#Şişli
Şişli Belediyesi’ne gelen öğrenciler eylemlerini sürdürüyor. Türkiye’de çok uzun yıllardır böylesine kitlesel bir öğrenci eylemi gerçekleştirilmemişti.
Miting sonrası arkadaşlarla otobüs önünde sohbet ediyordum. Meydandaydık, Kemer’de değil bu sırada. Bir anda polis saldırdı, her yeri kuşattı, ibb binasına girmek için izdiham oluştu, insanlar ezildi, yüzlerce genç birbirini ezerek İBB’ye girdi. İBB önünde barikatlar vardı. O yüzden onların üzerinden atlamak gerekiyordu, birçok insan atlayamayıp düştü, üzerine basıldı. İBB içi çok karışıktı, 2 gündür aynı şey yaşanmasına rağmen hala bir organizasyon maalesef yok.
O sırada Özgür Çelik’i gördüm, biri ona haykırarak bağrıyordu. Yanına gittim ve “Özgür bey, bir şey söyleyebilir miyim lütfen” dedim. Yanıma geldi, bir 5-6 dakika konuştuk. Bir kamera da bu konuşmayı çekiyordu, belki internette yayınlanmıştır. Çok kibar biçimde “Özgür abi, lütfen akşama doğru şu İBB önündeki 3 katlı barikatı kaldırın, izdihama bizzathi siz tanık oldunuz, arkadaşlarımız ezildi, çok rica ediyorum.” dedim. Ardından bana “size(gençleri kastediyor) Bozdoğan Kemer’ine gidip polisi provoke etmenizi biz söylemedik, bizim sorumluluğumuz yok” minvalinde bir şey söyledi ve azarlamaya başladı. O sırada ben ama Saraçhane İBB önündeydim, kemerde değil. Sanki polisin kemeri geçip Saraçhane meydanında jopla önüne geleni arasına alması normal değil, ama binlerce gencin anayasal hakkını kullanmaları anormal. Alaycı bir tavırla, “e Aksaray üzerinden gidiliyor taksim’e,kemer’de işiniz ne? dedi.
Ben Özel’in dün eğer İmamoğlı tutuklanırsa taksim’e gidileceğini, Saraçhane’nin artık bizim evimiz olduğunu, orada toplanıp bir şey değiştirilemeyeceğini söylemeye çalıştım. En sonunda da kulağıma eğilip “Sizler eylemlere ne kadar zarar verdiğinizi bilmiyorsunuz.” dedi, ben de “canın saolsun Özgür abi” diyerek ayrıldım.
Ben chp’li bir seçmenim, en yakın hisettiğim parti hep chp’liydi. Ama hayatımın sonuna kadar, konuşmamızın sonunda kulağıma eğilerek, gençleri kastederek “ne kadar mücadeleye zarar verdiğinizi bilmiyorsunuz” dediğini hiç unutmam. Yine İmamoğlu’na oy veririm, yine chp’ye basarım. Ama fazlasını yapar mıyım bilmiyorum. Yazıklar olsun Özgür abi. İlk başta sadece dedim ki “lütfen barikatları kaldırın insanlar ezildi polis saldırınca.” O da “e niye bozdoğan kemerine gittiniz o zaman?” dedi aynen. Normal olan şey, polisin saldırması. Normal olmayan anayasal hakkımızı aramak. Özel demedi mi cumartesi günü İmamoğlu tutuklanırsa Taksim’e gideceğiz diye. Kaldı ki ben o sırada kemer’de değil, saraçhane’de miting otobüsü önündeydim. Polis veznecilere kadar geldi.
Sanki “marjinal” sol gruba üyeyim, hayatımda ilk kez bir siyasal mitinglere katıldım. Hiçbir siyasi kuruluşa veya derneğe üyeliği bulunmayan ortalama bir türk genciyim. Aklıma geldikçe o azar göz yaşlarımı tutamıyorum ya, metroda sinirden ağladım çünkü kendimi de edilmiş hissediyorum. Ben otobüsün önünde arkadaşlarımla sohbet ediyordum. Tam bir hayal kırıklığı ya. Çok üzüldüm, ben ilk oyumu senin partine kullandım, İmamoğlu’nun CB olmasını 2019’dan beri istiyordum, hala istiyorum. Sıkıntı yok, yine Chp’ye mühürü vuracağız, Eko’yu Çankaya Yokuşu’ndan tırmandıracağız inşallah. Ama hangi yüzle şimdi polisin öldüresiye dövdüğü gençlere bakacaksınız? Fişek falan atan değil, metroya yürüyenlerden bahsediyorum. Ama siz bizi suçladınız, kulağıma eğilip “ne kadar zarar verdiğinizi bilmiyorsunuz” demenizi hayatım boyunca muhtemelen unutmam. “Siz” dediği de bugün Saraçhane’yi dolduran 10 binlerce genç. Türkiye’de bir gün demokrasi gelirse, bugün azarladığınız gençler sayesinde gelecek Özgür abi.
Dün akşam BBC radio’ya çıktım ve mitingleri ve muhalefeti savundum. Ailem çok kızdı ve korktu bu yüzden, “neden uluslararası basına çıkıyorsun, seni bulup tutuklarlar” dediler. Kaç gündür Saraçhane’ye geliyorum, ailemle dahi aram açıldı bu yüzden. Bu bize reva görülmemeliydi…