“100 yıllık yıkım”, “100 yıllık zihniyet” diyerek cumhuriyet karşıtlığını her fırsatta ortaya koyanlar sadece vitrin, onlar Öcalan’ın talimatını uyguluyor. 👇🏽
Amerikan Hazine Bakanı Scott Bessent, ülkeden sınır dışı edilen 1 milyon kaçak göçmenin işlerinin Amerikalılara kalmasının, ücretlerin yükselmesine ve kira fiyatlarının düşmesine neden olduğunu itiraf etti.
Yıllardır söylediğim, ancak İhvan ve emperyalizm sevicilerinin savunduğu görüşün doğru olmadığını Amerika bile artık kabul ediyor.
2025’te de uyarmıştım:
👇🏽
Cumhuriyet Devrimi ve üniter devlet tamiri olanaksız biçimde yara alırsa bu coğrafyada demokrasinin D’si için bile umut kalmaz. Ya laik Cumhuriyet, ulus devlet, Lozan ve Atatürk’ten yanasınız ya da bunların karşısındasınız. Türkiye’de şu anda hayati mesele budur!
Şu bir gerçek ki böyle giderse sabır taşının çatlaması, CHP’nin cumhuriyetçi kesimden beklemediği bir tepki görmesi olasılık dahilindedir.
Yeni Parti’den bazı milletvekillerinin hayır oyu verdiklerini duyurmaları, parti yönetiminin bilgisi dahilinde karar verilen tepki dizginleme yöntemi. Zaten yasa çıkacak, Özel de parti adına evet diyeceklerini açıkladı, bazı milletvekillerinin hayır dediği duyurularak cumhuriyetçi kesimin gazı alıyor. Planlı işler.
AKP, BU SEFER DE PKK MENSUPLARI İÇİN KÜLLİYE'DE "KAYYIM KURULU" KURUYOR.
PKK'YI, AK'LIYOR!
DAĞDAN İNENE AYNI GÜN SİYASET YOLU...
İ H A N E T E H A Y I R !
AKP iktidarının çıkardığı yeni Türk Ceza Yasası, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girdi.
Bu yasa döneminde suç işleyen yönetici dahil tüm PKK mensuplarına,
Dağdan indikleri üstelik aynı gün,
Ceza değil siyaset ve seçilme yolu!
Dağdan inenler hakkında, haliyle yokluklarında ifade alınamadığı için yargılama ve mahkümiyet kararı zaten olamaz.
O HALDE...
1- Haklarında hiç soruşturma açılmamışsa,
Külliye'de çalışan ve yasanın 7 nci maddesi ile kurulan Cumhurbaşkanının emrindeki (fiilen PKK Kayyım Kurulu olan) Kurul,
Bu kapsamda kalan kişiler hakkında soruşturma açılması artık izne bağlı olduğu için, soruşturma izni vermeyecek.
Bu kişiler böylece hiç bir engelle karşılaşmadan doğrudan siyasi hayata atılacak.
Can Atalay'a yaşatılanları bile yaşamadan...
2- Dağdan inenler hakkında soruşturma ve/veya kesinleşmemiş bir yargılama var ise,
Soruşturma ve/veya yargılamalar ertelenecek. (Md 3)
3- Önceden dağdan inmiş, soruşturma ve/veya yargılama söz konusu olmuş,
Bu süreçte tutuklanmış ve/veya ceza almış ancak cezalar kesinleşmemiş ise,
Bu kararlar bozulup bu kişiler salıverilecek. (Md 4)
Dosyalar/cezalar kesinleşemeyeceği için bu kişilere ASLA siyaset yasağı söz konusu olmayacak! (Anayasa md 76)
4- Yasa'da 7 nci maddeye göre oluşturulan Kurul'un, canı istediğinde ve herhangi bir süre de beklenmesine gerek kalmadan,
Bu konularda yargı organlarından hak yoksunluğunun kaldırılmasını isteyebileceği belirtiliyor ki ( Md 7/4-a),
Mahkeme bu kararı verse de vermese de, zaten Anayasa md 76'ya aykırı bir hak yoksunluğu söz konusu değil...
Hemen siyaset yolu yok gibi bir göz boyama yapılsa da, gerçekler tam aksine...
SONUÇ OLARAK...
YENİ TCK DÖNEMİNDE SUÇ İŞLEYEN VE DAĞDAN İNEN PKK'LAR,
Külliye'deki Cumhurbaşkanı'nın himaye ve emrindeki (PKK mensupları konusunda görevli) Kayyım Kurulu'nun lütfetmesiyle istenirse AYNI GÜN siyasi hayata...
