"Erkek olmak istiyorum" diyen 9 yaşındaki kız çocuğunun psikolog seansındaki gerçek nedenini anlattı:
- "Sürekli kravat takmak isteyen, elbise giymeyi reddeden ve erkek olmak istediğini söyleyen 9 yaşındaki bir kız çocuğu psikiyatra götürülüyor."
- "Seanslarda çocuğa erkek olmanın neden güzel olduğu sorulduğunda, abisinin geç saate kadar dışarıda kalabildiğini ama kendisine kız olduğu için yasaklar konulduğunu söylüyor."
- "Abisi ağaca tırmandığında 'aferin çok güçlüsün' diye övülürken, kendisine 'hanım hanımcık olmalısın, ayıp' denmesinden yakınıyor."
- "Yapılan klinik değerlendirmede çocukta hiçbir psikolojik sorun saptanmıyor; aslında erkek bedenine sahip olmak değil, erkeklere tanınan özgürlükleri istiyor."
- "Toplumda dayatılan katı kurallar ve cinsiyet rolleri çocuklarda ters tepebiliyor, bu yüzden ailelerin sınırları koyarken dengeyi bulması gerekiyor."
@Mehmet1350199@aydintamerr1 +konusunda şanslıydım ama TR’de birçok mezun bu şansa sahip değil, iş bulabilenlerin çoğu da hayat kurabilecek kadar para kazanamıyor. Yani asıl sorun eğitimin uzunluğu değil. Eğitimin uzunluğu az bile; asıl sorunlar liyakatsizlik, ekonomi ve üniversitelerin içinin boşaltılması.
@Mehmet1350199@aydintamerr1 21’imde mezun oldum, 22’imde stajımı tamamladım ve iş hayatına başladım. Sonra rabbim imkan verdi 24’ümde kendi işimi kurdum. Yani gerekli imkanlar sağlandığı taktirde gayet daha erken yaşlarda da işe başlanabiliyor. Ama bizim şu anki sistemimizde bu imkanlar yok. Ben iş bulma +
@Tansu_Tekin@aydintamerr1 Dediğiniz halde bile pek çok öğrenci konuları anlamıyor, bir sonraki seneye eksik başlıyor. Çünkü çoğunun ailesi yeterince ilgilenmiyor veya dershane gibi imkanlar sağlayamıyor. Bir de dediğiniz gibi önceki dönem tekrarı olmasa ne olacak acaba? Öğrenciler 0 bilgiyle mezun.
Buraya "üniversite zina yuvasıdır" "üniversitelerde okuyan kızların yüzündeki masumiyet gitmiş oluyor" gibi şeyler yazan herkesin ahirette sadece bu kızın ahı bile peşini bırakmayacak. Binlerce kız çocuğundan çaldığınız hayatların bedelini ödeyemeyeceksiniz. Allah belanızı versin
Avukat borca batmanızın, boşanmanızın, cezaevine girmenizin ve hayatınızda verdiğiniz sayısız hatalı kararın sebebi ve sorumlusu değildir. Sadece bunlara bağlı işlemler yapan ve sizler gibi ekmeğini kazanan ya da kazanmaya çalışan kişidir. Hayatınızdaki olumsuzluklar ve yaşadığınız kötü şeyler için ilk bakmanız gereken yer aynadır.
şu avukat şiddeti faillerinden sadece birine iyi ve hızlı bir yaptırım uygulayıp bunu da iyi bir haber ağıyla duyurursanız şu konunun %90 önüne geçersiniz. aynı şey doktor, öğretmen, kadın vb. tüm şiddet haberleri için geçerli ama nerde? sonraki şiddet haberinde görüşürüz.
canımı en çok sıkan kısmı şu: barolar sadece kınamakla kalacak, artık avukat şiddetinin önüne geçilmesi için kimse ciddi bir adım atmayacak, mv koltuklarında oturan meslektaşlarımızdan da vicdanı olan 3-5 tanesi ancak twit falan atar, konu kapanır yine.
