başörtüsü nedeniyle sınıfına giremeyen genç kadınların videosunu izliyorsun. kıyafet nedeniyle eğitim hakkı elinden alınan, çalışması yasaklanan kadınlark dinliyorsun.
ve ‘bu kötü’ demek veya hadi hiç tepki vermemek yerine uzun uzun ‘ama’lar saçıyorsun.
dümdüz kötü insanlarsınız
Nobel edebiyat ve iktisat ödülleri kimlere ve hangi gerekçelerle verilmiştir? Bu sorunun cevabını iyi okumak gerekir.
Dünyada politika yapanlar, dünyanın gidişatını etkileyen dinamikleri belirleyenler bu kararların alınmasına etki ediyor.
Yani dünya hangi istikametten okunmalıdır bunun cevaplarını bulmak için önemli bir gösterge olduğunu düşünüyorum.
Edebiyata bakınca, insanlık tarihinin tekrar antik dönemi üzerinden bir sosyal, sınıfsal, kültürel yaşam kurulabilir mi sorusu öne çıkıyor. Nolan’ın Odysseus filmi boşa çekilmiş değil. Yazar Anne Carson seçimi de.
İktisatta ise Keynesyen yaklaşımın güçlendirilmesi gündemde. Kamu harcamaları artırılmadan krizlerden çıkılması zor görünüyor. Ama salt savunma sanayi, altyapı ile toplumsal huzur zor. O halde toplumsal beklentiler ve ihtiyaçlar da gözetilerek harcama kararları ve kaynak tahsis alanlarının tespit edilmesi gerekir yaklaşımı güçleniyor.
Fen bilimleri de bu çerçevede ele alınmıştır. Bakacağız artık…
Turks cannot speak good English because they have never been colonized by another country. In fact, they liberated themselves when they were occupied. When Britain was defeated by Turkey, the British government fell and Britain began to decline. Of course Turks speak bad English.
❌ Manifest Türk olduğu için gloabalde linçleniyor.
✅ Manifest boktan başarısız bir PR grubu olduğu için globalde linçleniyor.
Ben hiç Tarkan'ın, Hadise'nin bu kadar eleştirildiğini görmedim. Tolga Akış'ın PR'a harcadığı milyonlar olmasa kimsenin adını duymayacağı bir grup.
2026 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Anne Carson’ın Nobel Komitesi’yle yaptığı telefon görüşmesi:
“Reykjavik’teki evimde çay içip London Review of Books okuyordum. Yerleri süpürmeye kalktığımda telefonlar çalmaya başladı. Hepsini kapattım. Eşim zorla geri arattı. Eşim “Aç şu telefonu artık. Belki de Nobel’dir” dedi.”
Şu anda nasıl hissediyorsunuz?
— Sadece kraker yiyip çay içiyorum. Pek dramatik bir durum yok.
Nobel’i bekliyor muydunuz?
— Tanrı aşkına, tabii ki beklemiyordum. Bence hepiniz çıldırmışsınız.
Nobel sizin için ne anlama geliyor?
— Hiç düşünmedim. Sadece parayı nasıl bağışlayacağımızı düşünüyoruz. Evi olmayan bir arkadaşımız var. Bir de Sınır Tanımayan Doktorlar’a bağış yapıyoruz.
Nasıl kutlayacaksınız?
— Telefonlara cevap vermek zorunda kalmamak için ormanda yürüyüşe çıkacağız. Sonra sessizliği dinleyeceğiz.
Yazarlığınızı nasıl tanımlarsınız?
— İstemsizce. Hep başka bir şey yapmaya çalışırken oluyor.
Kitaplarınızı okumaya nereden başlamalı?
— Herhangi bir yerden. Ben hep ortadan başlayın derim.
Yeni bir kitaba nasıl başlarsınız?
— Ortadan. Tek kuralım bu.
İlham kaynağınız?
— Homeros.
Antik hikâyelerin bugün hâlâ geçerli olmasının nedeni ne?
— Geçerli değiller. Onların bizim için geçerli olmasıyla ilgilenmiyorum. Bizim onlara layık olmamızla ilgileniyorum.
Sıkılmaktan kaçınmak neden önemli?
— Kim sıkılmayı sever ki? Uyumak mı, Homeros okumak mı? Günün geri kalanında ne yapacağıma böyle karar veriyorum. Hayat sıkıcı.
Genç yazarlara tavsiyeniz?
— Ortadan başlayın.
surekli basılı kitap almak çok pahalıya geliyor telefondan pdf okuyunca da marmarayda metroda kizlar kitap okudugunuzu anlayamiyor duzenli kitap okuyan biriyseniz gayet mantikli kindle olayi