GS'nin son 4 sezonda 80. dk'dan sonra penaltı sayısı; 9.
-Bu penaltıların sadece 2'sinde maç berabere ya da gerideyken çalınmış.(Hatay-Kayseri)
Fb'de bu sayı toplam 12.
-Bu penaltıların 7'sinde ve berabere ya da gerideyken çalınmış.(2 tanede dk 79'da var skor eşit)
HADİ SG.
Fenerbahçe'nin hep son saniye golleriyle puan kaybetmesi tesadüf ya da mucizevi bir adalet değil. Zira gereken durumda penaltı ve kırmızı kart jokeri son ana kadar aktive edilip skor bu takım lehine etkileniyor. Bu düzeneğin çaresiz kaldığı tek senaryo son dakika golleri.
@BLSintServices@BLSintCare
I went to Spanish Consulate in LDN to ask my passport, they told me it is sent to BLS. On BLS website, it says: Processing at Mission. One part is clearly wrong and my passport seems missing. Can you help me?
@tevfik_uyar O kadar fazla ırkçı hakaret duydum ki, saymakla bitmez. https://t.co/XwvBFSYGLz şikayetleri oldukça ciddiye alıyor. Lütfen report edin, umarım bu hesaplara sadece puan cezası verilmez ve hesapları kapatılır.
@Nagehanalci Offf lanet olsun. Nagehan Alçı boykotun başarısız olduğunu söylemiş, demek ki kesinlikle başarısız :( Napalım bırakalım bari boykotu off :(
@ezop2011 Sayın Ezel Akay, reklam filmi de ünlüyle çekilir, herhangi bir film galasında da önde ünlü oturur? Bunların hepsi bu insanlar üstün olduğu için değil toplumu yönlendirebildikleri için. Şimdi biz diyoruz ki iyi günde her gün medyadaysa kötü günde de olsun. Adaletsiz bir görüş mü?
@ProfDrErsanSen Hocam nasıl boykot edilir emekçiyle ilişkiye giren patron? Adamın sattığı ürünü almamak dışında bir boykot yöntemi var mı? İşçi boykot edilmeyen yerde çalışabilir, boykot edilen markanın sahibi malına tutsaktır. Boykot bu yüzden hedefli ve etkili hocam.
@aykiricomtr Yok Ersan ağabey, işçi başka kahvecide iş bulur, mahalle esnafını zaten boykot eden yok, büyük şirketler de boykota göre pozisyon alır.
Milliyetçi muhafazakar kesim mevcut ortamı “milliyetçi” bulacak kadar aklını yitirdiyse muhafaza eder, yoksa oyunu değiştirir.
Dün çok sevdiğim bir arkadaşımla çay içtik. Konu futboldan açıldı Galatasaray’ın Süper Lig’de kart görmediğini ama Avrupa’da çok kart gördüğünü söyledi. Yanında başka bir Fenerbahçeli arkadaşı daha vardı. İkisini de durumun tam tersi olduğuna inandıramadım. İstatistikleri gösterdim kabul etmediler. Açıklanan tüm rakam ve istatistiklerin manipülatif olduğunu ifade ettiler.
İkna olmak istemediklerini fark edince anlatmaktan vazgeçtim. Dün gece de Galatasaray Antalyaspor maçından sonra maç yazımı yazmak için arkadaşlarımın davet ettiği bir kafeye gittim. Orada da Fenerbahçeli genç bir mühendis kardeşim vardı. Bir dönem futbol oynayıp bırakmış. “Galatasaray’a neden kart çıkmıyor?” diye sordu. Zor da olsa (istatistikleri gösterip) bu arkadaşı inandırdım.
Açıkçası, Galatasaray’ın ligde Fenerbahçe’den 8 kart fazla gördüğünü, Avrupa’da ise Fenerbahçe’nin Galatasaray’dan 17 sarı kart fazla gördüğünü görünce çok şaşırdı.
