bir de fıtrat çıktı başımıza fıtraten kadın çalışmaya uygun değilmiş kadın tarlada taş taşırken bi köşede çocuğunu doğururken kimse fıtrat demiyodu masa başı iş yapınca mı fıtrata ters oldu anlayamadık
neyse bugünlük bu kadar feminist öfke ytrli bye
Öğretmenliği zorlaştıran öğrenci değil adaletsizliktir. İnsanı tüketen iş yükü değil mobbingdir. Haksızlık karşısında susman, görmemen, duymaman beklenir. Bir öğretmeni yıpratan mesleği değil vicdansız insanlardır. Ve her şeyin bir hesabı vardır kimi makamda kimi vicdanda verilir
Madem gönderiyorsunuz öğretmeni ailesinden uzak, hiç bilmediği coğrafyaya ve kültüre sahip de çıkın! Kadıncağız ne kalacak yer bulabilmiş ne de okula gidecek bir araç…Uğradığı zorbalığa rağmen biri de çıkıp hakkını savunmamış soruşturma açılmamış!
#Irmaköğretmeniçinadalet
@AyhanAr35729544@srnll95 Bende eşimde Urfa’ da köyde seve seve hizmet verdik. Öğretmenlik yıllarımın en güzel zamanlarıydı. Servisle gittik geldik. Ek dersimiz servis ücretine gidiyordu. Ama hiç şikayet etmedik. Ama servis olmasa ne yapacaktım iki öğretmenli okullar var. Bu durumlarda lojman ayarlanıyor.
Birileri mobbing ve baskı sonucu olduğunu iddia etmiş. Çok üzücü. Böyle başarılı, parlak ve güzel insanlar her yerde dikkat çekiyor ve baskı altına alınıyorlar. Amaçları zaten psikolojinizle oynamak, sizi hayata küser hale getirmek. İnadına daha da iyi, daha da parlak, daha da masaya yumruk vuran biri olacaksınız. Onları oturdukları yerde size baktıkça kıskançlıktan acıyla kıvranır hale getireceksiniz. Onların psikolojisi bozulacak, sizin değil. Gerekirse onlar hastalanacak ya da ölecek, siz değil. Bunu yapamayan insanlara destek sistemleri kurmamız gerekiyor. Belli ki bu öğretmen bu sisteme ulaşamamış. Benim gibi insanların güç etiği ve bağımsızlık üzerine yoğunlaşma sebebi bu. Bunlar okullarda öğretilmiyor. Daha fazla can gitmemesi için lütfen bu alanlarda yardım destek ve bilinci arttıralım. Mobbing, baskı, iftira ve yalan cinayet girişimidir. Bedellerini en ağır şekilde ödetmeliyiz.
Okullar sizin babanızın yeri değildir, keyfinize göre uygulama yapamazsınız, kadınlara baskı uygulayamazsınız. Yalnızlaştırılan, hayatı zorlaştırılan ve hayattan koparılan
#Irmaköğretmeniçinadalet
Ağrı’da 24 yaşındaki öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın evinde ölü bulunması, bir kadının ve eğitimcinin maruz kaldığı ağır baskıları ve yalnızlaştırılmayı gözler önüne serdi.
İstiklal Kadınları Hareketi olarak, ilk bulguların intihara işaret ettiği bu acı olayın arkasındaki ihmaller zincirini yakından takip ediyoruz.
Irmak öğretmen, daha önce görev yaptığı okuldaki müdürün fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kalmış, ancak sistem şiddet uygulayan kişiyi cezalandırmak yerine mağdur olan Irmak öğretmenin görev yerini değiştirmiştir.
İlçe merkezine 50 kilometre uzaklıktaki bir köy okuluna gönderilen genç kadına kalacak bir lojman sağlanmamış, her gün bu zorlu yolu kendi imkanlarıyla aşmak zorunda bırakılmıştır. Bu durum onun üzerinde hem çok büyük bir ekonomik yük hem de ciddi bir güvenlik kaygısı ve psikolojik baskı yaratmıştır.
En acısı da Irmak öğretmenin yaşadığı bu mobbingi, barınma ve ulaşım sorunlarını defalarca resmi kurumlara dilekçelerle bildirmiş olmasına rağmen yetkililerin bu çığlığa sessiz kalması ve hiçbir çözüm üretmemesidir.
Genç bir kadını, bir öğretmeni çaresizliğe ve yalnızlığa mahkum eden bu düzene karşı sessiz kalmayacağız. Şiddete uğrayanın sürgün edildiği değil, şiddet gösterenin ve bu duruma göz yumanların hesap verdiği bir sistemi kurana kadar mücadelemiz sürecek.
İstiklal Kadınları Hareketi olarak, Irmak öğretmeni bu noktaya sürükleyen tüm sorumluların açığa çıkarılması için sürecin sonuna kadar takipçisiyiz.
Zor şartlar altındaki yerlere öğretmeni tayin edip gerisine hiç bakmıyorsunuz. Madem orada hizmet verecekse lojmanını sağla, ulaşımına yardımcı ol, ilçe milli eğitimler ne işe yarar öğretmenin derdiyle ilgilenmeyecekse? Öğretmenler sistem için feda edilen kurbanlar değildir.
Irmak öğrencimdi. Hayat dolu, idealist ve mesleğini çok seven bir çocuktu. Bir ay önce mezun etkinliğinde öğrencilerimle söyleşi yaptı. Herkese ilham oldu. Bugün her kim onu bu sona sürüklediyse araştırılmalı ve gereken yapılmalı. Çok çok üzgünüm. @tcmeb
Kanal D'de ilk bölümü yayınlanan "Daha 17" isimli dizide yer alan sınıf sahnesinde öğrenci, öğretmene "Yeter, hoca!" diye sesleniyor. Güya öğrenci mağdur ve hakkını savunan taraf, öğretmen ise haksızlık yapan taraf olarak gösteriliyor. Bıktık bu saçma sapan dizilerden. Bıktık toplumun önüne öğretmeni atan, öğretmeni hedef gösteren yapımlardan. Öğretmenler, sendikalar ve Bakanlık artık sessiz kalmamalı! Herkes bu tip yapımlara karşı tepkisini göstermelidir!
Perşembe Yaylası’nda maden aramasına hayır.
Herkes Norveç’e gitmek ister ama hiç kimse kendi Norveç’ine sahip çıkma derdinde değil, vatandaştan başka. Şu olağanüstü güzellikler maden tehdidi altında. Milyonlarca insanın her yaz gelip huzur bulduğu, buz gibi suyundan içip çayını demlediği, göğe bakıp rehabilite olduğu, şehitlere ev sahipliği yapan Ordu, Perşembe Yaylası yok olmasın.
Buraya bırakın maden ocağı açmayı ya da sondaj vurmayı; çayırlarında yürüyen insan, kırılgan bir cevherin üzerinde yürür gibi narin adımlar atmalıdır.
Ülkemizin mücevher değerindeki yerlerinden biridir, bir hazinedir.