Burhaniye’ye nefes, Üsküdar’a yeni bir yaşam alanı kazandırıyoruz. 🌳
Allah nasip ederse Ekim ayı sonunda da hep birlikte parkımızın açılışını yapmış olacağız.
🌳 Neşetbey Parkı
✅ 4.600 m² toplam alan
✅ 3.020 m² yeşil alan
✅ 180 ağaç
✅ 3.000 çalı
✅ Çocuk oyun alanları
✅ Spor alanları
✅ Piknik ve dinlenme alanları
Ben oğluma 1 gönderdim tekrar o bana gönderdi 1 milyon gidip gele 18 milyon oldu 😂
Cemal Enginyurt, oğluyla arasındaki 18 milyon TL'lik para trafiğine ilişkin:
"Ben oğluma 1 milyon göndermişim, o bana 1 milyonu geri göndermiş. Yani tek elden 18 milyon verme yok. Toplamda 3 yıl içerisinde 18 milyon.
Oğlumun iki tane spor salonu var. Birini bu işlerden sonra devretti. Boks ve kickboks üzerine salonu var.
22 yaşında çocukların milyarlarca dolar servetinin olduğu bir ülkede bizim oğlana sorulan para 18 milyondur."
RTÜK başkanı Mehmet Daniş bey, Bakanlarımız Mahinur Özdemir Göktaş ve Ömer Bolat hakkında ki iddiaların iftira olduğu ortaya çıkmasına rağmen ,iftira operasyonu yayınlarına devam eden HalkTv ve SözcüTv hakkında bir işlem yaptınız mı? Ya da yapacak mısınız?
Sayın başkan yurt dışı seyahatlerinizden vakit ayırıp bir yaptırım uygulanmasını bekliyoruz!
Kanallar alt yazılarında ısrarla iftira başlıklarını atmaya devam ettiler. @Danis_Mehmet_
Mahinur Hanım, babasıyla ilgili iddiaya üzülmüş. Babasının ellerinden öperim.
10 dakikada öğrenmiş, ‘Esas kişinin TC’si bu, babamın TC’si bu’ diyor.
Peki Mahinur Hanım listeyi kontrol etmek için görebiliyorsa, millet niye göremiyor?
Adalet Bakanlığı çevreleri isim sızdırıyor, kimi doğru, kimi yanlış.
Açıklayın listeyi, bitsin bu iş.
Türkmen ailesinin işleri tıkırında
🔴Üsküdar Belediye Başkanlığı’nı kaybeden AKP’li Hilmi Türkmen’in çocukları Mart 2025’te kurdukları şirketin sermayesini Aralık’ta 25 milyon TL’ye çıkardı. Finans Merkezi’nde dönerci açan Türkmenler bar da açabilecek
Haberin tamamı:
https://t.co/3REOUazFQU
ÖZEL HABER | Akın Gürlek Başsavcıyken fon vurgunuyla ilgili şikayetçi olmuştu, neden gereğinin yapılması için muhalefet sürecin takipçisi olmamış diye sormuştum. Sorumun cevabını da kendim yanıtlıyorum.
Meğer Sayın Gürlek’in şikayetçi olmasını da eleştirmişler, Özgür Özel “Erdoğan’ın emriyle şikayetçi oluyorsun, neden SPK’yı beklemiyorsun” diye de çıkışmış üstelik. İşte aşağıya delilini yüklüyorum.
Şimdi dezenformasyon içerikli paylaşımları ve Sayın Gürlek’i neden hedef aldıkları daha net görünüyor:
Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğanın ortaya koyduğu “ucu nereye giderse gitsin hırsızlar hesap verecek” iradesiyle ve Türk yargısının Adalet Bakanımız Sayın Gürlek’ten aldığı cesaretle fon hırsızlarının üstüne gidilmesinden rahatsızlar.
Artık hangi fon hırsızlarını koruyorlarsa soruşturmanın derinleştirilmemesi için de her yolu deniyorlar.
Sayın öz-LALE,
Siyasette tetikçi olmanın en kötü yanı, bir süre sonra herkes tarafından kullanılabilir hale gelmektir.
Size samimi bir uyarıda bulunayım: Özgür Özel sizi mayın eşeği olarak kullanıyor...
@UmitOzlale
SON DAKİKA | YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale:
“Eğer Erdoğan pazartesi gününe kadar tam listeyi vermezse buradan AKP’nin çok önde gelen ve şu ana kadar konuştuğumuz meblağların yüzlerce kat üstünde işlem yapan isimlerin de dahil olduğu listeyi sizlere açıklayacağız”
AK Partili arkadaşlar: Mağduriyet seansınız ve fon vurgunu için verdiğimiz araştırma önergesini reddetmenizin rehaveti bittiyse okuyabilirsiniz:
-Otoriter rejimlerin sonunda hep yağma baş gösterir. Haramiler kontrol edilemezler. Bu fon vurgunu da bir tür yağma… Biz de bir yılı aşkın bir süredir bu vurgunun sorumlularını araştırıp bu milleti soyanları açığa çıkarmaya çalışıyoruz.
