Elvedalar ülkesindeyim el sallıyorum bir maziye bir de atiye...
Kalmanın bir gereği yok
beklenen gelmiyecekse...
Kalk gidelim vaktidir artık bekletmek yakışmaz bize hatırı kalmasın zamanın...
HGO
Dokunur...
El vardır ilmek ilmek kilim dokunur...
El vardır kırıldıkça dokunur...
Söz vardır kuru dal da çiçek açıtırır...
Söz vardır öz'e dokunur...
Dokuncaksa elin de sözün de dert'e derman dokunsun...
HGO
Baharlar kor ateşlerde yansa da...
Eylül de gördüğümüz bir yaprak dökümü...
Kar taneleri her ne kadar üşürse de ayazda...
Hala avuçlarımda bir bahar dolusu çiçek tohumları...
HGO
Gözler ayrı ayrı yollara bakıyorsa eğer,
Yolun sonun da
ne bekleyen olur
ne de beklenen...
Yeni bir hüzün yeni bir hüsran...
Ayrılık eker kaldırımlarına yollar...
HGO
Soğuk kaldırımlar...
Geceyi saran loş sokak lambaları...
Ahhhh 'ımıza bir ah' da onlar çekti derinden...
Eyvah...
Vahhh ki vah...
Biriktirdiğimiz bir mazi kaldı avuçlarımız da...
Yer ne ki...
Gök ne ki...
Düşlerimiz parçalandı bir solukta...
HG0
Mey'den sarhoş oldu bilirler...
Hal'de ki dem'i görmezler...
Aş'a tok bilirler...
Söz'e doydu görmezler...
Hallice yaşar bilirler...
Gönülde ki mezar taşını görmezler...
HGO