ATATÜRK 1922"TÜRKİYE Panislâmizmi, ümmetçiliği, panturanizmi ve sosyalizmi kesinlikle red etmektedir." “Şurası unutulmamalıdır ki, bu tarzı idare bir Bolşevik sistemi değildir. Çünkü milliyetperver ve dinimize hürmetkarız”.
ABD Başkanı Trump:
Kürtler sadece alır, alır ve alır. Başka hiçbir şey yapmazlar. Onların iyi savaştığı söyleniyor ama öyle değil. Paralarını verirsen istediğin her şeyi yaparlar, o kadar.
Aynı zamanda hırsızlar, silahlarımızı çaldılar.
Onlara karşı daha dikkatli olacağız.
🔴Yunanistan'ın başkenti Atina'da bulunan ve çekim yapılmasının yasak olduğu Savaş Müzesi'ni ziyaret eden Türk YouTuber, Türk bayrakları ve Osmanlı sancaklarının yere serilerek sergilendiği bölümü görüntüledi.
Erdoğan demiş ki: "Faizin olduğu yerde bereket olmaz."
El Hak doğru.
Faizin olduğu yerde bereket olmaz.
Peki, şu açıdan baksak:
Hukuksuzluğun olduğu yerde faiz olur.
Yolsuzluğun olduğu yerde faiz olur.
Hırsızlığın olduğu yerde faiz olur.
İsrafın olduğu yerde faiz olur.
Faiz bir sonuçtur, Türkiye de sizin yaptıklarınızın sonucudur!
II. Abdülhamid bundan tam 148 yıl önce, İngiliz Kraliçesi’nin bir ricası ile 70 bin şehitle fethedilen koca Kıbrıs adasını ekteki anlaşma ile tek kurşun atmadan İngilizlere devretmiştir.
Yüksek lisansta, derste, Osmanlıcılık yapan, Hilafet geri gelsin diyen,
Milleti cahil bıraktığı için 90 yıl boyunca tartışılan arap harfli alfabeyi öven
Prof Dr Z. Kazıcı'ya dedim ki; "madem Osmanlı sistemi iyiydi o zaman neden Türkler fakir Yunanı, Ermenisi bilimum Hırıstiyanları zengindi?
ÖZETLE
1. Neden Yunan Ord. Prof. Dr. Dimitri Kitsikis: “Batılılar bizi kışkırtana kadar Osmanlı’yı, Ermeniler, biz (Yunanlılar) ve diğer devşirmeler yönetiyordu.” diyor?
2. Neden Anadolu’daki Türkler İstanbul’a (o zamanki adıyla Konstantinopolis) gitmek için bulunduğu şehrin eşrafından, ağasından, beyinden, borcu olmadığına ve geri döneceğine dair iki kefilli muhtesip vizesi istenirken, bu vize Yunandan, Ermeniden, Yahudiden ve diğer gayrimüslimlerden istenmezdi?
3. Neden Boğaz’ın iki yakasındaki yalılarda, köşklerde, Marmara Denizi’nin çevresindeki yalılarda, köşklerde bir tane Müslüman Türk yaşamıyordu?
4. Neden Osmanlı Bankası dahil 12 bankanın sahipleri Yunan, Ermeni vb. iken Türkler bankada işçi olarak bile çalışamıyordu? Duruma istisnai bir tepki olarak Mithat Paşa Ziraat Bankası‘nı (Memleket Sandıkları) kurmuş, sonra da Mithat Paşa Taif’e (Arabistan’da) sürgün edilip zindanda boğdurulmuştu!
5. Neden Anadolu’da doktor, eczacı, hatta köy bakkalları bile Yunan veya Ermeniydi?
6. Neden Türkler 10-15 yıl askerlik yaparken, Osmanlı vatandaşı Yunan ve Ermeniler askerlikten muaf tutulmuştu? Bu durumun ticaret, sanat ve her türlü faaliyetten Türklerin dışlanmasına yol açtığı bilindiği halde sürdürülmüştür?
7. Neden Osmanlı’da Tanzimat aydınları, “Bu alfabe bizi cahil bıraktı, Latin alfabesine geçelim,” diye İlbasan kongreleri düzenliyorlardı?
Zaten tapu daireleri, telgraf ve saraydaki bazı yazışmalar ve mektuplar Latin alfabesiyle yapılıyor, örneğin 1795'de Hatice Sultan’ın mimar sevgilisine yazdığı mektup Latin alfabesiyledir. Durum böyle iken, Anadolu’daki Müslüman Türkmen-Oğuzlara, neden Arap ve Fars harfli uyduruk Osmanlıca dayatılmıştır?
