1⃣ Sevgili arkadaşım, dünyanın en iyi, en güzel gülen insanlarından, Erdoğan Özmen'i kaybettik. Arkasında çok sayıda sevenini, çok güzel eserlerini bıraktı.
Bıraktıkları arasında aşağıdaki kitaplar da var:
Etik ve mahremiyet hekimliğin ve psikoterapinin temellerini oluşturur. Düşünün bir plastik cerrahın çıkıp "geçen bir hasta geldi evlerden ırak, burnu şöyle eğriydi, memesi şöyle yamuktu" dediğini. Ya da kadın doğum uzmanının sizin hakkınızda bilgiler paylaştığını(ne yazık ki bu gözler bunu gördü)
Halkın sağlığını ve haysiyetini korumak için katı etik kurallar da içeren bir ruh sağlığı yasası şart, ama kimse bizi duymuyor!
Hastaların ruh sağlığı profesyonellerine anlattıkları öyküler mahremdir. Mesel olsun diye sağda solda anlatmak için malzeme değildir bu kişisel deneyimler.
Hastanın anlattıklarını kamusal alanda paylaşmak etik dışıdır.
<Kamu spotu sona erdi>
Meslektaşımız Prof. Dr. Ayten Erdoğan’ın Kişilik Haklarına Saygı Gösterilmeli, Masumiyet Karinesi Korunmalıdır
Prof. Dr. Ayten Erdoğan, beş yıl önce başlatılan bir soruşturma dosyası gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır.
Dosya hakkında gizlilik kararı alınması, meslektaşımızın savunma hakkının önünde açık bir engeldir. Gizlilik kararına karşın doğruluğu kanıtlanmamış, yanıltıcı olma olasılığı taşıyan iddiaların basın-yayın organları aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılması ise hem meslektaşımızı itibarsızlaştırarak kişilik haklarını hedef almakta hem de toplum vicdanını sarsmaktadır.
Ulusal mevzuatımız ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler, kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakmanın en son tedbir olarak uygulanmasını bir hukuki ilke olarak kabul ederken; bu hukuki ilke ülkemizde uzun süredir yok sayılmaktadır. Bu durum, toplumun yargı süreçlerine olan güvenini derinden sarsmaktadır.
Öte yandan kronik rahatsızlığı olan ve düzenli tedavi alması gereken meslektaşımızın gözaltı sürecinde çeşitli kısıtlamalarla karşılaşması da üzüntü ve kaygı vericidir.
Yaşananları kabul etmiyoruz!
Prof. Dr. Ayten Erdoğan, hakkındaki tutuklama kararı kaldırılarak serbest bırakılmalıdır. Savunma hakkı önündeki engel kaldırılmalı ve dosyaya erişim sağlanmalıdır. Yargı süreci Prof. Dr. Ayten Erdoğan’ın masumiyet karinesi korunarak, adil bir biçimde sürdürülmelidir.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
👇
https://t.co/yaFMpeKB6c
BM genel kurulunda 3 ülkenin karşı geldiği fakat diğer tüm ülkelerin onayladığı, işkenceyi sonlandırmaya yönelik bir karar alındı. Bu üç ülke, faşist liderleri ile biliniyor.
Ek olarak, bilimsel doğrulukla yalın anlatım birbirine zıt değildir.
Aksine, biri diğerini güçlendirir.
Anlaşılır olmak, bilimsellikten ödün vermek değil, bilimi hayata dokundurmaktır.
Ruh sağlığı profesyonellerine naçizane önerimdir.
Bugünlerde psikiyatri ile ilgili çokça podcast dinliyorum. Bazılarını dinlerken de şunu düşünüyorum:
“Bunu tıp fakültesi mezunu olmayan biri nasıl anlayacak acaba?”
Bilim iletişimi, “halkla ilişkiler” değil ama “halkla bağ kurmak” zorunda.
Bilgiyi sadeleştirmek, onu basitleştirmek değildir.
Anlamı herkes için ulaşılır kılmaktır.
Anlaşılmayan bilgi, kimseye iyi gelmez.
Rumi'nin dediği gibi, ne kadar bilirsen bil, söylediğin karşındakinin anladığı kadardır.
Aklıma geçenlerde İzmir'de 2 polisi öldüren çocuk geldi. Bacağından vurarak durdurdu polisler. Çok açık, bu çocuk Türkiye'nin beyazı olduğu için öldürülmedi. Yeni Türkiye'nin yeni beyazları: IŞİDciler, El Kaideciler...
Montréal'de polis bir parkta arkadaşları ile oturan 16 yaşındaki bir çocuğu öldürdü. Çantasında silah olmadığını göstermek isterken. Velhasıl yoktu da, tek suçu Afgan bir aileden doğmuş olması. Herkes infial halinde, beyaz olsaydı öldürülmezdi diyorlar.
Kendinden olmayan her şeye düşman, yalnızca paraya dost olan siyasal islamcı kendini şeker ambalajına saklasa da arada kem düşüncelerini dışarı sızdırır. Bu simsarlara biraz da bu gözle bakalım.