Söz konusu birleşme sonucunda tek ses, tek nefes, tek yürek halinde zalime ve düşmana karşı mücadele edilecektir. Böylelikle Azerbaycan’ın haklı, hukuki, meşru ve beka mücadelesi daha da güç ve derinlik kazanacaktır.
Bu gelişmeler karşısında, Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’nin Azerbaycan Cumhuriyeti’ne katılması şarttır, tarihi zorunluluktur, çok acil bir ihtiyaçtır, deyim yerindeyse hayat memat konusudur.
Unutulmasın ki, Dağlık Karabağ Türk’tür, Azerbaycan Türklüğün öz yurdu, vazgeçilmez hakkıdır. Bu hakkın, hak sahibiyle buluşması can pahasına da olsa sağlanmalıdır. Katil ve terör devleti olan Ermenistan’ı nefretle lanetliyorum. Yılanın başının mutlaka ezileceğine inanıyorum.
Güney Kafkasya’da barış ve istikrarın yegane muhalifi Ermenistan’dır. Artık uluslararası toplum sivillere yönelik kanlı ve aşağılık saldırılara duyarsız kalmamalıdır. Bu vesileyle şehit olan soydaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı soydaşlarımıza da şifalar diyorum.
Ermeni çeteleri Azerbaycan karşısında sıkıştıkça, çatışma alanlarını sivil yerleşim yerlerine genişletmektedir. Katliamcı Ermeni zihniyeti geçmişte ne yapmışsa bugün de ayn��sını hunhar şekilde tekrarlamaktadır. Ermenistan zalimdir, canidir, döktüğü kanda boğulmalıdır.
Ermenistan’ın, Azerbaycan’ın en büyük kentlerinden birisi olan Gence’ye alçakça saldırı düzenlemesi, sivil ve masum soydaşlarımızı hedef alması insanlık suçu, uluslararası hukukun açıkça ihlal ve inkarıdır. Ermenistan devleti bir kez daha zulüm saçan yüzünü göstermiştir.
Kılıçdaroğlu, bugün TTB’yi ziyarete gitmiş. Yalan ve dedikoduyla perçinlenmiş çarpık açıklamalarını kamuoyuyla paylaşmış. Hezeyana kapılarak demiş ki: "Kovid-19'la mücadele edenler, hayatını bu işe vakfedenler terörist oluyor. Hayatımda duyduğum en saçma söz.”
Virüsle mücadeleyi köstekleyen CHP Genel Başkanı bu söylediklerimi anlayamaz. Anlasa bile anlatamaz. Onun salgınla mücadele önerileri kara mizahtır. Kahvehanelerde oyun oynanmasını isterken, her oyunun başında yeni kâğıt destesi kullanılmasını istemesi buna yeni bir örnektir.
İnsanlarımızı telaşlandırmak, ortada bir şey yokken felaket çığırtkanlığı yapmak, kusursuz fırtına kapıda diyerek dehşet tablosu çizmek ahlaki olmadığı gibi milli ve vicdani bir tavır da değildir. Bilim insanları umut verir, ufuk çizer, haysiyet ve şefkatle muamele eder.