Osmanlı’da en az 90 yıl boyunca Osmanlı alfabesinden kurtulma çalışmaları yapılmış iken, neden alfabe bir gecede değişti yalanını yaydılar? Doğrusu, bu süreç 90 yıl + 1 gecedir.
Bir Amerikalı gazeteci Atatürk’e der ki: “Neden milletin alfabesini değiştirip cahil bıraktınız?”
Bilge Atatürk de cevaben der ki: “Ben 10 bin kişinin alfabesini değiştirdim ama uygun alfabe ile halkıma okuma yazma öğrettim.”
8. Neden Cumhuriyet idaresi “Bulgarlara Osmanlı Arşivi’ni sattı” yalanını yayarlarken, AKP döneminde Milli Kütüphane’nin içinde çok kıymetli el yazması eserlerin de bulunduğu 147 ton tarihi eseri Hurdasan’a kilosu 50 kuruştan sattıklarını söylemiyorlar?
Kaldı ki, Bulgaristan’a Yunan, Arnavut, Karaman ya da Memlûk arşivini vermediler, kendi arşivini verdiler. Onlar da bunu çöpe atmadılar, bilakis güzelce tasnif edip Türkçe dahil 8 dile çevirdiler ve dünyaya açtılar.
9. Neden Cumhuriyet idaresinin camileri yıktığı ve Kur’an’ı yasakladığı yalanını yayarken, sözde Halife Padişah Sultan Vahdettin’in Beyoğlu’ndaki Ağa Camii’ni parayla gayrimüslimlere satıp, İstanbul’un göbeğine Papa heykeli diktiğini söyleyemiyorlar?
Papa 15. Benoit’in heykeli 1921’de Harbiye’deki St. Esprit Kilisesi’nin bahçesine dikilmiştir.
O dönemin parasıyla 6.980 liraya mal olan heykel için Sultan Vahdettin de 500 Osmanlı Lirasıyla sponsor olup destek verdi. Heykel İtalyan heykeltıraş Quattrini tarafından yapıldı.
Yine Bilge Atatürk’ün, Sultan Vahdettin’in sattığı o camiyi Yunanlardan satın alıp tadilat yaptırarak cami olarak ibadete açtığını niye yazamıyorlar?
Hatta savaşta tahrip edilen diğer 138 camiyi de tamir edip ibadete açtığını neden yazmıyorlar?
Niye, Niğde, Aksaray gibi pek çok yerde kiliseleri de camiye çevirdiğini yazamıyorlar!?
10. Sonuç: Yemen’den Fizan’a bitmek bilmeyen savaşlarda ömür tüketen, kırılıp yok edilen Anadolu’daki Türk kimin umurundaydı? Hiç Yemen Ağıtı dinlediniz mi?
Sizce bu sorularıma dürüstçe, eğip bükmeden cevap verecek bir tarihçi çıkar mı?
Tamamı linkte 👇🏾
https://t.co/7kozoEQvxs
📚 TBMM'de verilen önemli teklifler ve sahipleri
▪️İsmet İnönü
İstiklal Marşı
Mustafa Kemal'e Mareşallik verilmesi
Ankara'nın başkent olması
Cumhuriyet'in ilanı
Kadına seçme seçilme hakkı verilmesi
▪️Rıza Nur
Başkomutanlık
Saltanatın kaldırılması
▪️Fevzi Çakmak
Mustafa Kemal'e Mareşallik verilmesi
▪️Şeyh Saffet
Halifeliğin kaldırılması
▪️Vasıf Çınar
Tevhidi Tedrisat
▪️Rauf Orbay
Hakimiyet Bayramı
TÜRK değilim” diyene karşı sakın ısrar etmeyin. Allah’ın bahşettiği şerefi istemeyen ŞEREFSİZ’e biz zorla ŞEREF verecek değiliz”
der ve ekler,
“Ey Büyük Türk'ün, Büyük Komutanı Atatürk!
Seni ziyaret etmekle özüm ve bütün milletim adına şeref duydum.
Senin askerin ELÇİBEY.”
Yabancıya vergiler indirilir. Sürekli yüksek faizle borç alınıp, har vurup harman savurulur. Küçük bir azınlık ultra zengin olurken halk karın tokluğuna yaşamaya çalışır. Sonra tüm fatura karın tokluğuna yaşamaya çalışanlara bölüştürülür.
İngiliz Mehmetlerin ekonomi politiği Düyûn-ı Umûmiye’den beri aynıdır.
25 Yıl sonra eskinin bir geleneğini yeniden devreye almak Şahane bir olay.
Bozcaada Komando Taburu var olsun.
Tsk'nın Çoşkuyla yaptığı Tören Alışkanlıkları, Tüm Ülkede tekrar hayata geçirilmelidir. Alkışlıyorum.
Tek Eleştirim var: O gözlükleri Çıkarın.
