@gurseltekin34 Bizim de size önerimiz sonsuza kadar hayatımızdan çıkmanız. Tarihi sizi yazacak ama nasıl yazacağını ben burada yazamıyorum boşlukları doldurmanız dileğiyle 🙏🏻
“Ekrem İmamoğlu suç örgütüne” üye olduğu iddia edilen Murat Gülibrahimoğlu’nun sahibi olduğu Kuzey İstanbul Modern Şirketi’nin;
Murat Kurum’un kampanyasını yapan Kanyon Reklam Prodüksiyon şirketine, İstanbul seçimlerinden hemen önce 41 milyon 666 bin TL destek olduğu denetleme raporları üzerinden ortaya çıkarıldı.
Bununla da yetinilmemiş, Ekrem Başkan ve ailesine her türlü iftirayı atan, en galiz küfürlerle hakaret eden Ak-it’e, aynı kişinin firmalarından, 19 Mart operasyonu öncesinde 10 milyon 170 bin TL, operasyon sonrasında da 5 milyon TL olmak üzere toplamda 15 milyon 170 bin TL para gönderildiği banka hareketlerinden kanıtlandı.
Kısacası, Ekrem Başkan’ın kurduğu iddia edilen suç örgütüne üye olan kişi, İstanbul seçimlerinde rakip adaya çalışmış, operasyon öncesi ve sonrası tetikçi yandaşa milyonlarca lira destek olmuş.
Bir iddianamenin sapır sapır dökülüşüne tanık oluyoruz.
Muktedir’in duruşmaların TRT’den yayınlanmasından neden korktuğu ve kaçtığı da her geçen gün biraz daha açığa çıkıyor..
Yalanlarınızda boğulacaksınız..
Az önce evimize iki polis geldi. İfade için Vatan Emniyet’e davet ediyorlar.
Aşağıdaki haberden dolayı Nureddin Nebati’nin şikâyeti üzerine ifade vermem gerekiyormuş.
Ülkenin geldiği durumu görün diye paylaşıyorum.
Böyle bir haber için neden eve polis gönderiliyor?
Böyle bir haber için neden soruşturma açılıyor?
Böyle bir haber için neden 23 Nisan günü evimde rahatsız ediliyorum?
Bu bir haberdir. Nureddin Nebati’nin şikâyeti varsa, itirazı varsa tekzibini yazar, gönderir.
Bu ne demek oluyor?
Yeter kardeşim artık, vallahi yeter ya!
🔴İşte Meclis tutanakları: AKP’liler Tuncay Sonel’e laf ettirmemiş
📌Gülistan Doku CHP, HDP, EMEP ve TİP milletvekilleri tarafından, 78 kez Genel Kurulda, 16 kez ise farklı komisyonlarda olmak üzere 94 kez Meclis gündemine getirildi.
📌Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: “Bize haksızlık yapmayın. Bu konu bizim takibimizde. Bu konuyu HDP siyasallaştırmaya çalıştı. Bu siyaset meselesi değil.”
“Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın adli soruşturmasının takip edildiği ve Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır.”
📌AKP Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat: “Yeter artık. Her aşk intiharını burada mı konuşacağız? Her intihar, her aşk intiharı bu yerin gündemi değildir.”
HDP’li vekillere karşı “Belki de siz yaptırdınız. Dağa götürmüş olabilirsiniz.”
📌AKP Denizli Milletvekili Cahit Özkan: “Katillerin kolluk güçleri tarafından korunduğunu iddia etmek… bakınız cinayete ortak olmaktır; bunun kabulü mümkün değil, bunu kabul edemeyiz.”
📌AKP Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar: “HDP’nin yeni bir provokasyonu mu bu? Aylardır yoklar da niye şimdi, niye bugün? Vallahi istismar ediyorsunuz.”
Zeynep Algedik'in (@zeynepalgedik) haberi
Oruçlu olmadığı halde ramazan pidesi alan kişiye tepki gösteren vatandaş:
"Sıraya geçmiş, ramazan pidesi alacak. Pideyi ısırmış, yiyor. 'Sen oruç tutmuyorsun, ramazan pidesi alıyorsun. Hayırdır, bu pide inananlar için Allâh tarafından gönderildi' dedim."
Markette gördüğün adamı takip etmişsin - sonra evine gitmişsin, neymiş “para istemek” icin. Adam vermek istemeyince sonuc bu. Ama öldürme niyeti yokmus. Tüm bu plan program iyi niyetli yani di mi e be OC, tez zamanda gebermen dileğiyle. Hiç birimiz güvende degiliz.
Aydın’da 79 yaşlarındaki yaşlı çifti katleden, katil zanlısının ifadesi ortaya çıktı.
Olay, 8 Şubat 2026 tarihinde Meşrutiyet Mahallesi Kültür Caddesi'nde meydana geldi.
- Evlerinde yaşayan 79 yaşındaki Turgut ve Nuran Çakaloğlu çifti, yakınlarının kendilerinden haber alamaması üzerine yapılan kontrolde 25 bıçak darbesiyle öIdürülmüş halde bulundu.
