Suça itilmiş veya suçun içinde büyümüş çocuklara dair bir şeyler düşünürken, yıllar önce cezaevinde okuduğum, Anton S. Makarenko'ya ait "Yaşam Yolu" kitabı aklıma geldi.
Suça süreklenmiş ve toplum tarafından dışlanmış, kimsesiz sokak çocuklarını, kurduğu Gorki okulunda, özel bir eğitim programıyla nasıl toplumun parçası haline getirdiğini, onların hikayeleriyle anlatır ve her birinin kendine has yeteneklerini, benliklerini kazanmaları için müthiş bir çaba harcar.
Çok çarpıcıydı...
CİZRE’DE ÖĞRETMEN MESUT ASLAN ÖĞRENCİLERİ İÇİN ADALET NÖBETİNDE
2019 yılında Cizre Merkez Anadolu Lisesi’nde 43 öğrenciyi taciz eden müdür yardımcısı Burak Ercan’a verilen cezasızlık kararına karşı, adaletin yerini bulduğu, istismar ve tacizin cezasız kalmadığı, toplumun vicdanının huzur bulduğu bir yaşam için Şırnak Eğitim-Sen üyesi öğretmen Mesut Aslan 7 gündür açlık grevinde.
İstismarın, tacizin ve cezasızlığın normalleşmediği bir düzen için; adalet gerçekten yerini bulsun diye susmuyor, direniyor.
Mazlum Abdi'nin bu akşam yaptığı tüm açıklamaları:
Askeri heyetlerimiz Şam'a doğru yola çıkacak.
İç Güvenlik Kuvvetleri de tıpkı bizimki gibi İçişleri Bakanlığı'na bağlanacak.
Haseke görüşmemizde Sezar Yasası'nın kaldırılmasına destek verdiğimizi ifade ettik.
Haseke görüşmesinde Şam'ın terörle mücadeleye katılması konusu ele alındı.
Şam’da bir dizi toplantı yaptık.
Geçtiğimiz günlerde Şam'da birçok konuda ön mutabakata vardık.
Şam'da Savunma Bakanı ve İstihbarat Başkanı ile özel olarak görüştüm.
Son Şam görüşmemizde kapsamlı bir ateşkes konusunda mutabakata vardık.
Şam'la diyaloğu üst düzeyde sürdürme konusunda mutabık kaldık.
Merkeziyetçilik ilkesi konusunda bir anlayış vardır, görüş ayrılığı ise kavramların yorumlanmasındadır.
-10 Mart Mutabakatı hükümlerinin anayasaya dahil edilmesi konusunda mutabakatlar sürüyor.
Suriye anayasasının değiştirilmesi için toplantılar
Suriye Demokratik Güçleri'nin orduya entegrasyonu konusunda sözlü koordinasyon sağladık.
Şam, Suriye Demokratik Güçleri'nin uzmanlığından yararlanmak istiyor.
Şam'a doğru yola çıkan askeri heyette İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) temsilcileri de yer alıyor.
Askeri ve güvenlik konusunda bir mutabakat var, detaylar görüşülüyor.
Şam'ın yakında IŞİD'e karşı savaşa katılması bekleniyor.
Şam'ın IŞİD'e karşı mücadeleye katılması yaptırımların kaldırılmasının şartlarından biri.
Washington, IŞİD'e karşı Şam ile ortak bir güç oluşturulmasını önerdi.
IŞİD'le mücadele konusunda Amerikan tekliflerini kabul ettik.
IŞİD'e karşı mücadeleyi ulusal çapta kapsamlı hale getirmeyi amaçlıyoruz.
Şam'a, yerinden edilmiş kişilerin evlerine geri dönmesinin gerekliliğini vurguladık.
Afrin halkını güvenli bir dönüş için hazırlık yapmaya çağırıyoruz.
Tel Abyad ve Rasulayn halkının geri dönmesi için çalışıyoruz.
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri bizim için stratejik bir önceliktir.
Kürt haklarının Suriye anayasasına dahil edilmesini istiyoruz.
Kürt heyeti yakında Şam'a gidecek.
Hakkari'de 11 yaşındaki bir kız çocuğu, köyündeki 3 kişinin TECAVÜZÜNE uğradı!
1- Esra’yı "sana acil bir şey söylememiz lazım, akşam ahıra gel" diyerek kandırıyorlar.
2- Esra akşam ahıra gittiğinde Esra’yı kaçırıp şiddet uygulayıp, tecavüz ediyorlar.
