Toki İstanbul kura çekiminde bir haksızlık/teknik aksaklık olmuş olabilir mi? Çekiliş esnasında bu ekranda ilk hane hiç 1 olmadı. Hep 0 ile başladı.
Oysa katılım listesinde başı 1 ile başlayan yani kura sıra no'su 1milyon üstü olan 73 bin kişi vardı.
Akşama kadar millet "7 haneli neden hiç çıkmadı" diye şikayet etti. Ben de bu konuyu takip ettim. İşte gördüklerim:
@Toki_Kurumsal@murat_kurum
Şu fotoğraftaki görüntüye neden basitçe "polis müdahalesi" denilemeyeceğini en yalın ve net biçimiyle açıklayayım:
Yüzüstü sert zemine yatırılmışken ensesine diz koyularak vücut ağırlığı ile baskı yapılan bir insanın soluk borusu daralır ve hatta çökebilir. Bu sebeple enseye diz atılması (knee to neck) uygulaması tüm dünyada kolluk uygulamalarında terk edilmektedir. ABD dahil pek çok ülkede tam da bu sebeple ölümler olmuştur. Bu ölümlerden bazıları olağanüstü büyük toplumsal tepkilere de yol açmıştır.
Bir yandan bu son derece tehlikeli uygulamaya girişilmişken aynı anda yerdeki o insanın sırtını da ilaveten bir diğer kişinin yere basması ve o esnada kolunu da ters açıda çekmesi, yerdeki insanın diyaframına da aşağıya inecek alan kalmamasına yol açar. Böylece kişinin hem soluk borusu daralmış hem nefes çekecek alanı kalmamış olur.
Bu vaziyette yerde olan kişinin ağzı da örtülü haldeyse, bu 3 etkiye birden aynı anda maruz kalan bu insanın soluk alması hemen hemen imkansızdır.
Bir kişinin soluk almasının engellenmesi, polis müdahalesi değildir; işkencedir.
Boykot konusunun hukuki boyutunu, teknik terimlere, geçmiş dosya referanslarına ve mevzuat maddelerine girmeden yalın biçimde anlatayım:
Politik ifade özgürlüğünün boykot boyutu yeni çıkmış yahut ülkemize özgü bir konu değildir. Bu tür eylemlerin kutupları keskinleştirici ve kucaklaşmayı zorlaştıracak boyutları olup olmadığı tartışılabilir, ama zaten eziyete ve adaletsizliğe maruz kaldığını düşünen ve sesinin inatla duyulmadığını bilen bir toplum kesimi varsa ona kucaklaşmaya alan bırakmasını söylemek de zordur.
Aynı şekilde, politik ifade özgürlüğünün bir unsuru olarak kullanılan boykot enstrümanına sırf belli noktalarda ekonomik kayba yol açıyor diye haksız fiil özellikleri yüklemek de mümkün değildir.
Nitekim burada kullanılması gereken kavram da "zarar" kavramı değildir, "etki" kavramıdır. Elbette tepkiye maruz kalan noktalar yönünden zarar algısı oluşabilir. Ancak hukuken, sahada bu uygulamaya gidenler yönünden zarar kastı değil sesini duyurma kaygısı olduğu düşünülür. Bu sebeple, bu tür boykotlar belli bir olgunluk seviyesine gelmiş anayasal düzenlerde ifade özgürlüğünün bir parçası olarak çözümlenirler. Etkisinin içinde ekonomik kayıp var diye zarar kavramına sığınarak ifade özgürlüğünün baskılanması yoluna gidilmez.
Bundan 60 sene evvel ABD'de Mississippi eyaletindeki Claiborne County'deki siyah Amerikan vatandaşları ayrımcılığı ve eşitsizliği protesto etmek için beraberce boykot yoluna başvurduklarında da durum böyleydi, bugün de durum aynı. O dosya 16 sene sonra ABD Yüksek Mahkemesi tarafından oy birliğiyle ifade hürriyeti çerçevesinde çözümlendiğinde, zaten medeni memleketlerin tamamına yakınında vatandaşın ticari boykot suretiyle sesini yükseltmesinin zararı değil ifadeyi hedefleyen bir eylem olduğu kabul edilmişti. O tarihten bile 43 sene sonra, 2025 senesinde, bu temel hukuki konulardaki evrensel ifade özgürlüğü kazanımlarını tartışmaya açmak yerine "vatandaş ne demeye çalışıyor" konusuna kulak vermeyi denemek de mümkün. Bunun için tek gereken, duyma niyeti.
