Hocamızın dediği gibi “yeterince üzerinde durulmayan bir mesele” idi. Ta ki Medeniyet Üniversitesi’nden Şeyma Genan bu konu ile alakalı doktora tezi yazana kadar 🤩 @SGenan
TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımız, mushaf tarihiyle ilgili yeni sayfalar açmaya ve temel konuları gündeme getirmeye devam ediyor.
TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi İlim Heyeti Başkanı M. Emin Maşalı Hocamız, üzerinde yeterince durulmayan bir meseleyi; “Kur’an İlimleri Zâviyesinden Mushaf-ı Şerîf: İmlâ, Noktalama, Harekeleme” konusunu ele alarak önemli tespit ve tekliflerde bulundu.
Kurum Başkanımız Coşkun Yılmaz’ın katılımıyla cuma günü saat 14.00’te gerçekleşen programda, misafirlerimizin soruları da bu konularla ilgili araştırma ve değerlendirmelere duyulan ihtiyacı ortaya koydu.
Program sonrasında Başkanımız Coşkun Yılmaz, manasını, mahiyetini, ruhunu, erkanını, adabını, örfünü ve geleneğini ihya temennisi ve duasıyla kurum çalışanlarımızla bayramlaştı.
M. Emin Maşalı Hocamıza, değerli misafirlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
"Annemin Türkçesi bir müddet sonra bana çok revnaklı ve imkânlı bir dil gibi gelmeye başladı. Annem mektep medrese görmemiş bir köy kadınıdır."
İsmail Kara 15 yıl emek verdiği "Güneyce - Rize Sözlüğü"nün macerasını anlatıyor.
İlim yolcusu genç kardeşlerime naçizane bir tavsiye: Birilerinin şu veya bu sebeple ortaya atıp gündem yaptığı meseleleri kendi gündeminize almayın. Kendi uzun vadeli gündeminizle meşguliyeti bırakmayın.
Ara ara içimde bir sızı olarak hissettiğim zamanlardan biri de doktorayı tamamla sürecim.
Hayatımın en tanımsız hislerinden biri hâlâ. Her ne zamanki bir başkası doktorayı tamamladığı için tebrik ediliyor, içim yeniden sızlıyor.
Güzel bir izah.
İlaveten;
Elbette bir anne olarak 4 yaş altındaki bir çocuğa laf anlatmanın zor olduğunu biliyorum.
Çocuk meselesinin sınırları zorladığı Şehzadebaşı ve Mihrimah Sultan camilerine giderseniz asıl sorunun 10 yaş üzeri çocuklardan kaynaklandığını görebilirsiniz.
Çocuklar ve Cami’de Teravih Namazı kılmaları esnasında yaşananlarla ilgili bir tartışma görüyorum iki gündür.
Çocuklar elbette ebeveynleri ile camiye gidebilirler, orada bulunabilirler. Namaz da kılabilirler. Buradaki detay şu, ebeveyn yanında getirdiği çocuğuna ibadetin ne olduğunu, cami içindeki kuralları, uyulması gereken akışı anlatmalı. Cami’nin bir oyun parkı olmadığını izah etmeli. Çocuk, güler mi ? Evet, bu olur. Çocuk, diğer çocukla konuşur mu ? Evet, bu da olur. Bunlar çocukca şeylerdir. Olağan karşılanır.
Fakat, çocuk koşayım, zıplayayım, birini iteyim, takkesini alayım, bağırayım, şarkı söyleyeyim, saklambaç oynayım gibi şeyleri yapamaz, yapmamalı. Bulunduğu atmosferin uyulması gereken kurallarına uymaz bunlar. Bunlar çocukca denerek olağan karşılanamaz. Bu, çocuk düşmanlığı değildir, çocuklar cami’ye gelmesinler mi yani demek değildir. Aksine, çocuğa toplumsal yaşamı öğretmektir ve anne babasının onu sevdiğindendir.
Ülkemizde her tartışmada illa ki bir ucu seçeceksin şeklinde yürüyor. Hayır. Her şeyin hayet mantığa, kültüre, bilime, yaşama uygun şekli de vardır ve bu da savunulabilir. A ya da Z’yi seçmek zorunda değil kimse. K’yi de seçebiliriz, bir uçtan bir uca savrulmadan. Ne kimse çocuk düşmanı, ne de kimse çocuk tapıcısı.
İftar vakti yaklaşıyor, herkese şimdiden afiyetler olsun.
Çocuğunuza okuma ve ders çalışma alışkanlığı kazandırmak için önerim:
7 yaşında elinden tutup kütüphaneye götürün. Bir kitap alıp masanıza oturun. Çocuğunuzu kütüphaneye salın. İstediği gibi koşturup kütüphanenin altını üstüne getirmesine müsaade edin. Sessiz olması gerektiğini söyleyen bir öğrenci çıkarsa, sen benim çocuğumun okuma ve ders çalışma şevkini kıramazsın diye ona bağırın.
