“BİLİNCİNİ KAYBEDİP YERE YIĞILDI”
Daha önce çıplak arandığını a��ıklayan İBB tutuklusu Fatoş Pınar Türker, bu kez de cezaevinde bilincini kaybedip yere yığıldı.
Avukatının, “tam teşekkülü hastaneye sevk edilsin, başka cezaevine nakledilmesin” diye talebi var
Hepimiz ses olalım!
***
1- Eğer Tayyip gözlerimi kaparım , işimi yaparım dese bile;
2- SEÇSİS ile seçim hileleri önlenebilecekse,
YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK HEVESLİLERİNE ONURSAL CUMHURİYET BAŞSAVCISI
SABİH KANADOĞLU'NDAN UYARI
***
Kimse kendi kendine gelin, güvey olmasın!
***
YENİ ANAYASA
***
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun Yeni Anayasa konusundaki görüşleri:
***
1. Bu meclis; dört yıl için yasama yetkisi almıştır.
2. Meclis üyeleri mevcut anayasaya sadakat yemini etmiştir.
3. 1. ve 2. maddelerde belirtilen nedenlerle bu meclisin bir yeni anayasa yapma yetkisi yoktur.
4. Yeni bir anayasa yapma şartları oluşturmak için,
a. Önce halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği halkoylamasına sunulur.
b. Nitelikli çoğunlukla kabul edildiği takdirde barajsız bir seçimle bir kurucu meclis oluşturulur.
c. Bu kurucu meclisin hazırlayacağı yeni anayasa taslağı yeniden referanduma sunulur.
***
EĞER; ÜLKENİZİ SEVİYOR VE KORUMAK İSTİYORSANIZ , BU YORUMUN YAYILMASINA PAYLAŞARAK YARDIMCI OLUNUZ ...
HATAY’DA NELER OLUYOR?
Dram mı, trajedi mi ne desem bilmiyorum. Anıtkabir inliyordur herhalde…
HATAY GERÇEKLERİ
Lütfen 2 dakikanızı ayırıp okuyun;
Hatay gündemdeyken bazı gerçekleri konuşmamız gerekiyor.
Suriyeli çocuk anneler ve doğumlarını...
Hatay'daki sınır hastanesinden iki doğum paylaşacağım.
Biri 14 bir diğeri de 15 yaşında...
Bu gibi bir çok doğum hadisesi yaşanıyor.
Hatay'da yaşayan bir hemşiremiz anlatıyor. Gelin kendisinden dinleyelim:
"Merhaba Batuhan Bey araştırmalarınızı inceliyorum, sizi takip ediyorum, lütfen bir şekilde bizim de sesimiz olun. Hatay savaşılmadan kaybediliyor. Burada sağlık personeliyim.
Arapça öğrenmemiz konusunda sürekli bir baskı görüyoruz. Gelen Suriyeli hastalar bize tepki gösteriyor Arapça bilmediğimiz için. Bir de Suriyeli doktorlarımız var. Onlar da bizi hor görüyor. Her 10 doğumun 8'i Suriyeli. Erkeklerin 4-5 tane eşleri var.
13 yaşında kız çocukları hamile. Ayrıca iki ay içerisinde bir ismin 2 ayrı yerde doğum yaptığını belirledik ama bakanlıktan herhangi bir yaptırım haberi almadık. Gaziantep'te kimliksiz bir yakınına kendi kimliği ile doğum yatışı yaptırmış. Gerçekten artık nefes alamıyoruz burada.
Araştırılmıyor, kimse bilmiyor burada yaşananları. Daha dün bir adamın 26 ncı çocuğunun doğumunu yaptırdım ve 4 eşi var. Ben, bunlara dur densin istiyorum, lütfen..."
Hatay sorunu burada bitmiyor. Belediye Başkanı Suriyeli doğumlarını gündeme getirdi diye soruşturma geçiriyor.
Hatay'a Suriyelileri profesyonel bir nizamla yerleştirenler sessizliğini koruyor. Hatayla ilgili Suriye ciddi propagandalar yapılıyor. Sosyal medya hesaplarından "Hatay'ı alacağız" diye Türkçe paylaşımlar yapılırken, binlerce beğeni geliyor. Bir örneğin, 2 bine yakın beğenisi var.
Hatay ile ilgili bir başka okuyucumuzun anlattıklarına kulak vermenizi istiyorum:
"Batuhan Abi, selam HATAY/ANTAKYA'dan yazmaktayım, lütfen Hatay’da ki istilanın sesi ol. Suriyeli artışı aşırı fazlalaştı duvarlarda, parklarda Arapça “Hatay bizim" yazıları yazılıyor.
