlüğüm ciddi şekilde tehlikeye girdiği için meşru müdafaa (nefsi müdafaa) kapsamında profesyonel askerlik geçmişim nedeniyle ateşli silah kullanma yetkisine sahip olmama rağmen, yalnızca kendimi ve yanımda bulunanları korumak amacıyla, havaya 1 el, yere ise 2 el ateş ettim.
Bir şahıs ayağından, bir şahıs da mermi çekirdeği betonda parçalanması sonucu ağzından yaralandı.
Ardından şahıs jeepe binerek, olay yerinde bulunan abisi ise beni sıkıca tutarak aracın önüne atıp öldürmeye çalıştılar.
Ben de can güvenliğim nedeniyle beylik tabancam ile saldırgan şahsın üzerime sürdüğü aracın lastiklerine kontrollü 1 el ateş ettim.
Ardından gelen bu şahsın çağırdığı 5-6 kişilik grup da orada bana ve arkadaşlarıma saldırıp, yere yatarak darp etti.
Beylik tabancamı elimden alıp beni vurmaya çalıştılar.
Amacım kimseyi yaralayıp veya öldürmek olmayıp, yalnızca saldırıdan kurtulmaktı.
İsteseydim daha farklı sonuçlar doğurabilecek imkâna sahipken bunu bilinçli olarak yapmadım.
Ancak saldırı devam etti; bu sırada sağ kolum kırıldı. Kız arkadaşım da taciz ve fiziksel saldırıya uğradı.
Olayın ardından gözaltına alındı. 13 ay tutuklu kaldım ve mesleğimden uzaklaştırıldım.
Yüce Türk milletinin adaletine sığınıyorum ve adalet istiyorum.”
Ben ASTSUBAYIM Sahilde kızı taciz eden 4 erkeği uyardım diye videodaki şekilde 10 kişi bana bıçak pala sopalarla saldırdı kolumu kırdı ve jeeple bizi ezmeye çalışan gözü dönmüş maddeci sapık beni ve kızı ezmesin için lastiğine ateş açtım diye 13 ay hapis yatırıldım onlar ise adliyede akrabaları var diye karakoldan serbest bırakıldı seni daha çok yaptıracak diye tehditler aldım astsubaylıktan uzaklaştırildim ailem ve kız hala tehtit edilmeye devam ediyor lütfen sesimi duyun 26 Şubat mahkemem var adalet istiyorum !!!@abakingurlek @msuedutr@TC_icisleri@RTErdogan@mersinhaber@xmilitarist@nowhaber@showanahaber@KanalD@AtvHaberTurkiye@adalet_bakanlik@dbdevletbahceli@darkwebhaber@Muhabir_Haberr@HVMHaber@ahaber
🔴|Elazığ’da evinde eşiyle yakaladığı şahsı silahıyla vurarak öldüren başkomiser 10 yıl 2 ay hapis cezası aldı:
“Ömrüm boyunca kanunlara uyan örf ve adetlere bağlı olarak yaşamaya çalıştım. Bunlara rağmen bela beni evimde buldu.”
TÜVTÜRK'te 20 kişiden dayak yiyen ve ölen polis Melih Okan Keskin acil servise kendi kullandığı aracı ile gitti..
Beyin kanaması geçiriyordu.. Çenesine dikiş atıldı.. yanında meslektaşları yoktu
Acil servise gittiği için bir komiser onun için "FİRARİ şahıs" diye tutanak tuttu!
Utanç verici
Göz göre göre Ankara İvedik TÜVTÜRK’te vahşet yaşandı: Polise önce araçla çarpıp, sonra çalışanlarla birleşip katlettiler!
Şehir magandalarını @TUVTURK personeli mi yaptınız?
*MÜŞTEKİ ŞÜPHELİ:* R.G. ( kasten yaralama, mala zarar verme suçlarından kaydı var)
*ŞÜPHELİ:* Y.K. “kasten yaralama, hakaret suçlarından kaydı var.
Tüvtürk Müdüründen İK'sına kadar herkes bu rezaletin hesabını yargı önünde vermeli.
@EmniyetGM@adalet_bakanlik
O yardım etmeyen, şerefsizce canice 20-30 kişilik grubun saldırısı sonucu ayağı ezilmiş, üstüne araç sürülerek, başına darbe alarak, yumruk atılarak dövülerek öldürülen Polis memuru Melih Okan Keskin' den şikayetçi olan Komiser her kimse benden de şikayetçi olsun! Sen görevini yapmamışsın hastaneye gitmek isteyen meslektaşına ihanet etmişsin bi darbe de sen vurmuşsun! Seni hayatında hiç dövmemişler belli ki bi yurmuğun darbenin ne yapabileceğini bilmiyorsun! Hastaneye gitmek isteyen birine engel olup ölümüne sebebiyet vermişsin. Allah bilir nasıl mezun oldun! Umarım cenaze törenine katılmamışsındır!
Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ve Cumhuriyet Başsavcılığı derhal görüntülerdeki kişileri tek tek tespit edip tutuklamalı. Yeter cezaevi dolu diyip suçluları katilleri aramıza saldığınız! Yeter bu adaletsizliğiniz. Iki gün önce 44 yaşına giren evli iki çocuk babası bi adamı yok ettiler! Benim adım Aslıysa bu işin peşini bırakmayacağım! Emin olun beni takip edenler de bırakmayacaktır. Görevini laikiyle ifa eden hiç kimse yalnız değildir! Şahısların suç kayıtlarının olduğunu biliyorsunuz bunlar için basit birşey. Adam öldürmek; darp etmek!
20-30 kişi toplanıp Polis memuru Melih Okan Keskin'i darbetmeye başlıyorlar. Bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbediliyor.
Sonra tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada bir pij kurusu üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra Polis memuru Melih Okan Keskin 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde bir yumruk atıyor. Bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle sarsılıyor. Ardından tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Hastaneye gittiği an itibaren bu Komiser kendi arkadaşından şikayetçi oluyor. Ben hiç bir Meslekte bu kadar sahipsizlik, bu kadar kazık atan görmedim. Bu Komiser kimse derhal gereği yapılmalı!!!!!!!! Üstelik bu Komiser görev yapmamalı isterse babamın oğşu olsun acımayın!
Imza kampanyası başlatacağım! Yanınıza kalmayacak! @EmniyetAnkara@adalet_bakanlik@TC_icisleri
#AnkaradaPoliseAdalet #MelihOkanKeskin
#Polis #Emniyet
TÜVTÜRK’ün kamuoyuna yaptığı açıklamada, merhum polis memuru meslektaşımıza yönelik saldırının açıkça tespit edildiği, bu saldırının darp sonucu ölüme sebebiyet verdiği ve olayın kabul edilemez olduğu vurgulanmış ve saldırıyı gerçekleştiren personelin derhal işten çıkarıldığı kamuoyuna duyurulmuştur...
Yani sivil bir kurum dahi sorumluluk almış, vicdani ve kurumsal refleks göstermiştir...
Ancak gelinen noktada, bir komiserin, meslektaşının yaşadığı vahim durumu görmezden gelerek, yardım etmek bir yana, olayı gerçeğe aykırı biçimde aktardığı, merhum meslektaşımıza en küçük bir kolaylık dahi sağlamadığı, bununla da yetinmeyip utanmazca merhumdan şikâyetçi olduğu anlaşılmaktadır..
Bu tutum ne meslek ahlakıyla, ne de insanlık onuruyla bağdaşmaktadır...
Bir polis amirinin, görev başında darp edilerek hayatını kaybeden meslektaşı karşısında sergilediği bu tavır; vicdanları yaralamış, teşkilat içinde derin bir infial yaratmıştır...
Meslektaşına sırtını dönen, gerçeği çarpıtan ve karakola dahi gelememiş yaralı meslektaşından şikâyetçi olma cüretini gösteren bu anlayış, Emniyet Teşkilatı’nın temsil ettiği değerlerle taban tabana zıttır...
Bu nedenle Ankara İl Emniyet Müdürmüz Sayın Engin Dinç müdürümüzden talep ve ricamız;
bu konunun tarafsız, şeffaf ve objektif bir şekilde soruşturulmasını ve soruşturmanın selameti, kamu vicdanının teskin edilmesi ve teşkilatın itibarının korunması adına; merhum meslektaşımızdan şikâyetçi olan söz konusu komiserin derhal görevden uzaklaştırılmasını rica ediyoruz...
Bu mesele adli bir meseleden ziyade vicdan, adalet ve meslek onuru meselesidir...
Bu olayın üzerinin örtülmesine, gerçeğin çarpıtılmasına ve sorumluların korunmasına asla müsaade edilmemelidir...
Emniyet Teşkilatı, kendi evladına sahip çıkmadığı bir tabloyu kamuoyuna izah edemez...
@KollukDer @RTErdogan@tcbestepe@TBMMresmi@TC_icisleri@EmniyetGM@EmniyetAnkara@YalcinDoganVHP@turan3400 @turkish_vari @Asli3616 #polis