(NOT:
UNUTMAYALIM Kİ;
1- 01.06.2005 öncesi örgüt adına işlenen adam öldürme, ayrıca alınan ömür boyu hapis ve ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezaları hükümlülerinin kapsam dışı olduğu belirtilmek yoluyla,
Öcalan dosyası ve şehitlerin olduğu dosyaların kapsam dışı olduğu ifade edilmek istenmiş ise de,
Bu sınırlamaları Anayasa Mahkemesi iptal edecek olup,
Bu kapsamdakilere de yasadan yararlanma ve de siyaset yolu açılacaktır!..
2- (Olası bir Anayasa Mahkemesi kararı öncesi de zaten) 01.06.2005 öncesi veya sonrası her düzeydeki diğer hükümlü PKK mensuplarının cezalarının infazı ertelenip, salıverilecekleri,
Kurul isterse infazın ertelendiği tarih sonrasında, 7 nci maddede öngörülen 2 yıl veya 3 yıllık süreler geçince yargı organından hak yoksunluğunun giderilmesi kararı verilmesini istediğinde,
Yargı organlarının da bu kararı vereceği belirtilmiştir. (Md 7/4-b)
Bu düzenleme açıkça (mahkümiyet kararları varlığını sürdürdüğü için) Anayasa'nın 76 ncı maddesine aykırı ve Anayasa delinerek,
Olası bir Anayasa Mahkemesi kararı öncesinde de, her düzeydeki diğer hükümlü PKK'lılara ise, 2-3 yıl geçince siyaset hakkı tanınmaktadır!)
İ H A N E T E H A Y I R !
#TerörsüzTürkiye
ANLAYAMADIK VEYA KANDIRILDIK DEMEYELİM.
YASADA DEMOKRATİKLEŞME KONUSUNDA TEK BİR HÜKÜM YOK.
10 MADDESİNİN 1O'UDA HUKUK BİR TARAFA, ANAYASA'YA DA AYKIRI.
PKK, FİİLEN CUMHURBAŞKANLIĞI’NA BAĞLANIYOR.
ŞEHİTLERE HAKARET EDİLİYOR.
ÖCALAN’A SİYASET YOLU AÇILIYOR.
BU İHANET VE HIYANETE HAYIR!
Suriye'de nasıl SDG devlete entegre edildi...
Aynı akıl, başka ve daha üst bir adım atarak tüm PKK mensuplarını çok daha üst noktalara biat ettiriyor...
Nasıl mı...
İşte sadece iki ayrı Kurul ile ilgili bazı ipuçları...
MGK
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, bu yasanın uygulanması, yasanın RG’da yayımı ile değil, MGK karar tarihi ile başlıyor.
Anayasaya göre, MGK tavsiye kararı alabilen bir organ iken, burada ise MGK, anayasaya aykırı olarak bağlayıcı karar organı haline getirilmiş. (Anayasa madde 118/3)
Kuşkusuz amaç; yasadaki bu düzenleme nedeniyle istendiğinde siyasi yararın AKP’ye, sorun olursa faturanın MGK’ya çıkarılması.
Artık MGK’nın, Cumhurbaşkanı’nın sözü dışında hareket etme olasılığı yok.
Çünkü MGK, Cumhurbaşkanı başkanlığında 5 sivilden (Cumhurbaşkanı yardımcısı, Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma bakanları) ve 4 TSK mensubundan (Genel Kurmay Başkanı, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanları) oluşuyor.
MGK’nın gerek yapılanması, gerekse sadece sivil üye sayısı bile gözetildiğinde, Cumhurbaşkanı ne zamanı işaret ederse, yasanın uygulanması, o zaman başlayacak.
Artık seçimlerde/anayasa değişikliğinde bir görelim ben de seçimlerden/anayasa değişikliğinden sonra mı bakarım denilecek....
PKK ve mensupları konusunda her şey TBMM’nin değil, Cumhurbaşkanı’nın (Erdoğan’ın) iki dudağı arasında.
“TAKİP, KOORDİNASYON, UYGULAMA KURULU” DENİLEN KURUL,
FİİLEN (PKK'LILAR İÇİN) BİR KAYYIM HEYETİ!
Yasanın 7 nci maddesi ile Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında 4 bakan (Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma) ve 3 bürokratın (MİT Başkanı, CB Genel sekreteri, MGK Genel Sekreteri) yer aldığı bir Kurul kuruluyor.
Bu Kurul, Bakanlar ve bürokratlar nedeniyle, tamamı bağımsız olmayan ve tüm üyeleri Cumhurbaşkanı’na bağlı ve sorumlu olanlardan oluşan bir Kurul.