AVUKATLARI HEDEF GÖSTEREN DİLİN VE CEZASIZLIĞIN SONUCU:
BİR MESLEKTAŞIMIZ DAHA KATLEDİLDİ!
28.04.2026 tarihinde Bursa ili Gürsu ilçesinde meydana gelen silahlı saldırı sonucunda, Baromuza kayıtlı meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe’nin yaşamını yitirdiğini, kız kardeşinin de yaralandığını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Edinilen bilgilere göre; saldırıyı gerçekleştiren şüphelinin, meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe tarafından başlatılan icra takibinin borçlusu olduğu ve meslektaşımızın yalnızca avukatlık görevini yerine getirmesi sebebiyle hedef alındığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle, bu saldırı doğrudan doğruya avukatlık faaliyetinin icrasına yönelmiş olup, mesleki görev nedeniyle işlenmiş ağır bir suçtur.
Bu saldırı, yalnızca bir meslektaşımıza yönelmiş bireysel bir şiddet eylemi değil; savunma hakkına, hukukun üstünlüğüne ve yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatlık mesleğine yönelmiş alçak bir saldırıdır.
Meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe’nin hayatını kaybetmesine neden olan bu menfur saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Sorumluların etkin bir soruşturma ile yargı önüne çıkarılması ve en ağır şekilde cezalandırılması için sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiririz.
Bu kapsamda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ile temas halinde olduğumuzu, failin yakalanması ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için süreci yakından takip ettiğimizi ve üzerimize düşen her türlü çabayı göstereceğimizi özellikle vurgularız.
İstanbul Barosu olarak, meslektaşlarımızın can güvenliğinin sağlanması için gerekli tüm önlemlerin alınması gerektiğini bir kez daha vurguluyor; yetkili makamları bu konuda ivedilikle harekete geçmeye davet ediyoruz.
Meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe’yi rahmetle anıyor, ailesine, yakınlarına ve tüm meslektaşlarımıza başsağlığı; yaralıya acil şifalar diliyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İSTANBUL BAROSU
ben çok öfkeliyim. bu mesleğin bu kadar ayaklar altına düşürülmesine ve bu kadar korunmasız hissetmeye çok öfkeliyim. ne emeklerle geldik buralara. ne binlerce sayfalar okuduğumuz uykusuz okul geceleri, ne üç kuruş paralarla modern kölelik yaptığımız stajlar. avukatlık bu değil.
@gumruk_hasan@unitokazanicam@anindanet kral niye gerildin ki eskiden anestezi mi vardı babalarımız köyde dişi ağrıyınca biri gelir 2 dkda kerpeten vs halleder giderdi, o zaman kaçabilecek miydin mecbur çektirecektin kerpetenle, buna da duyar kasman kabak tadı verdi
dizileri oyunları sosyal medyayı hatta kıvırcık saçı bile suçladınız ama gerçek sorumluları, iktidarı, silaha erişimi kolaylaştıran devleti, çocukları erkeklik algısıyla şiddet yanlısı büyüten toplumsal yapıyı ve patriarkayı suçlamadınız
Tek bir tane bile namuslu şerefli devlet adamı yok muydu o dönem şehirde! Savcısından, doktoruna, herkes katil işbirlikçisi, herke satılık olabilir mi! Hangi kuruma hangi makama güveneceğiz?
Tunceli’ye kadın bir başsavcı atandı ve 6 yıl sonra dosyayı tekrar açacağını söyledi. Tüm bunlar onun eseri. Gariban aile, kim peşine düşer, sıyrılır gideriz dosya da kapanır dersiniz sonra bi kadın gelir tüm dünyanızı başınıza yıkar.
Sizin haberiniz yoktur:
Ortaokulda disiplin, disipline vermek, disiplin kurulu, sınıfta kalmak yok.
Kaldırdılar hepsini.
Çocukların korktuğu bir merci, öğretmenin destek alacağı bir işleyiş YOK!