3 FOTOĞRAF 1 KAHRAMAN
Aşağıdaki 1. Fotoğraf 10 şubat 1964'de İngiliz savaş muhabiri Don McCullin tarafından çekildi.
McCullin'e Dünya çapında birincilik ödülü kazandıran bu fotoğraftaki kişi kravatı şapkası, beyaz gömleği pardesüsü ve sten otomatik silahı ile direnişe katılan+
"Ben hayatta nadiren ağlayan bir adamım. O da Uşak'ta, burada vaki oldu."
Atatürk, 16 Ekim 1925 günü Uşak'ta yaptığı yetimhane ziyareti sırasında bir şehit çocuğu Azmi, şöyle bir konuşma yaptı:
Beni söyleten etken var. Söyleyeceğim. Çünkü ben içinde lavlardan intikam fırtınaları, intikam boraları esen bir volkanım. Gök gürültüleri, yıldırımlar, şimşekler benim depremlerimden, sarsıntılarımdan meydana gelir. Dünyanın hayat ve mematı benimle kaimdir. Maddi, manevi hiçbir kuvvet bendeki feveranı söndüremez.
Ne Alp dağlarının buzulları ne Niagara'nın coşkun köpükleri ne okyanusların kudurmuş dalgaları benim bu feveranıma hiçbir engel teşkil edemez. Çünkü ben, bu hain kuvvetler tarafından tecavüze uğramış bir yetimim. Babamı şahadet, annemi sefalet, vatanımın mamurelerini düşman zulüm ve vahşeti aldı götürdü.
Şimdi ben, kökü kurumuş, dalları kırılmış kuru bir ağaca benziyorum. İşte bunun içindir ki, söyleyeceğim. Dünyanın en amansız düşmanları beni men etse yine söyleyeceğim.
Muhterem Paşa Babamız; bendeki bu azmi, bu imanı halkeden, yaratan aziz ve mukaddes bir kuvvet var; işte o da Türk yurdunu, Türk camiasını ilerleme nurlarına boğan, gelişmenin doruklarına ulaştırmaya saik olan büyük varlığınızdır. Nasıl ufak bir işaretinizle Türk orduları sefil ve alçak düşmanları aziz vatandan kovdular ve Akdeniz'de boğdularsa, ben de ve benim gibi, içinde volkanlar taşıyan binlerce şehit yavrusu ve bütün millet kurtarıcı elinizle işaret buyurduğunuz kurtuluş yolundan yürüyeceğiz, yürüyeceğiz.
Dumlupınar şehitliğinde, mübarek Dumlupınar kabrinde yatan aziz şehitlerin ruhlarını şad edince ye kadar yürüyeceğiz.
***
Atatürk, bu konuşmayı dinlerken ağladı. Ve şöyle söyledi:
Şehit yavrusunun sözleri ruhumda büyük bir heyecan doğurdu. Bunun derecesini gözlerimden akan yaşlardan anlayabilirsiniz. Ben hayatta nadiren ağlayan bir adamım. O da Uşak'ta, burada vaki oldu.
Kaynak:
AA, 17.10.1925
Hakimiyet-i Milliye, 18.10.1925
Cumhuriyet, 18.10.1925
Ahmet Bekir Palazoğlu, Başöğretmen Atatürk
Anayasa:
Siyasî Haklar ve Ödevler
I. Türk vatandaşlığı
MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Bu madde silinirse; yerine TC vatandaşı ya da Türkiye vatandaşı ya da yalnızca vatandaş denirse ne olur?
Kadına saygı Türk'ün töresindendir...
"Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın"
- Mustafa Kemal Atatürk
#8MartDünyaKadınlarGünü
Hiçbir şey söylemiyorum,aslında söylenecek söz çok , edilecek küfür de çok ama neyse. Evladını vatan toprağına veren babanın bakışları altında ezilirsiniz inşallah...
“Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyen Teğmenlerin yaptığı savunmalar:
• Teğmen Ebru Eroğlu: Mustafa Kemal’in askeri olmakla gurur duyuyorum. İçimdeki Harbiyeli ruhu hiçbir zaman ölmez. Omzumdan rütbem alınacak olsa bile bu ruhu her zaman yüreğimde yaşayacağım.
• Teğmen Gazi Kılıç: TSK'ya sadakatle bağlı, Atatürkçü, şerefli bir Türk subayıyım. Vatana hizmet etmek için üniforma şart değildir.
• Teğmen Serhat Gündar: Tek endişem beni yetiştiren ve bu üniforma ile rütbeyi layık gören Türk milletine olan hizmet borcumu ödeyememe ihtimalidir.
• Teğmen İzzet Akarsu: Her zaman Ulu Önder Atatürk’ün izinde olacağım. Türk istikbalinin evladı olarak şerefle doğdum, şerefle yaşadım, şerefle öleceğim.
• Teğmen Deniz Demirtaş: Kişiler gelip geçicidir, baki kalacak olan ise Atatürkçülüktür.
9 Ocak 1916 Çanakkale Zaferi ve İtilaf Devletleri'nin Gelibolu Yarımadası’nı Tahliyesinin 109. yıl dönümünde Çanakkale Ruhu'nu bizlere miras bırakan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle anıyoruz.
#9Ocak#ÇanakkaleZaferi#ŞerefTürklerindir
İtalya’nın Ascoli Piceno kasabasında 1529 yılında yazılmış yazıt;
Yapabilen istemiyor,
İsteyen yapamıyor,
Bilen yapmıyor,
Yapan bilmiyor,
Ve Dünya böyle kötüye gidiyor…
🔴#SONDAKİKA | Kılıç töreninde ‘Mustafa Kemalin Askerleriyiz’ diyerek bağıran ve haklarında soruşturma başlatılan teğmenlerin Tabur Komutanları Binbaşı S.İ. görevden alındı. (Cumhuriyet Gazetesi)
Binbaşı S.İ.:
• An itibarıyla ...’ya görevlendirildim. Sebep olarak teğmenler ile ilgili bir durum olduğunu değerlendiriyor ve biliyorum.
• Komutanlık makamı tarafından teğmenlere sahip çıktığım onları tebrik ettiğim yönünde değerlendirme oldu.
• Şunun bilinmesini isterim ki... buradan haykırıyorum. Ben teğmenlerden önce de Mustafa Kemal, onun silah arkadaşları ve tüm Milli Mücadele şehitlerinin askeri idim şimdi de Mustafa Kemal, onun silah arkadaşları ve tüm Milli Mücadele şehitlerinin askeriyim.
• Bu vatanı kuran bize emanet bırakanların izinde olmanın bunlara sebep olacağını bilmiyordum.
• Bilse idim yine yapardım. Çizgimden bir an olsun sapmayacağım. (Barış Terkoğlu)
"Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu; Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.”
#GaziMustafaKemalAtatürk