- Olayın ardından geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, cinayet şüphelisinin hurdacılık yaptığı öğrenilen 39 yaşındaki Şadi Hafız olduğunu belirledi. Olaydan 12 gün sonra yakalanan Hafız, emniyetteki işlemlerinin ardından Aydın Adliyesi'ne sevk edildi.
- Adliyedeki ifadesinde cinayeti nasıl ve neden işlediğini anlatan 6 çocuk babası Şadi Hafız, amacının *Idürmek olmadığını, çocuklarım için para istemek amacıyla eve gittiğini söyledi.
- Maddi sıkıntı yaşadığını belirten Hafız, Turgut Çakaloğlu'nu yaklaşık 4 ay önce markette gördüğünü ve o sırada cebinden çıkardığı paranın çok olduğunu fark ettiğini ifade etti.
- Daha sonra Çakaloğlu'nu takip ederek iki katlı müstakil evde yaşadığını öğrendiğini, ancak daha sonra maddi durumunun düzelmesi nedeniyle olayı unuttuğunu söyledi.
- Yaklaşık bir ay önce yeniden maddi sıkıntıya girdiğini belirten Hafız, tekrar eve gittiğini ancak kapıyı açan olmadığını ifade etti. Birkaç gün sonra cuma günü yeniden eve gittiğini, belediye çalışanı kıyafeti giyerek ve elinde Türkçe yazılı bir evrakla kapıyı çaldığını anlattı.
- Şadi Hafız, olay gününü ifadesinde şöyle anlattı:
“Turgut Çakaloğlu’nu 3–4 ay önce, maddi sıkıntı yaşadığım bir dönemde markette gördüm. Ekmek alıyordu. Kart yerine cebinden çıkardığı nakit parayla ödeme yaptı. Cebinden oldukça fazla para çıktığını fark ettim. Daha sonra onu takip ettim ve iki katlı müstakil bir evde yaşadığını gördüm. Türkçe bilmediğim için kendisiyle konuşmadım. Bir süre sonra maddi sıkıntım geçti ve Çakaloğlu’nu unuttum.
Yaklaşık bir ay önce yeniden maddi sıkıntıya düştüm. Aklıma Turgut Çakaloğlu geldi. Evine gittim ve bir süre kapıda bekledim. Kapıyı çaldım ama açan olmadı. 2–3 gün sonra, cuma günü saat 10.00–11.00 sıralarında tekrar gittim. Üzerime belediyeye ait mavi ASKI kıyafeti giydim, elime de Türkçe yazılı bir evrak aldım. Kapıyı çaldım ve Türkçe “su” diye seslendim. Kapı açılınca yaşlı adama saldırdım ve “para ver” diye bağırdım. O da bana bağırdı ancak Türkçe bilmediğim için ne söylediğini anlamadım. Bağrışma sırasında üst kattan “Ne oluyor?” diye bir ses gelince panikledim ve yaşlı adamı boğazından ve göğsünden bıçakladım.
Ardından üst kata çıktım. Merdiven başında Nuran Çakaloğlu ile karşılaştım. Ona “para, para” diye bağırdım. Korkuyla dolabı açtı ve bana bir zarf verdi. Zarfın içinde 5 bin TL, bir kolye ve bir çift küpe vardı. Bunları aldım. Daha fazla para isteyince “Para yok, hepsi bankada” dedi ve bağırmaya başladı. Bunun üzerine onu da b��çakladım. Hemen ölmedi. Çömelince sırtından da bıçakladım. Ellerim çıplaktı, hiçbir yere dokunmadım. Evden çıkarken yaşlı adamın öldüğünü gördüm ancak kadının inleme sesleri hâlâ geliyordu. Yanımda getirdiğim yedek kıyafetleri laptop çantamdan çıkarıp giydim ve evden çıktım. Kadın doğum hastanesine doğru yürüdüm, oradan minibüse bindim ve İncirliova yolu üzerindeki Kızılay Deresi’ne kıyafetleri ve bıçağı attım.
Para istemek için gittiğimi, amacımın öldürmek olmadığını söylüyorum. Parayı çocuklarımın ihtiyaçları için harcadım, kalan kısmını ATM’den hesabıma yatırdım. Para istemek ve almak için gitmiştim. Öldürmeyi planlamamıştım. İkisi de bağırmaya başlayınca panikledim. Kendilerini öldürmek için bir sebebim yoktu. Ne yapacağımı şaşırdım. Amacım sadece çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılamaktı. Maddi sıkıntılar boğazıma kadar geldiği için hırsızlıktan pişman değilim. Çocuklarım için yaptım ama bu kişileri öldürdüğüm için pişmanım.”
28 Ocak’taki duruşmadan sonra uzun süre sustum.
ÇÜNKÜ ÖĞRENDİKLERİM KANIMI DONDURDU KENDİME GELEMEDİM LÜTFEN BÜTÜN YAZIMI OKUYUN
15 yaşındaki kardeşim Fatih Acacı , akranı tarafından 12 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Katil, cinayetten önce telefonundan şunları araştırmış:
“Kasten adam öldürmenin cezası nedir?”