Türk Askerinin Alametifarikası Gözlerindedir.
Ateş çıkaran Gözleri her daim Görünmelidir.
Türk Askerinin Gözleri, Dosta Güven Düşmana korku verir.
*Koç topluluğu toplam vergilerin %8 ini veriyor
*İhracatın % 8 ini yapıyor
*Milli Gelirin %7 sini sağlıyor
Başka kim var böyle gösterin. Miletine değer katana bu kadar saldırmak niye.
Gönüllü çıkışanları ile Anıtkabir e çıktığı için mi? 🇹🇷
Betül Kaçar
Gencecik bir mühendisimiz.
Marmara Üniversitesi’nde
Kimya bölümü okumuş Betül.
Sonra Howard Hughes Medical Institute’a başvurmuş.
Kabul edilmiş.
Biyomoleküler kimya doktorasını tamamlamış.
2012 yılında
Harvard Üniversitesi’ne katılmış,
Organizma ve Evrimsel Biyoloji kısmında çalışmış.
2017 yılında
Arizona Üniversitesi’ne geçmiş.
Moleküler ve Hücre Biyolojisi ve Astronomi alanında doçentlik yapmış
Tokyo Teknoloji Enstitüsü
Earth-Life Science Institute’ta
Doçent aynı zamanda.
Bu başarılı kızımız..
Dün kendisi duyurdu.
“Güzel bir haber. Kelimelere dökmekte zorlanıyorum, ama şöyle: Evrende yaşamın izlerini araştırmak için oluşturulan yeni bir NASA ekibine kabul edilmişim. Bu seneye ufak bir sağlık sorunuyla başladım, ilaç gibi geldi bu haber sabah sabah. Her şeyin başı sağlık diyerek bitireyim."
NASA ekibinde bir TÜRK KADINI.
Gurur duyduk seninle Betül.
Eminim tüm arkadaşlarım
Senin bu başarını herkese duyuracak.
Tebrik ediyoruz.🇹🇷🇹🇷💙👏👏🙏
Bu oç piç Apo ne kadar övmüş Kürt kadınlarını. Bu konularda tek bir itiraz tweet görmedim. Bir fıkra anlattı diye tüm bölcüler @kocholding düşmanı oldu. İki yüzlüsünüz.
🚨 BREAKING
🇺🇸 OPEC (GLOBAL OIL ORGANIZATION) JUST CALLED AN EMERGENCY MEETING TODAY AT 6:00 AM ET!
THEY WILL SET NEW OIL PRODUCTION QUOTAS TO STABILIZE THE MARKET AFTER THE U.S.-IRAN PEACE DEAL WAS CANCELLED.
LOOKS LIKE OIL PRICES WILL SKYROCKET AGAIN ON MONDAY...
Abdülmecid Efendi'nin Hilâfeti Mısır kralı Faruk'a 200 bin İngiliz lirasına satmak istediğini biliyormusunuz?
Son Halife Abdülmecid Efendi’nin sürgünde yaşadığı dönemde, Mısır Kralı Faruk’a hilafet unvanını para karşılığında devretme girişimi olduğu yönünde 1939 tarihli bir Emniyet istihbarat raporu bulunmaktadır. Rapora göre Abdülmecid, 200 bin İngiliz sterlini karşılığında feragat edebileceğini belirtmiştir.
Belgede özetle şunlar yazıyor:
Abdülmecid Efendi, hilafeti büyük bir bedel mukabilinde satmayı düşündüğü duyulmuştur.
Geçen sene Mısır Kralı Faruk tarafından bilvasıta (dolaylı) bir teklif yapılmış ve kendisine 40.000 İngiliz lirası verileceği söylenmiştir.
Abdülmecid bu parayı az bulmuş ve 200.000 İngiliz lirası verilmesi halinde Mısır Kralı Faruk lehine hilafetten feragat edeceği kuvvetle muhtemeldir.
Özetle
Abdülmecid Efendi Meclis kararını tanımamış olsa da, hilafet 1924’ten itibaren fiilen bitmişti. 1939’daki rapor, onun sürgündeki çaresizliğini ve unvanını maddi çıkar için kullanma eğilimini gösteriyor...
Bir fıkra yüzünden, Dava açan @adalet_bakanlik Apo piçine dava açacak mısınız? Kürt vatandaşlara hakaret ederek, halkı kin ve nefrete teşvik etmiştir. Kürt vatandaşlarımıza beyinsiz demişti.
Bir fıkra yüzünden, Dava açan @adalet_bakanlik Apo piçine dava açacak mısınız? Kürt vatandaşlara hakaret ederek, halkı kin ve nefrete teşvik etmiştir. Kürt vatandaşlarımıza beyinsiz demişti.