"Özgürlük, Statü ve Barış için Demokratik Hukuk" şiarıyla gerçekleştireceğimiz Demokratik Kürt Hukukçular Konferansı'nın programı belirlendi. Katılımınızdan onur duyarız.
📆 4-5 Temmuz 2026
📍 ÇandAmed Kongre Merkezi
NATO zirvesi öncesi yapılan gayrimeşru gözaltılar "insan kaçırmaya" dönüşmüş durumda.
Avukatlar müvekkillerine ulaşamıyor. Savcıyla görüşmek isteyen avukatların ve baro temsilcilerinin önü kesiliyor, adliye koridorları kollukla dolduruluyor.
Başsavcı vekiliyle görüşme talepleri yanıtsız bırakılıyor. Gözaltına alınanların nerede tutulduğu, hangi işlemlerin yapıldığı, hangi gerekçeyle gözaltında oldukları konusunda bilgi verilmiyor.
Jandarma telefonlara cevap vermiyor, “mesaide değiliz” diyerek sorumluluktan kaçıyor.
Avukatlar görüş yasağı kararlarını istiyor, kararlar gösterilmiyor.
Ailelere bilgi verilmiyor. İnsanların hangi birimde tutulduğu, nereye götürüldüğü bile öğrenilemiyor.
Gözaltı işlemi gizli yürütülen bir kaybetme operasyonuna dönüştürülemez!
Savcıların avukatlardan kaçtığı, ailelerin yakınlarının nerede olduğunu öğrenemediği, hukuki kararların saklandığı bir tabloyu normalleştirmeye çalışanlar, yalnızca gözaltına alınanların değil herkesin temel haklarını hedef alıyor.
NATO zirvesi öncesinde antiemperyalistlere yönelik bu operasyon, hukuki bir soruşturma görüntüsü altında siyasi bir gözdağı. İktidar, savaş politikalarına, emperyalist askeri ittifaklara ve NATO’ya karşı çıkan sesleri susturmak istiyorlar.
Gözaltına alınanların nerede olduğu derhal açıklanmalı, avukatların müvekkilleriyle görüşmesinin önündeki tüm engeller kaldırılmalı, aileler bilgilendirilmeli ve hukuksuz uygulamalara bir an önce son verilmelidir.
7-8 Temmuz NATO Zirvesi öncesi bugün sabah saatlerinde Ankara’da gerçekleştirilen ev baskınları ile aralarında ÇHD üyesi meslektaşlarımız Av. Semra Demir, Av. Kürşat Bafra ve Av. Doğa İncesu’nun da olduğu 200’ü aşkın demokratik kitle örgütü temsilcisi, siyasetçi ve yurttaşın gözaltına alınması kabul edilemezdir.
Hukukun en temel ilkelerini dahi hiçe sayan bu operasyonlar, biliyoruz ki NATO zirvesi öncesi verilmek istenen bir gözdağıdır. Sosyalistlere ve muhalif kesimlere yönelik gerçekleştirilen bu gözaltı dalgasını; yurttaşların sindirilmeye çalışılmasını ve yaratılmak istenen korku iklimini kabul etmiyoruz.
Düşünce ve ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile örgütlenme özgürlüğü Anayasa ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler ile teminat altına alınmış haklardır. Bu hakların keyfi bir biçimde güvenlik bahanesiyle sınırlandırılması hak ihlali niteliğindedir.
ÇHD @chdgenelmerkez üyesi meslektaşlarımız ve tüm gözaltılar derhal serbest bırakılmalıdır!