bugün çağlayan en acayip günlerinden birini yaşadı. okurken bile zorlanabilirsiniz. 18-19 yaşında, ilk kez bir eyleme katılan gencecik çocuklar tutuklandı. avukatın mesajını okuyun lütfen.
eylemlerden dolayı gözaltına alınan 206 kişiden 173 kişi hakkında tutuklama kararı verilirken; 31 kişi ev hapsiyle, 2 kişi yurt dışı çıkış yasağıyla, 1 kişi adli kontrolsüz serbest bırakıldı.
Listemizi @herkesicinCHP Genel Başkanı @eczozgurozel açıkladı.
İşte #BOYKOT listesi.
Espressolab
⛔D&R
⛔İdefix
⛔İstikbal
⛔Demirören AVM
⛔Kilim Mobilya
⛔Ülker
⛔Türkpetrol
⛔Milangaz
⛔Likitgaz
⛔TRT
⛔TGRT
⛔İhlas ev aletleri
⛔CNN TÜRK
⛔Milli piyango
⛔İddia com.
⛔Misli com ve ETS Turizm.
Haydi Türkiye.
#BoykotListesi ne sahip çık.
Sevgili vatandaşlarım,
Türkiye bugün büyük bir ihanete uyandı.
Yürütülen yargı süreci bir adli işlem değildir. Tam bir yargısız infazdır.
Milletimizi sorumluluk duygusu içinde hak mücadelesine davet ediyorum. Bu hak mücadelesi milletimizin ve evlatlarımızın geleceği meselesidir.
Türkiye’nin geleceği için bugün mutlaka oyunuzu kullanın. Sonra da İstanbul Saraçhane’de ve diğer illerimizde demokrasi meydanlarında buluşarak sesinizi yükseltin.
Milletin iradesini çalanlara karşı sorumluluk alma, hak mücadelesine katılma günüdür.
Hiç kimseyi arkada bırakmadan hep birlikte.
Sağ olsun @evrimkuran sayesinde Z kuşağı hakkında çalışma fırsatı buldum. Ülkenin ilk Z kuşağı kitabının editörlüğünü ve sokak araştırmasını yaptım. Bu eylemin sahibi Z kuşağıyla ilgili size naçizane bilgi vereyim:
•Bu kuşağın en büyük hassasiyeti adalet duygusudur. Adalet duygusunu her şeyin önünde tutarlar.
•Yatay öğrenmeyi değil, derinlemesine öğrenmeyi önemserler. Her konudan az az değil, bir konuda çok bilgiyi ararlar.
•Duygusal değil, gerçekçidirler. Gerçek olanla bağları çok kuvvetlidir. Gerçeğe ulaşana kadar vazgeçmezler.
•Otoriteyle bağları zayıftır. Diğer kuşakların taşıdığı korkuyu bilmezler. Onları korkutamazsınız.
•Diğer kuşakların “şımarıklık” veya “küstahlık” diye adlandırdığı şey, bu kuşağın özgünlüğüdür.
•Bireydirler. Haklarını her koşulda, herkese karşı savunurlar.
•Ve yenilmezdirler. Çünkü onlar bizim yenilgi tarifimizi bilmezler.
Bambaşka ve çok özel bir kuşak sokağa çıktı. Korkusuz, özgün ve kararlı bu ruh durdurulamaz.
Kreş açtığım için hakkımda soruşturma açılmış. İfade vermek isterdim ama şu an gözaltındayım, yoksa seve seve bu şehrin çocukları için yaptığımız kreşleri tüm gücümle savunurdum. Kreş açma suçunu işlemeye devam edeceğiz. Geleceğimiz olan evlatlarımızın kreşlerini de milletimize emanet ediyorum.
Epözdemir: Davayı ret bile edemezsiniz bence ceza davasını beklemeden. Bu davayı kabul edecekseniz ki görünen o ki başka şansınız yok. Herhalde beklemek durumundasınız.
Doğan : Bize ceza davası açıldı. Orada hukuka uygun denirse bu dava boşa düşecek, hukuk aykırılık kalmayacak. Ceza davasında beraat kararı verilirse ne yapacaksınız? Ceza davasını neden beklemiyorsunuz?