Kurul, haklarında henüz soruşturma açılmayan, soruşturulan, yargılanan, cezası infaz edilenler dahil her düzeydeki tüm PKK’lılar konusunda yetki ve görev sahibi.
Bu Kurul işlemi olmadan yargı lehe hiç bir şey yapamıyor.
MGK kararı öncesi işlenen ve haklarında henüz soruşturma açılmayan her düzeydeki her bir PKK’lı hakkında soruşturma açılıp açılmaması artık bu Kurul’un İZNİNE bağlı.
KISACASI dağda olup, haklarında soruşturma olmayanlar konusunda, bu Kurul tarafından soruşturma izin verilmeyince, bu kişiler bırakın soruşturulmayı, tüm kapılar DOĞRUDAN AÇILDIĞI İÇİN doğrudan siyaset sahnesine…
Ayrıca yargı kararına bile gerek YOK!
(AKSİNİ SÖYLEYECEK TEKLİF SAHİPLERİ LÜTFEN SES ÇIKARSIN)
Bağımsızlığı olmayan (Cumhurbaşkanlığına daha doğrusu Cumhurbaşkanına bağlı) bu idari Kurul, PKK ve bileşenleri nedeniyle yine terör suçlarından soruşturulan, kovuşturulan, mahküm edilen herkes hakkında tek yetkili.
Kurul, yasa gereği soruşturma, yargılama ve cezasının infazı ertelenen İSTEDİĞİ her düzeydeki kişilerin dosyasını yargıya taşımada, hak yoksunlukları kaldırılması talebinde bulunma konusunda tek yetkili.
Bu Kurul'un yargıya taşımadığı hiç bir dosyayı yargı inceleyemiyor.
Kısacası bu Kurul, istediği PKK’lı hakkında işlem yapılmasını sağlayan, istemediğinin dosyasını bekleten, PKK'lıların tabi olduğu, biat edeceği, yoksa dosyaları rafta bekletebilecek adeta ve fiilen bir kayyım kurulu.
Artık her düzeydeki her PKK mensubu,
Cumhurbaşkanının tek söz sahibi olduğu bu kayyım kurulunun iki dudağından çıkacak söze bakacak.
BÖYLECE PKK ve PKK ile özdeş siyasi hareket, ayrıca bu Kurul yoluyla Cumhurbaşkanı’nın vesayeti altına giriyor.
Bu durum, PKK’nın da, Cumhurbaşkanının da razı olduğu, uygun bulduğu bir durum…
Yasanın hazırlanma şekli de bunu ortaya koydu…
ŞEHİTLERE VE YAKINLARINA HAKARET EDİLDİ!
Adam öldürme suçları işleyenlerin kapsam dışı bırakıldığı ifade edilip, şehit yakınlarına mavi boncuk dağıtılıyor.
Öte yandan, dağa kaldırılıp özgürlüğünden yoksun bırakma, malı mülkü ateşe verme, tecavüze uğrama, yaralanma mağdurları vb ile ilgili PKK’lılar yasa kapsamında.
Böyle olunca Anayasa Mahkemesi (geçmişteki örneklere bakınca), iptal kararı verip, öldürme suçlarını da yasa kapsamına sokacak. Bu nedenle şehit yakınları aldatılıyor!
ÖCALAN'A SALIVERME, UMUT HAKKI VE SİYASET YOLU GELİYOR!
01.06.2005 tarihi öncesindeki suçların yasa kapsamı dışında olduğu belirtilip, Öcalan’ın yasa kapsamında olmadığı mesajı veriliyor.
Böyle bir ayrımın hukuksal dayanağı asla yok ve bu tarih kısıtlamasını Anayasa Mahkemesi kesin olarak iptal edecek.
01.06.2005 sonrası, Öcalan’ın cezaevinden örgüt yönetme suçu konusunda da malüm Kurul, müneccim olmaya gerek yok ki, soruşturma izni vermeyecek… (Madde 3/son)
Öcalan ikinci kez soruşturulmayınca, 01.06.2005 tarihi konusundaki olası bir Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrasında da,
Öcalan da bu yasadan yararlanacak ve umut hakkına ilişkin yasa bile çıkmadan,
Malüm bu Kurul’un infaz yargıçlığından talebi ile adli sicil kaydı varken ve Anayasa’nın 76 ncı maddesine aykırı olarak bile Öcalan’a bile siyaset yolu açılacak!
Bir yargıç bu kararı vermez ise, verecek olan bulunur da, vermeyenin halini, vesayet altındaki HSK yoluyla varın düşünün…
SORUYORUZ:
Bir sorun çözülecek ise, neden anayasa yerle bir edilerek adım atılır da, anayasaya ve hukuka uygun adım atılmaz...
