Eda Erdem: "Cumhuriyetin bize açtığı yolda, Türk kadının ne başarabileceğini gösterdik. Türk kadını mücadele etmeye ve kazanmaya devam edecek. Bu kupa hepimizin.”
Most women do not cry over the man. They are crying over themselves, the effort they put in, the hope they had, the delusion they believed, and the reminder that love has not rewarded them.
ya n'olacaktı? her gün en az bir kadının öldürüldüğü, katillerin "iyi hal" indirimleriyle ödüllendirildiği bir ülkede şiddet sadece evde mi kalacaktı? elbette okullara, hastanelere, her yere sıçrayacaktı. hiçbiri diğerinden bağımsız değil; hepsi aynı çürümenin eseri.
ne kadar korkunç değil mi? dün bu döviz hazırlanıp dışarı çıkıldığında sayı 71'di kadınlar hakları için yürüyüş yaparken bir kadın daha canice katledildi. bu ayıp hepimizin.
Kadınlar parçalanıp cesetleri atık malzeme gibi çöpe atılır hâle geldi bu ülkede. Katili cesaretlendiren yasa, kadınları koruyamayan savcı, siyasi malzeme yapan siyasetçi. Hepinizin Allah belasını versin,hepiniz sorumlusunuz.
Atlas Çağlayan için çağrılan ambulans olay yerine 45 dakikada ulaşmış. Katile caydırıcı ceza vermiyorsunuz, ambulansı yetiştiremiyorsunuz. Çocukların ölümü gündeminizi meşgul bile etmiyor. Siz bu halka düşmansınız. Biz safımızı biliyoruz; ancak tüm mekanizması çökmüş bu iktidarın güzellemesini yapanlar da artık katillerin safında olduklarını bilsinler. Sizinle ortak acılarımız ve mutluluklarımız yok. Siz, bir avuç şerefsizin mutlu olduğu düzenin yaratıcılarısınız. Kendi kendinize yarattığız içi boş, sözde ahlakçı kurallarınızla toplumun ahlak ve etik değerlerini yok ettiniz. En altınızdan en üstünüze kadar hesap vereceğiniz günleri görmek dileğiyle.
Türk kadının kendini savunma içgüdülerinin fazla gelişmiş olma sebebi genetik değil, tamamen eşkıya ve abaza dolusu bir cografyada sıkışmış olmalarıdır