ALGIYA DA KARŞI!
Beşiktaş tribünü, yılların birikimiyle oluşmuş ve ülkenin dört bir yanına yayılan güçlü bir kültürün taşıyıcısı olarak kozmopolit bir yapıya sahiptir. Bu, tartışmaya kapalı bir gerçek olduğu kadar gurur duyduğumuz bir zenginliktir.
Ancak son dönemde yaşananların, asıl bağlamından koparılarak farklı yönlere çekildiğini; suni mağduriyetler üzerinden verilmek istenen mesajın çarpıtıldığını ve tribünümüz hakkında temelsiz, yüzeysel çıkarımlar yapıldığını üzülerek görmekteyiz. Bu yaklaşım, ne Beşiktaş kültürünü anlamaya yöneliktir ne de samimi bir sorgulama içermektedir.
Bahsi geçen kültür; yıllar boyunca hiçbir etnik kökeni, mezhebi ya da kimliği ayrıştırmadan, omuz omuza vererek, emekle ve inançla inşa edilmiştir. Sancağımız, duruşumuz ve şerefimiz olan Çarşı; dün olduğu gibi bugün de, hiçbir farklılığa duvar örmeyen bir anlayışın temsilcisidir.
Ancak herkes şunu açıkça bilmelidir: Bizim tepkimiz ve mesafemiz; bahsi geçen Diyarbakır temsilcisinin ortaya koyduğu söylem ve somut eylemleredir. Şehit verdiğimiz günlerde keyifli paylaşımlar yapan, İstiklal Marşı’mıza saygı göstermeyip protestolarla ıslıklayan, terör örgütleriyle özdeşleşmiş söylem ve şarkılarla kutlamalar yapanlar; bu vatanı asıl ayrıştırmaya çalışanlardır.
Cumhuriyet öncesinden bugüne şehitler vermiş, armasında şanlı bayrağımızı taşıyan bu camianın; kendi stadında bomba patlatanlarla ve bu zihniyete en küçük sempati duyanlarla mücadelesi dün olduğu gibi bugün de, yarın da kararlılıkla sürecektir.
Bizler, bu aziz milletin evlatları olarak; şehitlerimize, bayrağımıza ve vatanımıza saygı duyan, bu değerlere yan gözle bakmayan herkesle, kimliğine bakmaksızın aynı safta yer almaya devam edeceğiz. Çünkü bizim için Beşiktaş; memleketçilikten, hemşehricilikten ve her türlü ayrıştırıcı kimlikten daha üst bir ortak paydadır.
Hiç kimse Beşiktaş tribününden, bu değerlere mesafe koymasını ya da görmezden gelmesini beklemesin. Bu tribünün kimseye borcu yoktur, kimseyi memnun etme zorunluluğu da yoktur.
Unutulmamalıdır ki bu tribün yönünü kaybetmez. Ok yaydan çıkmıştır; artık ne geri döner ne de hedefinden sapar! #SadeceBeşiktaş
Bizim akrabamızın bir çocuğu var. İstedikeri olmayınca çıldırıyor. Çocukla terapiye gittiler "Siz çocuğun her isteğine tamam dediğiniz için çocuk doğru yanlışı bilmiyor" demiş.
İşte Galatasaray'ın durumu bu. Kollanmayınca haksızlığa uğradığını sanıyor.
“Ne Kürt sorunu?” diyorlar… “Öğretmen mi olamadın, doktor mu olamadın?” Kürtler öğretmen, doktor, vekil, hemşire olabiliyor ama “Kürt” olamıyor.
Bakın AK Parti sıralarından biri “Adam olamıyorlar” diyor. İşte zihniyet bu.
Türk bayrağı, bu milletin kanıyla, canıyla yazdığı bağımsızlık destanının sembolüdür. Ona yapılan saldırı, doğrudan milletimizin onuruna ve devletimizin egemenliğine yapılmıştır.
Bu yapılan ne protestodur ne de ifade özgürlüğüdür; bu düpedüz bir provokasyon ve düşmanlıktır.