Madalyalı kavşak cesaret verecek bize
Tutunacağız bütün gücümüzle,
Küllerimizden yeniden doğrularak
Motor sesleriyle uyanacağız yeniden
Kekik kokuları buram buram duyulacak Ahır Dağı’ndan
Bu şehri yeniden inşa edeceğiz
🎖️🇹🇷🎖️
Nerden nereye….
Bir Haluk Levent hikayesi…
Biz seninle aynı dönemde aynı hayalleri kuruyor, aynı heyecanları yaşıyorduk. Bir gün milyonlara ulaşacağımızın hayalini kuruyorduk. Aynı yapım şirketinde, aynı çatı altında şöhret basamaklarını birlikte tırmandık.
O yıllarda sen, nasıl olduysa korkunç bir borç sarmalının içine düştün. Edindiğin kötü alışkanlıklar başına büyük belalar açmıştı. Borçların yüzünden seni Adana Karataş Cezaevi’ne, rahmetli yapımcımız Hilmi Topaloğlu ve Özcan Deniz’le birlikte bizzat biz götürdük.
O günlerde sekiz ayrı bankaya olan borçlarını kapatabilmen için, Star TV’de yaptığım diziden kazandığım parayla borçlarını ödedik. Yeniden ayağa kalkman için elimizden geleni yaptık.
Sonra hayat hepimizi farklı yollara savurdu…
Yıllar sonra Ahbap Derneği’yle yaptığın yardımları, ihtiyaç sahiplerinin yanında oluşunu gördükçe içimden, “Haluk Levent o karanlık günleri geride bıraktı. Çok şükür küllerinden yeniden doğdu.” diyordum. Attığın her adımla gurur duydum. Bakanlar, Valiler, Belediye Başkanları, Cumhurbaşkanının eşinden aldığın ödül, Sivil toplum kuruluşları yaptıklarını takdir etti.
Binlerce konser verdin. Meydanlar doldu, salonlar doldu. Reklamlarda oynadın, büyük markalar sana sponsor oldu. Hayat sana milyonlarca insanın ömrü boyunca ulaşamayacağı imkânlar sundu.
Ama ah be Haluk…Şu kötü alışkanlıklarından neden kurtulamadın? Neden?
Depremde ölen insanlar için o masalara bir daha oturmamalıydın. O ekranlara bakmamalıydın. O tuşlara hiç dokunmamalıydın. Keşke ellerin kırılsaydı da bu alışkanlıklara bir daha dönmeseydin.
Bu halk seni başının üstüne koydu. En güvenilir, en çok alkışlanan sanatçılardan biri yaptı. Bağrına bastı. Sana ikinci, üçüncü, belki de son bir şans verdi.
Depremde insanlar evlatlarını, annelerini, babalarını toprağa verirken, kendi yaralarını sarmaya çalışırken milyonlarca insan elindekini avucundakini sana gönderdi. Sana güvendi.
Milyonlarca insan sana ışık yaktığı halde o karanlığın içinden aydınlığa çıkamadın. Neden o ışığı göremedin? Neden o kötü alışkanlıkların için doğruluktan ve dürüstlükten ayrıldın?
Hayat bu kadar ucuz muydu Haluk? Birkaç dakikalık heyecan uğruna, bunca sevgiye, bunca güvene, bunca emeğe sırt çevirmeye gerçekten değer miydi?
Yaptıkların sadece seni yıkmadı. Sana inananları, seni sevenleri, dostlarını da derinden yaraladı.
Ben bugün en çok seni değil… Aileni düşünüyorum. Sadece onlar için bile bütün kötü alışkanlıklarını, bütün tutkularını, bütün zaaflarını geride bırakmalıydın.
İçimde cevabını bulamadığım tek bir soru kaldı…
Gerçekten değdi mi Haluk?
“Bu yorum cuk oturmuş!”
İsmail Saymaz:
“Çuvalla para kazanan AKP milletvekilinin karısı fakirlik belgesi alacak… Yakalanınca da ölü numarası yapacak.”
İbrahim Kahveci:
“Asıl ahlaksızlık bu işte… Bu bir bakıma hırsızlıktır.”
#ÜlkeÇöküşteAcilSeçim
Üç yıldır milletvekiliyim, üç yıldır bu Parlamentoda; suç işleyene infaz indirimi, teröriste af, hep bunları konuşuyoruz. Vergisini ödeyen, kanunlara uyan vatandaşa ilişkin üç yıldır benim şahit olduğum bir yasama faaliyeti maalesef yok!
Telefonlarda 5G mi aktif edildi yoksa yüksek frekans ile yüksek radyasyonmu aktif edildi yakında göreceğiz
Filminide 5G aktif edilmeden önce yayınladılar.Telefonlara uzaktan gönderilen yüksek frekans-yüksek radyasyonla insanların nasıl öldürüleceği,nufus azaltılacağı anlatıldı
🚨SON DAKİKA | İSRAİLLİ GAZETECİ DÜNYAYA ÇAĞRI YAPIYOR!
“— İran misilleme füzeleri şehrin en merkezi yerlerini vuruyor.
— Füzeler inerken 6-7 parçaya ayrılıyor.
— ‘İnsanlar sığınaklarda yaşadığı için’ yiyecek içecek yardımına ihtiyaç var.
— Bizi, ailemi ve sevdiklerimi vuruyorlar. Sesimizi duyun.”
Şimdi anladınız mı Gazze’de insanların yıllardır neler çektiğini? Şimdi anladınız mı bebekleri, çocukları?
Epstein Adası’na gidenleri korumak için dünyayı ateşe attınız!