-Herkes biliyor ki AK Parti, siyasetçisiyle, bürokratıyla, iş insanlarıyla bu yağmanın tam ortasında. Neredeyse her zanlının AK Partiyle bir bağı var. Ayrıca bu vurgunun karanlıkta bırakılmak istenen isimleri var. Biz bu isimlere ulaşmayı bir ölçüde başarıyoruz. Bu süreçteki kaynaklarımızdan biri de AK Parti’nin içinden uçurulan belgeler.
-Bize belgeler geldiğinde kamuoyunun önünde sorular soruyoruz. Dün TBMM’de, bugün de Parti Genel Merkezi’nde kabinedeki iki mevcut Bakana ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na sorular sordum. Dün Sayın Cevdet Yılmaz sorumuza yanıt verip bizdeki bilginin doğru olduğunu teyit etti ve bir açıklama getirdi.
-Bugün de iki bakan ile ilgili sorularımızı MKK işlem kayıtları üzerinden sorduk. Üstüne basa basa söylüyorum: Bu MKK belgeleri sahte değil. İsimler de meblağ da doğru. Sayın Mahinur Özdemir Göktaş “geçmiş olsun” dileklerini kabul ettikten sonra AK Parti’nin içinden kendisiyle ilişkilendirilen bir dosyanın neden hazırlanıp bize ulaştırıldığını düşünebilir.
-Bir başka dikkat çekici nokta ise sorumuzu yönelttikten on dakika sonra iki kişinin TCKN bilgilerini de içeren bir açıklama yapılabilmesidir. Demek ki Sayın Bakan, dolayısıyla ilgili bakanlıklar ve tabii ki Cumhurbaşkanı, fon vurgunu yapan kişileri yaptıkları işlemler ve TCKN detayında biliyor. Bu kişilerin içinde AK Parti ile bağlantısı olanlar hakkında Sayın Cumhurbaşkanı’nda bir klasör olduğunu da biliyoruz. Bizim de derdimiz bu klasördeki isimlerin kamuoyuyla paylaşılması ve suçluların cezasını çekmesi. Aslında basit ama AK Parti için yapması bir o kadar da zor.
-Sayın Özdemir Göktaş ile ilgili bir mağduriyet kampanyası başladığını görmek şaşırtmadı. Kimse kusura bakmasın ama aileleriyle beraber 2 milyon vatandaşın mağdur edildiği bir fon vurgununda Sayın Bakana sorduğumuz soruların yaşattığı mağduriyet kocaman bir hiç kalır. İki senedir çirkin iftiralarla tutukladığınız arkadaşlarımıza ve onların ailelerine yaşattığınız zulmün, mağduriyetin yanında Sayın Bakana PR yapma fırsatı da veren bu bir günlük incinmenin esamesi okunmaz. Sayın Bakanın da çok iyi bildiği Yunus Emre’den alıntılayacak olursak “Sen sana ne sanırsan, ayrığa da onu san”. Yani, kendin için ne istiyorsan başkası için de onu iste. Bizden özür mü bekliyorsunuz, o zaman ilk önce gerçekten mağdur ettiğiniz hak sahiplerinden, sonra da yıllardır hak mahrumiyeti yaşattığınız, zulmettiğiniz arkadaşlarımızdan özür dileyin. Gerisi kolay.
-Ben bir yıldan beri bu fon vurgununu çalışıyorum ve halkımı dolandıranları ve nasıl dolandırdıklarını ifşa ediyorum. Vicdanım rahat, veremeyeceğim bir hesap da yok. Partimle, çalışma arkadaşlarımla ve bu konudaki hassasiyetimizle de gurur duyuyorum.
-Son söz: Biz bu soygun çetesini ifşa etmeye ve bu vurgunun siyasi ayağını temize çıkarmaya ilk günkü heyecanımız ve enerjimizle devam edeceğiz. Bu halkı soyanlardan, onları koruyanlardan ve denetim görevini yerine getirmeyenlerden de hesap soracağız.
Bir yıldır Tera Yatırım’daki skandalı Meclis’te isim ve hisse vererek anlatıyorum. Şimdi bir sosyal medya hesabı çıkıp benim de o fonlarda param olduğu yalanını yayıyor. Dayandıkları kayıt, benimle aynı adı taşıyan başka bir İzmirliye ait. İftira ellerinde patlayınca özür diliyorlar.
Benim adıma attığınız yalanı bir kenara bırakalım: O yatırımcının kimlik bilgilerine, hangi fonda ne kadar parası kaldığını gösteren kayda nasıl ulaştınız? Bu bilgiler size kimden geldi?
Burada açığa çıkan şey bir trollün beceriksizliği değil, fon mağdurları için ciddi bir tehlike. Birikimleri bu düzende eriyen insanların bilgileri şimdi de sosyal medya hesaplarının elinde dolaşıyor. Yarın kapılarını “Paranızı geri alacağız” diyerek çalacak dolandırıcılara karşı bu insanları kim koruyacak?