Yani olayın özeti şu; Fenerbahçeli en az 20 milyon taraftar, bu taraftarlara Beşiktaş Trabzonspor ve diğer takımları da eklersek 40 milyona yakın taraftar var. Bir yalan söylersek veya yanlış bir bilgi paylaşırsak bu 40 milyon taraftarın en fazla birkaç milyonu -doğru bilgiye ulaşmak için- istatistiklere bakar. Dolayısıyla 35 milyon taraftarı inandırmış oluruz.
Olayın özeti tam olarak bu!
Kasıtlı bir bilgi kirliliği, yalan ve manipülasyonla “Galatasaray kollanıyor” algısı oluşturulmuş durumda. Her maçtan sonra pek çok gazeteci ve yüksek takipçili sayfa da mercekle görüntü arayıp veya görüntüler üzerinde oynayıp bu bilinçli algı sürecine destek veriyor.
Futbol adına ve şampiyonluğu etkilemesi adına önemli olan durum ise hakemlerin ve onları atayanların da bu durum ile paralel tutum sergilemeleri.
Son oynanan Alanyaspor maçında hakem Yasin Kol, Galatasaray’a 7 sarı kart göstermişti. Ben de dominant oynayan bir takıma bu kadar kart verilmesini anormal bulup maç yazıma taşımıştım.
Üşenmedim Avrupa’da 5 büyük ligde lider olan takımların kart sayılarına baktım.
Liverpool 2, PSG 3, Barcelona 0, İnter 0 ve Bayern Münih 0 kart görmüştü. Yani 5 büyük ligde lider olan bu 5 büyük takım toplam 5 sarı kart görürken, Türkiye’de lider olan Galatasaray tek maçta 7 sarı kart görmüştü.
Daha da enteresanı (ve benim bu haftaki yazıma ekleme sebebim) Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun önceki gün yaptığı açıklamalardı.
Gündoğdu; Yasin Kol’un disiplin uygulamalarını hem kendisinin hem de TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun çok beğendiğini ifade etti.
Antalyaspor maçında bu durum ve istatistiklerin devamı olabilir miydi?
Olmadı!
%61 topla oynama yüzdesine sahip olan ve 4,2’lik bir gol beklentisi istatistiği yakalayan Galatasaray, doğal olarak kart görmedi ve karşılaşmayı 4-0 kazandı.
Durum o kadar vahim ki; bu normali maç yazıma taşımak zorunda kaldım.
Ligin kalan maçları için bu doğru yönetim son derece önemli. Maçın hakemi kalitesine rağmen süper ligde çok fazla şans bulamayan Ozan Ergün'dü.
Adı tartışmalara ve şaibelere bulaşmamış bu hakemler Türk futbolunu kurtarır. Tabi ki izin ve yeterince şans verilirse!
Tebrikler Ozan Ergün!
Öte yandan;
Galatasaray bu sezon 4. kez bir maçta 5 veya daha fazla sarı kart gördü. Bu maçların hiçbirinde rakibinden "daha az kart gören takım" olmadı.
Fenerbahçe ise bu sezon sadece 2 maçta 5 veya daha fazla sarı kart gördü. Ancak buna rağmen maçlarda rakibinden daha az kart gördü.
Acun Ilıcalı'nın dikkatimizi çektiği bu istatistiğin diğer tarafı ise çok daha ilginç...
Galatasaray'la oynayan takımlardan sadece 1 tanesi Galatasaray'a karşı 5 sarı kart gördü.
Fenerbahçe'ye karşı oynanan maçların ise 8 tanesinde, Fenerbahçe'ye karşı mücadele eden takımlar 5 veya daha fazla sarıda sarı kart gördü.
Buyrun.
Somut konuşuyorum.
Her gün her gün cehaletleriyle ayrı, ahlaksızlıklarıyla ayrı, yalanlarıyla ayrı, algılarıyla ayrı mücadele ediyoruz. Öyle bir noktaya geldiler ki her gün "daha da düşemezler" dediğimiz seviyeyi daha da aşağıya çekmek zorunda kalıyoruz.
Ne şampiyonlukmuş arkadaş ya... Ne şampiyonlukmuş ki koskoca bir kitlenin hem zeka hem erdem seviyesi neandertallere denk oldu. Utanma yok, susma yok, doğrusu için mücadele yok, tepki gösteren yok, e haliyle yüz kızarma da yok.