Parklarda bulunan sözde sığınmacı “Erkek”ler kilim serip bebeğini, çocuğunu oynatan Türk anneleri izliyor. Yaşamakta olduğum mahallenin parkına artık Türk gelemiyor.
Diğer bir yandan aşırı doğum var. Yolda bir Suriyeli kadının yanında 4 -5 bebek kesinlikle bulunuyor.
Hastanelerde Suriyeli sayısı o kadar yoğun ki sürekli kavga çıkıyor. Genç Suriyeli erkekler bellerinde silah, bıçak, satır, vb. şeylerle gezmekte ve taşımaktan çekinmiyor, parklarda bunları çıkarıp pozlar veriyorlar.
Azınlık biziz Hatay’da, biz Türkler kendi vatanımızda, şehrimizde azınlık kaldık. Örneğin; şu duvarda Arapça 'Hatay bizimdir' yazıyordu, belediyeye şikayet edince kazıdılar."
Hatay'dan gelen mesajların ardı arkası kesilmiyor.
Bir başka vatandaşımız anlatıyor:
"Geçen yaz Eğitim Araştırma Hastanesi'nde işim olmuştu, 17 yaşında Suriyeli bir kadının beşinci çocuğunu doğurduğuna bizzat tanıklık ettim ve eşi de 40 yaş üstüydü. Annem 70 yaşında onlara tercümanlık yapıyor; -'Buralar bizim, en sonunda siz gideceksiniz' diyorlar."
Hatay sınırında yaşayan bir başka vatandaşımızla görüştüğümde ise çok çarpıcı detayları paylaştı. Kendisinden dinleyelim:
"Eşim Hataylı, ağır bir hastalığa yakalandı. Son zamanlarını iyi geçirsin diye memleketi Hatay'a getirdim. Köy evimiz tam sınırda...
Kocaman bir duvar var üstü dikenli telli. Bayağıdır var bu duvar.
3 ay önce bir daha tel duvar çektiler ortada bizi koruyan asker kulübeleri var, 50 metrede bir kulübe var
Bütün bunlara rağmen mülteciler akın akın geçiyor.
Sınır köylerinin çoğunda insan kaçakçılığı yapılıyor.
Gelenlerin çoğu erkek. Adam başı 1.000 dolar alıyor kaçakçılar. Bu işi yapanlar tam bir vatan haini.
İnanın, bu beton ve tel duvar olmasına, tüm engellemelere rağmen binlercesi geçiyor veya geçiriliyor. Şehrimiz göz göre göre elden gidiyor."
Hatay'daki tablo son derece ağır, orada yaşayan vatandaşlarımızı dinlediğimiz zaman üzülmemek, hayıflanmamak mümkün değil.
Yabancılaşma o kadar hızlı tesir ediyor ki bazı ticarethanelerde, sokaklarda Türkçe'ye rastlayamıyorsunuz.
Gerçekler gün gibi ortada. Sözde mülteci dernekleri, kadın dernekleri, siyasi erkler ve fonlananlar Hatay'da çocuk anneleri göstermek istemiyor.
Vatandaşların sesini duyurmuyor.
Kriz sandığımızın ötesinde. Hatay'ı savaşmadan kaybediyoruz.
Çınar Beker:
Bolca paylaşalım, uyuyanları uyandıralım.
Ahmet Anlaş'tan alıntıdır.
Devletimizin bu tehlikeli durumu bilmemesi mümkünmüdür?
Hatay bir referandumla Türkiye'ye dahil olmadı mı? Bu tehlikeyi göre göre bu duruma neden izin.veriliyor?
Adını siz koyun!
Ali Rıza Çakır..
Dünden beri bir çok sosyal medya kullanıcısı bu videoyu paylaşıp duruyor.
—Eyy Akp'liler, bu video gerçek mi yoksa yapay zeka ile mi hazırlanmış?
—Özellikle Mehmet Metiner'in açıklaması çok dikkat çekici!
#DemokrasiVeMilliBirlikGünü
Anayasa’ya açıkça aykırı bir yargı kararı gerekçe gösterilerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkez binası kolluk kuvvetlerince işgal edilmiştir.
Bir parti genel merkezinin gazla, plastik mermilerle, zorbalıkla zapt edilmesi kabul edilemez.
Konu bir parti konusu değil, Türkiye demokrasisinin iktidar ve kuklaları tarafından yerle bir edilmeye çalışılmasıdır.
Demokrasi, hukuk ve özgürlükler halkın mücadelesiyle kazanılır, halkın mücadelesiyle korunur.
TİP, demokrasi mücadelesinin tarafıdır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, faşizme karşı meydanlarda yerimizi alacağımızı, halkla verilecek mücadelenin yoldaşı olacağımızı, Saray’ın kuklası kayyumu tanımayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.
