Ekranda madencinin karasına bakıp adaletten bahsedenler, kendi patronunun karşısında süt dökmüş kediye dönüyor. Uzaktaki yangına su taşımak vicdan rahatlatır ama asıl dürüstlük kendi evindeki yangını söndürmeye çalışmakla başlar.
Size olan güvenimden dolayı sessiz kalışımı saflık sanıyorsunuz ama aslında ben sadece vazgeçtiğim için yaptıklarınızın farkında değilmişim gibi davranıyorum.
Ben giderken en çok seni götürdüm
Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları
Yarıdan düşmüştü yaralarım yardan Armağandı,
Kutsal kitabımdı ziyan edilmiş
Sevgiler atlası
Benim sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi..
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı şehre yağmur yağdı,
Ne kadar önemsenirse, o kadar kırar insan; O yalancı iklimde, saatlerimizin mihveri sana dönük değil. Oysa o tek yönlü seyrin pusulası hâlâ avcumda durur
Demli bir kahveydi, vaktimiz böyle geçti, gözlerin camlarda, ben ise gizli bir sırda. Her güzel sözün ardını ince bir akit seçti... Biliyor musun, son durağa varmadım bile bu yolda. Zira o gölge elbise, sana görünmez bir kale, bana ise yitik bir nefestir.