@glocalzone neden destek taleplerine dönmüyorsunuz anlamıyorum. Aşırı yavaş. İyi bir teknik destek birimi oluşturmak bu kadar mı zor? Ödemesini yaptığım ürünü getiren kişiye veremiyorum, sisteminiz sıkıntışı, iki taraf da mağdur. Destek taleplerine bakın lütfen
Kandilli Rasathanesinin Istanbul'daki magnetometer -deprem- istasyonunu kapattığı iddia ediliyor. Fay hattından gelen sinyallerin İznik istasyonundan alınan verilerle sağlıklı karşılaştırılması için 2. istasyon şartmış. Yetkililere yardım çağrısı var. Doğru mu @Kandilli_info ?
6 Şubat’ta kaybettiklerimiz için romantik cümleler kurmak yerine şunu sormayı tercih ederim:
Müteahhitlerin kaçı tutuklandı?
Kaybolan çocuklara ne oldu?
Hatay neden hâlâ konteyner kent?
#6subat2023
normalde böyle şeyler konuşulmaz ama normal bir durumda değiliz. 6 şubat’ın ilk anlarından itibaren hatay başta olmak üzere deprem bölgesinde her ihtiyaca koşan, devlet ortada yokken sistemli bir yapı kuran imamoğlu başta ibb kadrolarının hepsine şahidiz. şimdi hapisteler.
Taliban da böyle başladı. Önce eğitimde kadınlarla erkekler ayrıldı sonra kadınların eğitim hakkı tamamen ellerinden alındı. Kadınlara sadece kadın doktorlar bakacak dendi, sonra o da yasaklandı, 2 gün önce kadınların diş hekimi olması yasak, erkek diş hekimine de kadınların gitmesi yasak; dişimin ağrısından duramıyorum ama doktora bile gitmem yasak diye bir kadın ağlıyordu video çekerek. Velhasılkelam, böyle tatlış tatlış kadınlara iyilik yapıyoruz kisvesi altında kadınları yavaş yavaş toplumsal yaşamdan ayıracak taleplerinizi görüyoruz ve izin vermemek için elimizden geleni yapacağız. Bilesiniz. He evet laiklik tam da bu.
Bizi kazıklayarak zenginleşenlere tepkimiz var!
Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışından bireysel alışverişi fiilen durma noktasına getiren düzenleme; Türkiye’de girişimciliği, AR-GE’yi ve üretimi ağır bir darbe altına aldı. Bu kararın, birtakım sermaye gruplarının vatandaşın sırtından edindiği kazançları katlamaya yönelik çabalardan ibaret olduğunu görüyoruz.
Hürriyetimizden çalınarak her geçen gün büyüyen bu düzene sessiz kalmıyoruz. 1-15 Şubat tarihleri arasında cüzdanlarımızı internet alışverişine kapatıyor, sırtımızdan geçinilmesine tepkisiz kalmayacağımızı göstermek adına biz de Milliyetçi Kongre Derneğinin (@KongreDernegi) boykot çağrısına destek veriyoruz.
Yurt dışı alışverişte gümrük muafiyetinin kaldırılması, vatandaşların mülkiyet haklarına ve serbest tasarruf alanına doğrudan ve orantısız bir müdahale anlamı taşıyor. Bu adım; açık bir biçimde Türkiye’yi rekabetten uzaklaştıran, dünyayla bağlarını koparan kapalı bir piyasa düzenine doğru sürüklüyor.
Kararın ekonomik gerekçelerle savunulmasına imkân yoktur. Cari açık bahaneleriyle sunulan bu tercih; gerçekte belirli ithalatçı grupların korunmasına, yurttaşların alternatif ürünlere erişiminin sınırlandırılmasına ve serbest piyasa dengesinin bozulmasına yol açmaktadır.
Genç girişimciler, üreticiler ve araştırmacılar ihtiyaç duydukları ürünlere ulaşamaz hâle getirilmiştir. Bu durum, Türkiye’de girişimciliği ve üretim kabiliyetini doğrudan zayıflatmaktadır. Aynı zamanda sıradan yurttaşın yurt dışından alışveriş yapma imkânı da fiilen ortadan kaldırılmıştır.
Hürriyetimizden çalarak büyüyen bu düzene sessiz kalma! 1-15 Şubat arası internetten alışveriş yapma!
30 Euro
6 Şubat'a HAZIR OLUN!
Devlet; PAHALI ürün almamızı istiyorsa, akıl dolu işler yaparız.
Hiç bir makam, kurum, şirket; biz tüketicilerden büyük değildir.
Kitleyi büyütün. Toplanın. Birleşin hesabımın altında.
Takipte Kalın. Retweet Edin
#30Euro
30 Euro düzenlemesinin amacı yerli üreticiyi ve esnafı korumaktır.
Buna kimsenin itirazı olamaz.
Ancak bugün ortaya çıkan tablo, bu amacın ciddi biçimde saptırıldığını göstermektedir.
50 liralık ürün 750 liraya çıkıyorsa,
2500 liralık cihaz 15 bin liraya satılıyorsa,
burada artık koruma değil, açıkça fırsatçılık ve istismar vardır.
Elektronik komponentten yedek parçaya kadar pek çok alanda vatandaş adeta cezalandırılmakta,
3 dolarlık ürün için insanlar gümrük müşavirlerine yönlendirilerek binlerce liralık masrafa mecbur bırakılmaktadır.
Bu tablo, ne vicdanla bağdaşır ne de sosyal devlet ilkesiyle.
Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır.
Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır.
Evet, yerli üretici desteklenecektir.
Ama bu destek, vatandaş ezilerek değil; adaletle ve ölçüyle sağlanmalıdır.