“Kasten yaralamanın cezası nedir?”
SSÇ olduğu için karşısına çıkan düşük cezaları görünce bu cinayeti işleme kararı verdi.
Yani Fatih normal hayatına devam ederken uyurken, yemek yerken,ailesi arkadaşları ile vakit geçirirken karşısındaki onu öldürmeyi planlıyor, alacağı cezayı hesaplıyordu.
Bıçağı yanında getiren oydu.
Fatih’in olduğu kafenin önüne gelen oydu.
“Konuşalım” deyip onu ıssız bir parka götüren oydu.
Yaz günü uzun kollu kıyafet giyip bıçağı saklayan oydu.
Fatih’i hayati yerlerinden 12 kez bıçaklayarak öldüren de oydu.
Ve Fatih’i kanlar içinde öylece bırakıp kaçan da oydu
Buna rağmen savcı, mütalaasında hafifletici indirim talep ediyor.
Zaten SSÇ olduğu için alabileceği en yüksek ceza 24 yıl. Onun da yatarının o kadar olmadığını hepimiz biliyoruz.
Bu tabloda sorulması gereken tek soru şu: Neyin indirimi?
3 Mart’ta karar duruşması var.
Sosyal medyanın gücü doğru kullanılırsa çok büyük. Bu caninin indirimsiz 24 yıl ceza
alması için ses olalım.
24 yıl bile adalet değilken, daha azına razı olamıyorum çünkü ortada planlı bile isteye alacağı cezaya kadar araştırma yapıp bu cinayeti işlemiş bir fail var
lütfen ufacık bir desteğiniz dahi Fatih’in adaletinin sağlanması için çok kıymetli
#Fatihİçin24Yıl özellikle RT yapıp bu Hashtag (#) kullanarak destek olabilirsiniz 🥺🙏🏻
#Fatihacaciicinadalet
#SSÇ
#ADALETİSİYORUZ @abakingurlek
#MinguzziYasasıÇıksın
SOL Partililere ev hapsi verildi. Anayasa’da da yer alan laikliği savundukları için ev hapsinde kalacaklar. Şimdi SOL Partililer mi suç işledi yoksa bu kararı verenler mi?
Ya bu olay belli araliklarla surekli onume dusuyor. Ne istiyorsunu bu adami tutuklamak icin tum aileyi katletmesini mi bekliyorsunuz? Nasil bir hukuk sistemi var bu ulkede artik anlamiyorum ya abv ya.
Kim dur diyecek?
'seni öldüreceğim beni rezil ettin'
'baban çenesi yamuk öldü, iyi oldu'
'g.tünden nefes alarak geberdi'
Denizli’de bir apartmanda yaşanan komşu dehşeti bitmiyor. Kapıya dayanan komşu 'aşağı gel hesabını keseceğim' diyerek tehditlerine devam etti.
2.5 yıldır devam eden saldırılar ailenin babasını hayattan koparırken anne ve çocuğun hayatını tehdit etmeye devam ediyor.
Son yaşanan olayda ailenin iddiasına göre saldırgan tekrar kapıya dayanıp, yaşananlara dayanamayarak hastalanıp vefat eden baba için 'seni öldüreceğim beni rezil ettin, baban çenesi yamuk öldü, iyi oldu, g.tünden nefes alarak geberdi' diyerek olay çıkardı.
Ailenin şikayeti sonrası geceyi nezarethanede geçiren saldırgan komşu, adli kontrol ile serbest kaldı.
Toplam 20 saldırı sonucunda 11 dava açıldı. Aile davaların bazılarını kazanmasına rağmen saldırgan 1 defa bile tutuklanmadı.
Mağduriyeti bitmeyen aile ise adaletten başka bir şey istemiyor!
#SONDAKİKA
Ankara İdare Mahkemesi, "Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilen Teğmen Deniz Demirtaş'ın ihraç kararını iptal ederek görevine iadesine karar verdi.
Katliamın üzerinden bir yıl geçti. Sorumluların hiçbiri istifa etmedi. Turizm Bakanı istifa etmek yerine Yunanistan’a tatile gitti. 34’ü çocuk 78 kişiyi yaktılar.
@Ferdi_Karabasan Bu ülke seriatla yonetilmiyor, bunu soylemek ne zamandan beri suc? Neyi n hazimsizligi bu sizdeki de bunu soyleyen kisiyi dahi hedef gosterme linc etme kulturundesiniz. Bu ulkeye en buyuk zarari verenler dini kullanan-siyasete alet edenlerdir o konuda supheniz olmasin.
@omerekinci Izlemicegim seyi time dustugun icin izlemek zorunda kaldim ve abi video ile yazdigin yorum ne alaka cok anlamadim. Bu linc kulturunu adet haline getirdiniz. Bence sizin anlayis ve yorumlayisiniz daha sıkıntılı gibi.