Çünkü yapılan aslında 2010, 2017 anayasa değişiklikleri sonrası bir adım daha atarak,
Gerçekte üstelik anayasanın ilk dört maddesini delen bir yasa değişikliği...
Çünkü bugün görünen duruma göre, çıkacak yasanın iptali konusunda Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmayacaktır!
Yasa ile Türkiye’deki kimin ne sorunu çözülüyor…
Hiç kimsenin hiç bir sorunu çözülmüyor, PKK meşrulaştırılıyor.
PKK ve her düzeydeki militanları konusunda Cumhurbaşkanı tek söz sahibi yapılıyor.
Kısacası her düzeydeki PKK mensupları, Cumhurbaşkanının iki dudağı arasına bakar hale getiriliyor, bir başka ifade ile fiilen Cumhurbaşkanına bağlanıyor.
Böyle olunca başlayan bu dönemde adeta PKK’nın başına Cumhurbaşkanı geçiyor.
Bu ihanet ve hıyanete hayır!
#TerörsüzTürkiye
Türkiye’de kendini sol yelpazede konuşlandıran bazı partiler ve gruplar, terörist başının çağrısını ve söylemlerini destekleyecek şekilde katkı sunmanın gerekliliğinden söz ediyorlar.
-Bunun sdı sol değil? Emperyalist güçlere hizmettir. PKK hiç bir zaman Kürtleri temsil etmedi.
-Atatürk’ün milliyetçilik anlayışına burun kıvıran, Uğur Mumcu’dan kopuk, oy alma kaygısıyla PKK’yı masada meşrulaştıran bir sol Türkiye’de başarılı olamaz. Böyle bir sol, İkinci Cumhuriyetçidir ve Atatürk karşıtıdır.
Bugün bu emperyalist tezgâha karşı susanlar, anayasa değişikliği ve sonrasındaki tüm gelişmelere karşı da sussun, ikiyüzlülük yapmasın. Yasa pazar günü TBMM’de oylanacak. Bugün susuyorsanız, ondan sonra da susmaya devam edin ki tutarlı olun.
📌 NEYİ KİMDEN KAÇIRIYORSUNUZ?
Halkın iradesini temsil etmesi gereken TBMM’nin görüşeceği yasayı PKK terör örgütünün kurucusuna onaylatanların, halka gerçeği söylemediği bir kez daha ortaya çıkmıştır.
O zaman sormak zorundayız: Mevcut yasalara göre bu suç değil midir? Suçtur. İktidar bu konuda halktan yetki almamıştır. Bu hem TBMM’ye hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşlarına hakaret değil midir? Hakarettir.
📌 YASA HALKTAN GİZLENİRKEN MUHALEFET NE YAPIYOR?
Mutlak butlan kararıyla yeniden CHP’ye çöreklenen Kılıçdaroğlu yönetiminin, Özgür Özel yönetimindeki YENİ Parti’nin ve İYİ Parti hariç TBMM’deki diğer partilerin önemli bölümünün destek vereceği görülüyor.
📌 Bu durumda her yurtsever cumhuriyetçi sormak zorundadır: Neyi kimden kaçırıyorsunuz?
“Barış için”, “demokrasi için” diyerek algı manipülasyonuna kalkışmasın kimse. AKP ve MHP ile yürütülen hiçbir işin onunla ilgisi olmadığı gün gibi ortadadır! Emperyalizmin ulus devletleri yok etme hedefine, siyasal İslamcılar ile etnikçiler Cumhuriyetle hesaplaşma planıyla dahil olmuş, çıkar birliği kurulmuştur. Gerçek budur.
✍️🏻Yemeğin tuzlu olduğunu anlamak için tencereyi bitirmenize gerek yok, aptal değilseniz ilk kaşıkta anlarsınız!
✍️🏻Malum on binlerce insanımızın katili PKK ve başıyla bir "süreç" yürüyor!
✍️🏻Nereye varacağını görmek için, Türk kamuoyunu ikna için sahte kardeşlik, birlik vs. söylemlerini, siyasilerin örtülü temaslarını, ikircikli laflarını, önceki süreçlerin kanlı sonuçlarını bırakın, Tom Barack adlı ABD Büyükelçisinin söylediklerine bakın!👇
Videoyu lütfen izleyin ve yayılmasına yardım edin. Ormanların içinde yapılacak devasa ölüm kamplarını 2022’den beri yazıp anlatıyorum.
#yasayigeriçek#yasadeğilcinayet