Hiçbir ülkede yabancı hissettirmeyen şeylerden biri de çocukların parkta oynama sesleri. Aynı cıvıltı, aynı kahkahalar, aynı bağırışlar. Bir anlığına dil de kültür de aradan çekiliyor. Gözlerimi kapatırsam, nerede olduğumu unutup istediğim yere ait hissedebilirmişim gibi
Rüyamda biri şarkı yazmış ve instagramında paylaşmış, sözde onu dinliyorum ve sözleri geçiyor ekranda bir yandan da. Ve uyanınca çok garip geldi, baya söz beste yazmış bilinçaltım. Hemen bi not aldım kenara. Beyin gerçekten çok garip bir şey ve hatta bazen korkunç
Hızlı geçiş hakkımla güvenlikten geçtim, önümdeki adam burası engelli girişi yalnız dedi ve kendisi de engelli değildi, çalışan da değildi?!? Sen sağlık bakanı mısın abi, sen kulak burun boğaz doktoru musun
As I leave April behind, there is a soft, bittersweet feeling within me. This April was a special one. I know it may sound a little cliche, but as I turned 30, it felt like a quiet door opening somewhere ahead of me. New and old, memories and future, all blurred into one
Social anxiety killer:
traveling solo
asking strangers to take your photo,
asking to photograph interesting people,
saying yes to ‘are you alone?’ question constantly
and eating/drinking solo
Honestly I am so proud of myself :))
Bagajımı yer olmadığı için ön taraflara koymuşlardı ve tabi ki inişte hemen alamadığım için beklemek zorunda kaldım. Yanımdakiler de çıkmak isteyince, yol vermek için hosteslerin yanına geçmek zorunda kaldım ve yan yana durup inenlere gülümseyip iyi günler diledik hep birlikte
Yanlış saat diliminde yaşadığımı öğrendim bugün,aslında iyi bir şey,günler daha geç batıyor işime gelir ama ilginç olan:İngilteryle aynı olması gereken saatler 1940ta Nazi Almanyasıyla aynı hizaya gelmek isteyen Franco tarafından Almanyayla eşitlemiş ve bir daha hiç geri alınmamş