Herif yıllardır ektiği nefret tohumlarının meyvesini şimdi almaya başladı. Adım adım bu hale getirdi provokasyonlarıyla. Şimdi de çekildi kenara anın keyfini çıkarıyor.
Hayatı boyunca kendi başına tek bir şey başardı; o da Türk Futbolu'nu bu hale getirmek oldu.
Talimat aldılar, hepsi aynı akla hayale sığmayacak uydurma rakamları paylaşıyor, binlerce kişi de kontrol etmeden beğeniyor.
Bakıyorum 1 Fenerbahçeli de girip "BİZE NEDEN YALAN SÖYLÜYORSUNUZ?" diye kızmıyor şu hesaplara. Uydurma rakamlar üstünden analizler kasıyorlar, kendilerini aklıyorlar onun yerine.
Biz de bu süreçte mantıklı olarak kendi sorunlarımızı konuştuğumuz için meydanı boş buldular, salladıkça sallıyorlar.
Şimdi gelelim gerçek rakamlara;
"Galatasaray Süper Lig'de 241 maçta 6 kırmızı kart gördü" iddiasının doğrusu; Galatasaray, Süper Lig'de oynadığı son 90 maçta 6 kırmızı kart gördü.
Söylenen yalan ile gerçek arasında tam 151 maç fark var.
Yaklaşık 4 sezon fazladan eklemişler "Galatasaray kollanıyor" imajı yaratmak için.
"Galatasaray Avrupa'da 22 maçta 6 kırmızı kart gördü" iddiasının doğrusu; Galatasaray, Avrupa'da oynadığı son 36 maçta 6 kırmızı kart gördü.
Burada da fark tam 14 maç.
Bir Türk takımı için 14 maç yaklaşık 2 sezonluk bir süreç demek Avrupa'da...
Rakamlar böyle, şimdi gelelim detaylara...
Galatasaray, Avrupa'da gördüğü son 6 kırmızı kartın hepsini "ya tamam ya devam" maçlarında gördü. Eleme maçları dışında kırmızı kartı yok.
Kıyaslanan taraf 3 puanlı sisteme göre oynanan Süper Lig olduğuna göre, bakalım Galatasaray Avrupa'da 3 puanlı sistemle oynanan maçlarda ne yapmış?
En son kırmızı kartı 18 Eylül 2018 tarihinde görmüş. Üstüne oynadığı 31 puan maçında kırmızı kart görmemiş.
Tabii bu detaylar konuşulmuyor, yalan rakamlar üstünden paylaşımlar yapılıyor. Peki neden?
Çok uzağa gitmeye gerek yok. Önümüzdeki en basit örneğe bakmak yeterli anlamak için.
Çünkü Galatasaray Türkiye'de maç başı 2,23 sarı kart görürken Uefa Avrupa Ligi'nde bu ortalama 2,44 gibi çok yakın bir rakama geliyor.
Türkiye'de kırmızı kart görmemesine rağmen Avrupa Ligi'nde 2 kırmızı kartı olan Fenerbahçe'nin sarı kart istatistiği ise daha garip. Türkiye'de maç başı 2,45 sarı kart gören Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi'nde maç başına tam 3,67 sarı kart görüyor.
Bu rakamları söyleyince de birileri "Ama rakipler aynı mı? Biz daha zorlu takımlarla oynadık!" diyorlar, tabii o aynı kişiler, Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı dönemle, kendilerinin Konferans Ligi'nde oynadığı maçları kıyaslayarak tablolar paylaşıyorlar.
Kazandıkları Avrupa Kupası maçından sonra zaferin tadını çıkarıp mutlu olmak yerine hâlâ böyle yalanlara başvurmaları, hâlâ algı yaratmaya muhtaç olmaları, hâlâ Galatasaray'ı karalamak için organize şekilde çalışmaları nasıl bir Galatasaray kompleksi yaşadıklarını herkese gösteriyor zaten.