@EfeBey2323@isecretary1 Şuan bulunduğum yerde 3.500 maliyetli evler 2.900'e falan satılıyor Nakit ihtiyacından . Geçen sene teklifte bulunduğum 4.2'den düşmeyen ev sahibi de satamamış evi hala fiyatı geri çekmiş ilandan . Buranın dışındakileri bilmem ama .
@WordsnWisdom26 https://t.co/5SAji6HuRR Let those who want strong legs think of themselves as smart; the true genius is the one who seeks the easy way. Who is the fool ?
Bir yerde okumuş muydum yoksa dinlemiş miydim, valla hatırlayamadım ama diyor ki: 'Yarın Allah’ın elindedir. Allah’ın elindeyse o vakit emin eldedir. Yarını Allah’a bırak, sen bugüne odaklan.'
Doğduğumdan beri kontrolsüz bir oventhinkerken son 1 - 1.5 yıldır kafamda ses falan yok bende burada anlatılan arkadaş gibiyim . Daha münzevi bir insana dönüşmek buna sebep oldu diye düşünüyorum . Her mevzuyu Allah'a bağlayıp kapatıyorum konuyu .
Hiçbir şey düşünmeden saatler geçirebilen biriyle tanışmıştım. Örneğin otobüste giderken müzik mi dinliyor? Sadece müzik dinliyor o esnada. Çalışıyor mu? Sadece yaptığı işe bakıyor. İşine yarayacağında, canı istediğinde düşünüyormuş. Yani kendiliğinden iç sesi yok ama içinden konuşabiliyor. Bu kişi inanılmaz uyumlu ve çalışkan biriydi, belki bağlantısı vardır. Ama çoğu konuda da fikirleri toplumun genelini yansıtıyordu, neredeyse hiçbir konuya kendi yaklaşımını getirmiyor ve buna ihtiyaç duymadığını açıkça söylüyordu. Gerçekten de çok mutlu bir insandı...
Konuyla bağlantılı olarak, bu kişinin otokontrolüne çoğumuz sahip olmadığımız gibi nasıl düşüneceğimizi de seçemiyoruz. Bu iç ses meselesine taktığım için çevremdekilere iç seslerini sorarım uzun süredir. Reddit'te falan da yazılanları okurum. Bazı kişiler cümlelerle düşünüyormuş, filmlerdeki gibi. Bazı kişiler görsel düşünüyormuş. Bunların bazıları gözünü kapatınca, bazıları gözü açıkken bir şeyler hayal edebiliyormuş. Yani hepimiz çeşit çeşitiz cidden.
Bazen düşünme şeklimiz hayatımızı derinden etkileyebiliyor. Mesela kardeşim hiçbir şeyi gözünde canlandıramıyor yani "afantazi"den muzdarip ve ressam, ben cümlelerle değil imgelerle düşünüyorum (anendofazi?) ve tüm hayatım yazmak üzerine kurulu.
Kardeşimin resim yapma motivasyonlarından biri, dünyada var olmayan herhangi bir şeyi ancak bu şekilde görselleştirebilmesiymiş. Mesela bir şeyi kafasında sözlü olarak betimliyor ve onu ancak kağıda/ekrana dökmeye başladığı zaman hayal ettiği şeyin üç aşağı beş yukarı neye benzediğini görebiliyor.
Bende ise şöyle oluyor: Gündelik hayatın herhangi bir noktasında kelimelerle düşünmüyorum. Yani "şu borcu ödemem lazım" "acıktım, yemek yiyeyim" "öf bu kişiyi de hiç sevmiyorum, niye geldi ki" tarzı düşünceler olmuyor. Sadece dümdüz açlık, sinir, mutluluk vs. hissediyorum; ya basit bir kelime ya da görsel olarak bir şeyler geliyor gözümün önüne ve dürtüsel bir şekilde yapıyorum neredeyse her şeyi. Bunun çok da dezavantajı var. Acıktınız ve gözünüzün önünden yemek imgeleri gitmiyor, beyniniz durmadan "yemek, yemek, yemek" diye tekrarlıyor. Ama ne yemek yapacağını ancak hayal edebiliyor planlamaktan ziyade. Yataktan kalkacaksınız ama kafanızda "kalkınca sırayla şunları yaparım" tarzı bir liste yapamıyorsunuz, yapacağınız her şeyi baştan sona video ya da resim şeklinde imgelemeniz lazım ki bu da beyni yoran bir süreç olduğu için kalkmak zorlaşıyor. Belki bu sebepten otokontrolüm, planlılığım çok düşük. Düşünmeden konuşurum, ağzıma gelen lafı son anda susturur ya da cümleyi yarıda değiştiririm ama mesela doğaçlama rol yapmakta çok iyiyimdir çünkü kendimi oyuna kaptırdığımda beni engelleyen bir iç ses olmaz orada.
Ama iç ses tamamen yok değil. Mesela uykuya dalarken, otobüste giderken falan podcast kaydeder ya da video çeker gibi kasıtlı şekilde içimden konuşabiliyorum. Özellikle depresyonda iken kasıtsız olarak kafamın içinde başkaları ile hayali konuşmalar yapıyorum, onlara kendimi anlatıyor ya da bana söyleyebilecekleri kırıcı şeyleri simüle ediyorum. Hatta bu saatler sürebiliyor ve zamansal kopmalar yaşayabiliyorum. O yüzden anendofazinin yanına soru işareti koydum. Bu tür içsel performanslar hariç benim için konuşmak ve yazmak, düşüncelerimin kelime olarak neye benzediğini görmenin tek yolu. Belki bu yüzden ikisini de bu kadar fazla yapıyorum.
İlginç bir şekilde kardeşim yazmaktan nefret eder, ben resim yapmaya yönelik bir motivasyon bulamam. Belki de, zaten gözümü bile kapatmadan görebildiğim bir şeyi resmetmeye uğraşmak çok yorucu geliyor.
Tüm bunlar bana acaba düşünme şekillerimizle yaşamlarımızda yaptığımız tercihler arasında başka nasıl bağlantılar olabilir diye düşündürdü. Ama mesela bu düşünceyi buraya yazana kadar kendim de bilmiyordum. Zihinlerimiz... Her biri tuhaf ve güzel ✨
@yugenmarkos Bu tarz meselelerde dini veya kadim öğretilerin yorumlarını önemserim . Hemen hepsi de mecbur kalmadıkça ilişki harici boşalımı kısıtlıyor . Tabi bunlar benim fikrim herkeste vaziyet fizyoloji kaynaklı fark ediyordur .
@yugenmarkos Doğrudur uzlaşması zor bir konu . Ben sağlıklı bir ilişkide enerji alışverişinden kaynaklı sorun görmüyorum ama el ile boşalımda ciddi problemler var . Bunu kendi spor hayatımda da deneyimliyorum . Boşalım olmadığında özellikle alt vücut çok daha güçlü ve stabil . Ayrıca +
@sefauygunn Kullanımıyla alakalı tecrüben var mı ? Hakkında hala yeterli kaynak bulamıyorum . Ortada bir hadis varsa o şüphesiz gerçektir ancak tecrübeleri ve araştırmaları da merak ediyor insan .