Çok yakınsın bana. Göz açıp kapayıncaya kadar buradasın. Soğuk sanırlar seni, korkarlar senden. Oysa aklıma geldiğinde ısıtırsın beni.Sürur dolar içim seni hatırladıkça. Ne de güzelsin, alırsın beni bu aciziyetten. Vasıl olurum sayende lahuta.
“…dünya hayatı,bir oyun,bir eğlence,bir gösteriş,aranızda bir övünme,mal ve evlatta çokluk yarışından ibarettir…”
Geçiciliğe aldanmaz,dünya kendisine zarar vermez ve kalbini hasta etmezse ilmin neticeleri,yaratanın,mülk ve melekûttaki sırların marifet lezzeti kalbinde doğar.
İnsan sahip olduğu körlükle hiçbir şeyden haberi olmayan bir çocuk gibidir. Lakin aklını kullanıp düşünse bu lezzet ona da gizli kalmaz. Tefekkür,tefekkür,tefekkür…
Ey nûr-i ulûhiyyetinin zılli avâlim
Zıllin bile esrâr-ı zuhûrun gibi muzlim
Kürsî-i celâlin -ki semâlarla zeminler
Bir nokta kadar sahn-ı muhîtinde tutar yer
Dünya bir yokluk içinde değil; sen bir körlük içinde yaşıyorsun. Bütün âlem her an O'nun tecellîsiyle parlamakta, ama senin gözün üstündeki perdeler bunu sıradan eşya gibi gösteriyor. Bir velîye bütün âlem bir mucizedir; sıradan bir göze ise bir mucize bile sıradan görünür.
@talesamurai44 +++Lakin bu Allah’ın bazı durumlarda kendi kudretini ona göstermesine engel değil.Bir nebze hakim derken kastettiğim bu.
"O, gaybı bilendir. Kendi gaybına kimseyi muttali kılmaz. Ancak seçtiği elçiler müstesna..."
Cin 26 +++