Konudan bağımsız. İbn Haldun şöyle der:
“Aşağı tabakadan gelen kimseleri Yönetimine, Kadılık makamlarına ve insanların işlerinin başına getirmeyin. Çünkü bu görevlere geldiklerinde, masumlara ve şeref sahibi kimselere zulmetmeye, insanları aşağılamaya çalışırlar. Zira kendilerini sürekli aşağı görme duygusu ve peşlerini bırakmayan eksiklik kompleksi onların iç dünyasına yerleşmiştir.”
New York Mayor Mamdani published the text given to him by the Armenian lobby without examining it. No Armenians were killed on April 24.
Until World War I, Armenians rebelled approximately forty times. During World War I, taking advantage of the Ottoman Empire’s engagements with the Russian army in the East, they took the final step toward independence. They significantly impaired Ottoman supply and provisioning lines. In addition, by forming armed bands, they started to massacre civilian Turks, Kurds, Circassians, and Arabs living in Eastern Anatolia.
When the Ottoman government, despite all its efforts, was unable to prevent the onslaughts of Armenian terrorists, it published the Circular of April 24, which closed Armenian committees such as Dashnaksutyun and Hunchak, and led to the arrest of individuals confirmed to be associated with these organizations.
No conflicts occurred during the arrests of April 24, and no prominent Armenian was killed. However, the arrest of the leadership cadre of the committees rendered the potential rebellion leaderless and ineffective.
Prominent Armenians did not heed the warnings of Talat Pasha and other statesmen to give up their dream of independence. Armed bands continued their massacres. They killed thousands of Muslims by supporting the Russian army during the siege of Van, which ended with its invasion on May 15. In response to this situation, the Ottoman government was forced to enact deportation measures on 27 May. As the late historian İlber Ortaylı stated, the Armenian deportation of 1915 was not a precaution against a possible rebellion. Rather, the Act of Deportation in 1915 was a response to an actual rebellion and collaboration with the enemy army, and it was inevitable under the circumstances of the time.
It was planned that 924,158 people would be deported. However, not all of them were deported. Approximately 650,000 Armenians were deported and transported. Six months later, the deportations were halted. Therefore, the number of deported Armenians was lower. Also, after the Armistice of Mudros in 1918, a significant portion of the deported Armenians had returned to Anatolia.
When deportation became inevitable, security measures were taken for the lives and property of the deported Armenians. However, due to either the persecutions of Armenians against the Muslim populace in the hinterland or the personal inadequacies of some individuals, some unwanted events occurred. The Ottoman government investigated the crimes committed during the deportation and punished those responsible.
Türkiye,
NATO’cu mu?
Avrasya’cı mı?
Kafkasya’cı mı?
AB’ci mi?
Dışişleri Bakanımız @HakanFidan Türk dış politikasının felsefesini birkaç dakikada nefis bir şekilde özetlemiş.
Resulullah (s.a.v.) ahir zamanda "Herc"in, yani anlamsız cinayet ve şiddetin artacağını haber vermişti. Katilin niye öldürdüğünü, maktulün niye öldüğünü bilmediği günlerdeyiz! Neden mi? Çünkü seküler eğitim İslam ahlakını sildi, gençlere erdem yerine mafyatik tipleri rol model yaptı. Çözüm öze, İslam'a dönmektir!
#Kahramanmaraş #saldırı
Olm bu nasıl bir saçmalık? Aylardır da devam ediyor. Hüseyin Doğru Alman vatandaşı bir gazeteci. Filistin'le ve AB'nin Gazze soykırımındaki rolüyle ilgili yaptığı haberlerden dolayı bu adama taktılar. AMA mahkemeye vermediler. Mahkemeye verseler ifade ve basın özgürlüğü denilecek ve salınacak.
Bunun yerine şöyle bir yöntem buldular. AB komisyonu Hüseyin'le ilgili Rusya'nın güdümünde Rusya'ya destek olduğunu ileri sürerek YAPTIRIM (Sanction) getirdi. Bunun sonucunda da ekonomik olarak herşeyine kısıt getirdiler: banka hesapları kapatıldı, arabasına sigorta bile yaptıramıyor. Herhangi bir hizmet alamıyor çünkü hizmet veren AB yaptırımını delmiş olacağı için cezalandırılabilir. Siz arkadaşı olarak bile yardım edemezsiniz aynı sebeple. Ulusal mahkemeler bişe yapamıyor.
Hüseyin Doğru'dan bağımsız gazetecilik yapan herkese bir ibret hikayesi oluşturmaya çalışıyorlar.
Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün sınırları Avrupa'da bile İsrail'in menfaatlerine kadar resmen.
@dengeplus İnstagram, tiktok gibi sosyal medya platformların da sürekli yapay mutluluk pozları veren insanlar, aslında kendini kandırmaktan başka bir şey yapmıyor...
Bunlara aldanıp, burada mutluluk arayan insanlar, büyük bir hayal kırıklığına uğruyorlar...
+++ #Israel möchte nicht, dass die Welt israelischen Rassismus in der Knesset sieht +++
Versucht mal diesen Link ohne VPN aufzurufen:
https://t.co/CsK0QDGbBA
Ihr bekommt einen Hinweis, dass die Seite des israelischen Parlaments nicht für euren Standort verfügbar ist.
Dann versucht es über einen israelischen VPN-Server.
Jetzt seht ihr einen Gesetzesentwurf, der die Todesstrafe für Terroristen vorsieht. Blöd nur, dass dieser Terrorismus sich explizit gegen Juden oder den Staat Israel richten muss.
Man will ja schließlich nicht extremistische jüdische #Siedler hinrichten müssen.
Israel ist ein rassistischer, extremistischer Schurkenstaat.
@DropSiteNews I wonder why European states and EU institutions never have the time to go after the State whose officials speak genocidal language, order genocidal policies and are accused of genocidal acts. A good number of them are busy protecting that State. And the others?
Hiç tanımadığımız adamı, sırf İskilipli Atıf Hocayı seviyor diye seviyoruz. İt, köpek saldırınca kavgasını seviyoruz. Görev alınca seviniyoruz.
Biz Müslümanlar harbiden delikanlı adamlarız. Samimi insanlarız. Allah için seviyor, Allah için nefret ediyoruz. Allah-u Zülcelal böyle idarecilerimizi artırsın. Rabbim yâr, yardımcısı olsun. Kararlarında isabet ettirsin.
Mustafa Çiftçi Akın Gürlek
Şah İsmail Kürt olsa ne olacak Türk olsa ne olacak!
Kendisi Bağdat'a girdiğinde İmam Ebu Hanife hazretlerinin mezarından kemiklerini çıkartıp yaktıran bir mel'undur.
Şah İsmail Kürt olsa ne olacak Türk olsa ne olacak!
Kendisi Bağdat'a girdiğinde İmam Ebu Hanife hazretlerinin mezarından kemiklerini çıkartıp yaktıran bir mel'undur.
Şah İsmail güzellemelerinin mantığını da anlayamıyorum.
Osmanlı ve Sünni düşmanlığı haricinde diğer Safevi yöneticilerinden 'bizi ilgilendiren' farkı nedir?
Sünni çoğunluklu bir ülkede niçin özellikle propagandası yapılır?
Şia- Kızılbaş faşizmine bu topraklarda geçit yok!