Karşı devrime direneceğiz. Saray darbesine teslim olmayacağız.
Kahrolsun faşizm!
CHP’li Buket Müftüoğlu'ndan ilginç Kılıçdaroğlu sözleri;
“2009 senesiydi. Andımız’ın kaldırılmasıyla ilgili haberi görmüştüm.
Kemal Kılıçdaroğlu yanımda oturuyordu. ‘Kemal Abi adam Andımız’ı kaldırıyor’ dedim.
Kılıçdaroğlu, ‘Erdoğan 40 yılda iyi bir iş yapmış’ dedi.
‘Nasıl yani’ dedim. Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi;
‘Sen Karadeniz’de büyüdün, bizim gibi eksi 20 derecede zorla ‘'Türküm, doğruyum, çalışkanım’ diye seni bağırtmadılar ki.’'
İşte saray kayyumu bay Kemal’in gerçek yüzü.
#CHPteslimAlınamaz
#ChpBaşkanıÖzeldir
Şimdilik sadece duygumu paylaşayım, daha ayrıntılı değerlendirmeleri sonra yaparız…
Krala yaslanan düşer, yine öyle olacak. Bugünler elbet geçecek; herkes hak ettiği gibi anılacak.
Saray bu halktan bir destan daha yazmasını istiyor, merak etmesinler o destan yazılır!
Deniz Zeyrek'ten harika bir tespit
"Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan'a 13 kez yenildi hepsini kabullendi, Özgür Özel'e tek 1 kere yenildi, bir türlü kabullenemedi...
Bunu bana bir vatandaş söyledi... Kılıçdaroğlu 2,5 milyon mühürsüz oy pusulasını bile kabullenmedi mi ?"
İl Başkanımız Fırat Çoban:
‘’Bu mesele CHP’nin genel başkanının kim olacağı meselesi değil. Bu mesele, bu memlekette yurttaş mı olacağız, köle mi olacağız meselesidir.
Mutlaka, mutlaka bu karşı devrimi birlikte savuşturacağız!’’
Teslim olmayacağız” diyorsanız…
“Geri adım yok,” diyorsanız…
“Baba evini terk etmeyeceğiz” diyorsanız…
“Direneceğiz” diyorsanız…
“Millet bizimle” diyorsanız…
“Mücadeleye devam” diyorsanız…
Sözlerinizin arkasında durmalısınız.
Bu saatten sonra uzlaşmak, hem muhalefet birlikteliğini, hem toplumsal desteği, hem iddianızı kaybetmenize yol açar, üç yıllık emeklerinizi ve seçim başarısını heba eder, bu kararı aldıranların ekmeğine yağ sürer, amaçlarına ulaşmalarını sağlar.
Mustafa Kemal’in Askeri olmak, O’nun gibi düşünmek, O’nun gibi kararlı ve cesur olmaktır!
#MutlakButlanaHayır
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@herkesicinCHP
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı,
dün de bugün de yarın da
Özgür Özel’dir.
Çünkü Sayın Özgür Özel,
kapalı kapılar ardında değil,
YSK denetiminde yapılan kurultaylarda delegelerin oylarıyla seçilmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi;
iki olağan,
iki olağanüstü olmak üzere toplam 4 kurultay yapmıştır.
Bu kurultayların tamamı seçim hukuku kapsamında,
ilçe seçim kurulları,
il seçim kurulları
ve Yüksek Seçim Kurulu denetiminde gerçekleştirilmiştir.
Şimdi ise mahkeme kararları üzerinden,
delegelerin iradesi tartışmaya açılmaktadır.
Bu durum sadece CHP’ye değil,
Türkiye’de demokrasiye,
hukuk güvenliğine
ve millet iradesine zarar vermektedir.
Dün siyasi videolar yayınlanıyor,
bugün mahkeme kararları servis ediliyor.
20 sayfalık böyle bir kararın bir gecede hazırlanmadığı açıktır.
Türkiye’ye yaşatılmak istenen şey hukuk değil,
siyasi mühendisliktir.
102 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi’ni mahkeme salonlarında dizayn etmeye çalışanlar şunu bilsin:
CHP’yi ne korku teslim alır,
ne baskı susturur,
ne de yargı operasyonları yolundan döndürür.
Kemal Kılıçdaroğlu Bey, yüreğinde zerre kadar insanlık, zerre kadar vicdan kaldıysa bu kızın konuşmasını sonuna kadar dinle,
Yaptığın açıklamayla bu çocukları ateşe atıyorsun. Bu çocukların acısı üzerinde tepinmeye hiç kimsenin hakkı yok.
@kilicdarogluk@ailedayanismagi