Adalet Bakanlığı kayıtların kaynağını ve kimlere ulaştığını derhal ortaya çıkarmalıdır. İktidarın dilinden güvenlik düşmüyor. Vatandaşın parasını koruyamadınız. Şimdi parasını kaybedenlerin kişisel bilgileri de ortalıkta dolaşıyor. Hangi güvenlikten söz ediyorsunuz?
Bir yıldır Tera Yatırım’daki skandalı Meclis’te isim ve hisse vererek anlatıyorum. Şimdi bir sosyal medya hesabı çıkıp benim de o fonlarda param olduğu yalanını yayıyor. Dayandıkları kayıt, benimle aynı adı taşıyan başka bir İzmirliye ait. İftira ellerinde patlayınca özür diliyorlar.
Benim adıma attığınız yalanı bir kenara bırakalım: O yatırımcının kimlik bilgilerine, hangi fonda ne kadar parası kaldığını gösteren kayda nasıl ulaştınız? Bu bilgiler size kimden geldi?
Burada açığa çıkan şey bir trollün beceriksizliği değil, fon mağdurları için ciddi bir tehlike. Birikimleri bu düzende eriyen insanların bilgileri şimdi de sosyal medya hesaplarının elinde dolaşıyor. Yarın kapılarını “Paranızı geri alacağız” diyerek çalacak dolandırıcılara karşı bu insanları kim koruyacak?
Adalet Bakanlığı kayıtların kaynağını ve kimlere ulaştığını derhal ortaya çıkarmalıdır. İktidarın dilinden güvenlik düşmüyor. Vatandaşın parasını koruyamadınız. Şimdi parasını kaybedenlerin kişisel bilgileri de ortalıkta dolaşıyor. Hangi güvenlikten söz ediyorsunuz?
Cem Küçük, “İBB’den Berkay Gezgin’e 1 milyon lira aktarıldı” iddiası doğru çıkmadığı için uzun süredir cezaevinde.
Peki, Murat Ağırel, Ticaret Bakanımızla ilgili haysiyet cellatlığı yaparken neden herkes kör ve sağır?
Ağırel’in sistemin içindeki muhalif görünümlü aparat olduğunu yazdığımda kızanlar oldu.
Durum ortada.
Sahibi korumaya devam ediyor.
AK Parti ailesi, yeni katılımlarla daha da büyümeye, güçlenmeye, saflarını genişletmeye devam ediyor.
Rüşvetsiz selam dahi vermeyen parti derebeylerinin baskısından bıkanlar…
Gecenin bir yarısında sinkaflı küfürlere maruz kalmak istemeyenler…
Huzur içinde, uyum içinde şehirlerine hizmet etmeye çalışanlar en güvenli adres olarak AK Parti’yi görüyor.
Bizzat kendi tabirleriyle “karınları bir türlü doymayan yamyamlar” yerine seçmenlerine hizmet etmek isteyenler çareyi yine burada arıyor.
AK Parti’ye yönelik giderek artan teveccühün sebebi işte budur.
Ekranları işgal eden fiskos gazetecileri dedikodular üzerinden; ticari, akademik ve siyasi geçmişi gün gibi ortada olan Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’a leke çalmaya kalkışmış.
Oysa aynı gazetecilerin, hem de binlerce belgeye rağmen, sabık/eski İBB Başkanını, hüküm giymiş partilileri, “Sütte leke var, bizde yok” diyen Özgür Özel ve çevresini canhıraş savunduğunu ibretle izledik.
Buradan hem bu gazetecilere hem de aynı kirli yönteme tevessül eden siyasetçilere sesleniyoruz;
Dedikoduyla değil, somut delille, belgeyle konuşun!
Kamuoyunun hassasiyetlerini siyasi yankesiciliğe tahvil etme gayretinizin farkındayız.
Bizi kendinizle karıştırmayın; yanlışı kim yaparsa yapsın savunmayız, hukukun ve adaletin gereğinin yerine getirilmesinden de geri durmayız.
Ancak haysiyet cellatlığına soyunup tertemiz yol arkadaşlarımıza pervasızca dil uzatabileceğinizi, dedikodularla itibar suikastı düzenleyip karşılığında susacağımızı sanıyorsanız daha çok beklersiniz!
Biz baklava kutusunda rüşvet alanlara, haram parayla kule yapanlara sahip çıkan bir güruhtan ne ders alırız ne de onları muhatap alırız.
Boşuna ellerini ovuşturuyorlar. Buradan siyasi yankesicilere ekmek çıkmaz.
AK Parti, onların hevesini kursağında bırakır.
Bir kere daha gördük ki dayanışma kültürel bir alışkanlık.
Fransa'da şartlarından şikayette bulunan ve olayları başlatan banliyödeki okullar.
Olayın bu kadar büyümesine sebep ise en krema okul öğrencilerinin DAYANIŞMA göstererek, şartları kötü olan öğrencileri haklı bulup desteklemesi ve kendi konfor alanlarını bırakmaları.
Sonra yetişkinler destek verdi.
Hükümet düştü.
Dayanışma en güzel alışkanlık.