Bir adamı “iyi bir koca” yapan şey, eve çok para getirmesi değildir. İyi bir koca; eşinin ruhunu besleyebilen, duygularını görebilen, onu hissedebilen ve ihtiyacı olan sevgiyi, anlayışı verebilen adamdır. Bir kadını en çok mutlu eden şey, yanında kendini anlaşılmış, değerli ve güvende hissetmesidir. Çünkü bir evin temeli para değil, sevgiyi hissettirebilen bir yürektir.
Eğer biri bana “Nasıl sevilmek istersin?” diye sorsaydı, önce çiçekler, hediyeler ya da el yazısıyla yazılmış mektuplar derdim. Ama daha derin bir seviyede, aslında “fark edilme sanatıyla” sevilmek isterim.
Bana sürekli tekrar ettirmeden küçük şeyleri hatırlayan biri.
“Bunu gördüm ve seni düşündüm” diyen biri.
Gülüşümü, sesimin üzgünken, yorgunken ya da iyimiş gibi yaparken nasıl değiştiğini fark eden biri.
Sırf beni hatıra olarak saklamak için rastgele fotoğraflarımı çeken biri.
Beni durdurup “Bunu nasıl bildin?” dedirten ve sadece “Çünkü hatırlıyorum” diye cevap veren biri.
Düşünsene, iletişimi yüksek bir adama denk gelmişsin. Sen daha leb demeden leblebiyi anlıyor. Ne yaparsan yap seni kınamıyor ve sınanmamışlığın kibri ona hiç uğramamış. Sürekli kendini açıklamak zorunda kalmıyorsun, yanlış anlaşılmaktan korkmuyorsun. Ne büyük lüks.
Sevgiyle yaptığım son şey, bir daha aramamak ve yazmamak oldu. Çünkü insan bazen, “Beni seven bir insan bana böyle davranmaz,” diyerek vazgeçmeyi bilmeli.