Zannediyorum bu camii Edirnekapı Mihrimah Sultan.
Her sene farklı kıraatler ile hatimli teravih kılınıyor. Oraya özel olarak kıraat farklarını dinlemeye gidiyoruz. Ne ki, çocuk sesi inanılmaz boyutta, kocaman delikanlılar top oynuyorlar.
Hoca mihraptan uyarıyor, kâr etmiyor.
İmam Hatibe başladığım günden bugüne hoca diyorlar bana. Aradan geçen 50 yılda din adına bir şey öğrenmişsem o da ibadet yapmanın böyle bir şey olmadığıdır.
Her işin bir usulü, adabı, yolu yordamı vardır.
Kemali edeple hatırlatmak isterim ki cami adabı bu değildir. Bu, çocuğa camiyi sevdirme metodu da olamaz. Böyle bir kayıtsızlığa düğün salonunda, hatta eğlence mekanlarında bile izin verilmez.
Kilise gördüm, Sinagog gördüm Budist tapınağı gördüm. Böyle bir kuralsızlığa kimse kayıtsız kalamaz, kalmamalıdır.
Bir İlahiyatçı olarak derim ki, lütfen dönünüz bu yoldan, bu cadde çıkmaz sokak. Vebali vardır ve bu vebal çok büyüktür! Çocuklar camiye elbette gelmelidir ama ibadet sırasında oynayıp eğlenmeye, imamın sesini bile duyulmaz hale getirmeye değil. Rahatsız oluyorsanız gelmeyiniz mi diyorsunuz?
Sırf bu yüzden teravihlere gelmeyenlerin sayısını tahmin bile edemezsiniz. Sabrettim, çok direndim bu konuda yazmamak için ancak sonunda gecenin şu saatinde bu kadarını yazmadan da edemedim. Saygılarımla arz ederim. Hayırlı Ramazanlar.
Doç.Dr. İlhami AYRANCI
Amasya Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
Aralıklı oruç dedikleri, aralıklı açlıktır!
Oruç bir ibadettir.
Eşeğe yiyecek vermezsen aç kalmış olur ama oruç tutmuş olmaz.
💥Şu “intermittent fasting” tabirini Türkçeye aralıklı açlık diye çevirin, lütfen!
Telefonlarımızda ezan vakti uygulamaları olduğu için imsakiyeyi gereksiz zannediyoruz her akşam imsak vaktine buzdolabına mıknatısla iliştirilmiş imsakiyeden bakmak da sevdaya dahil…
🗣️HAKİM : Resmi evrakta sahtecilikle suçlanıyorsunuz, önceki ifadenize ek olarak söyleyeceğiniz bir şey var mı?
🗣️Ekrem : Teşekkürler hakim bey. Bu hafta Ramazan ayına giriyoruz. Ne yazık ki böyle talihsiz durumlarla yorulduğumuz durumları yaşıyoruz. Halbuki Ramazan berekettir, vicdanı harekete geçirir. Makam mevki varlık yokluk gözden geçirmesine razı olur ve yaradana sığınır. İnsanların eşitlendiğini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır.!
__Cengiz Alçayır
Rektör olsam her ders sonrası öğrencilere dijital değerlendirme anketleri verir, anketlere göre yıl sonunda dersi çekici şekilde anlatamayan hocaların hiçbiriyle çalışmaya devam etmem.
Aynı şekilde dersinden sınıfın %30’undan fazlası kalan hocalara da ya dersi anlatamıyor ya da soru sormayı bilmiyor diye üniversiteden yollarım.
@sdedetas Herkes meşrebi mûcibince davranıyor Sinem Hanım anlıyoruz ama biz Müslümanlar’ın gözünde gülünç duruma düşüyorsunuz, bilin isterim.
Biz buluşmak için camileri seçiyoruz. Size iyi etkinlikler.
Mesela ben hiç slayt okumadım. Yazma mushaflardan örnekler göstermek için ekranı kullandım ama ders değerlendirme anketine slayttan okudu yazmışlar 😊 o yüzden çok da şeyapmamak lazım.
Dr bitince ilk kez derse girdim. PP açtım. Öğrencinin biri siz de mi slayt okuyacaksınız dedi. Gel sen oku dedim. Tereddütsüz kalktı, düğmeye bastı, 3 anahtar kelime. Okudu. İkinci slayt, tek belge. Oku evladım, neye bakıyorsun. Ses yok. Bir daha sınıftan çit çıkmadı.