denedin. her seye ragmen ve tüm gücünle. olur mu olmaz mi bilmiyorsun. tek bildigin sey cabaladigin. görmezden gelme bunu. küçük de görme. elinden bu kadari geldi diye kendini harap etme. sana önce sen lazimsin. baris aynada gördügünle.
olmayacağını biliyorsun, bunu kabul etmişsin bile, ama istemek durmuyor. geceleri düşünüyorsun, keşke olsa diyorsun, aklın hemen müdahale ediyor, olmaz diyor. ve ikisi aynı anda var olmaya devam ediyor. bu çelişkiyle barışmak mümkün mü bilmiyorum
bu üzüntünün içinde hâlâ sevgi var, bu yüzden geçmiyor sanırım. nefret etseydim çok daha kolay olurdu, kapatırdım, devam ederdim. ama sevgi varken üzülmek başka bir şey, o sevgiyi nereye koyacağını bilemiyorsun. ne tutuyorsun ne bırakabiliyorsun, ortada bir yerde duruyor
bazi seyler var, insanin o kadar elini kolunu bagliyo ki, kafan oyle bi doluyo ki, cozemiyosun, beyninin ortasinda duruyo sadece, baska bi sey dusunemiyosun da cunku oyle bi sey degil, cikip yurumekten baska yapacak hicbir sey yok
kendimle birkac derdim var bir turlu cozemiyoruz, cok garip sanki kendimi karsima oturtuyorum ve bir turlu ikna edemiyorum, birak iste bazi seyleri degistir artik, anliyorum ama anlatamiyorum da, insanin kendiyle tartismasi cok tuhaf sak diye cozsene biliyosun iste iyi gelmiyo
sebebi yok yani hüzünlüyüm. aslında var da kaçarken yine yakalandım. durup dururken hep yakalanıyorum zaten. bazen kaçmasam da yakalanıyorum. öyle işte hüzünlüyüm. bilmiyorum geçecek gibi de değil. her seferinde beni yakalayacak gibi. öyle.
kendimden inanilmaz yoruluyorum bazen,
her zaman degil ama bazi zamanlarda ben olmak cok yoruyo, yapmayi birakmak istedigim, artik oyle hissetmek istemedigim ya da ayni dusunce dongusune bininci kez girmek istemedigimde, kafamin icinden cikmak istiyorum, oldurecekler beni burada