3- Tecavüzcüler, tecavüz ettikleri anları kayıt altına alıyor.
4- Esra’yı da birine söylerse kaydı yaymakla ve öldürmekle tehdit ediyorlar…
5- Tecavüzcüler, Esra’yı kayalıklardan aşağı atıyorlar. Oradan geçen arıcılar (biri kuzeni) Esra’yı bulup hastaneye götürüyor.
6- Esra olayı hastanede bir hemşireye anlatıyor, deliller toplanıyor. Bu 3 tecavüzcü tutuklanıyor.
Deliller:
- Esra’nın paramparça olmuş kıyafetleri
- Esra’yı sabah bulan arıcılar ve kuzeni
- Hastanede olayları anlattığı Ayşe hemşire
- HTS kayıtları (telefon sinyalleri)
- Baz istasyonu kayıtları (konum sinyalleri)
- Adli Tıp kontrolünde tecavüz ve meni bulgusu
- ESRA’NIN BEYANI
7- Tutuklanan 3 tecavüzcü 8 ay sonra adli tıp raporuyla “SERBEST” bırakılıyor.
Gerekçe:
- Adli Tıp Raporu’na göre tecavüz ve meni var fakat rapora “erkek DNA’sı kadın DNA’sına karıştığı için kimlik tespit edemiyoruz” yazılıyor ve serbest kalıyorlar.
8- Bunun üzerine zanlıların avukatının AKP il başkanı olduğu ortaya çıkıyor…
9- Esra artık aramızda değil, tecavüzcüler serbest bırakıldıktan 10 gün sonra intihar etti…
Tecavüzcülerin isimleri:
- Nihat Yılmaz
- Veysi Yılmaz
- Zahir Yılmaz
(Timur Soykan)
Basına ve Kamuoyuna
Sn. Abdullah Öcalan ile yeğenleri Ömer Öcalan, Ali Öcalan ve yeğenlerinin iki çocuğu; Sn. Hamili Yıldırım ile kardeşi ve kuzeni; Sn. Ömer Hayri Konar ile kardeşi; Kurban Bayramı ziyareti dolayısıyla 7 Haziran 2025 tarihinde İmralı Ada Hapishanesi'nde aile görüşü gerçekleştirmiştir.
Yine İmralı Ada Hapishanesi'nde tutulmakta olan Sn. Veysi Aktaş ile kardeşleri; İmralı'ya kısa zaman önce sevki gerçekleştirilen Sn. Ergin Atabey, Sn. Mahmut Yamalak ve Sn. Zeki Bayhan ile kardeşleri Kurban Bayramı ziyareti dolayısıyla 8 Haziran 2025 tarihinde aile görüşü gerçekleştirmiştir.
Kamuoyunun bilgisine sunarız.
Şiddet bununla da kalmadı, DAİŞ'in, Antep, Suruç, 10 Ekim Ankara katliamları ile şiddet tüm ülkeyi kuşattı...
Sonrasını herkes biliyor. Yüzlerce ölü, binlerce gözaltı, yine binlerce tutuklu ve derin suskunluk...
PKK, öyle denildiği gibi silahlı eylem gücünü yitirdiğinden değil, tüm ülke bu kanlı süreçten çok yorulduğu ve ağır bir travmaya maruz kaldığı ve bölgedeki gelişmeler yeni imkan ve olanaklar yarattığı için silahlı şiddeti, ülke içinde minimum seviyeye çekti bence...
Daha da önemlisi, silahlı şiddettin meşru zemininin zarar göreceğini ve bunun kendi gelecekleri için büyük bir handikap oluşturacağını görmüştü PKK ve yeni bir yol haritası çizerek, demokratik onarıma başvurdu bu yüzden.
Yani silahlı eylem gücünü dönüştürerek, başka alanlara yoğunlaştı. İç dönüşümünü sağladı. Bölgesel stratejisini yeniledi ve Hamas'ın "Aksa Tufanı" saldırısını doğru okuyarak, bölge için başlayan değişime uygun bir pozisyon aldı ama daha önemlisi bölgede lokal ve yerleşik silahlı grupların tasfiyesinin yaşanacağını gördü veya zaten olacakları önceden biliyordu.
Bu süreçten tasfiye olmadan çıkmayı başarmaları gerekiyordu ve bu taktik, strateji ve doğru pozisyonlanma gerektiriyordu.
PKK'nin aslında başardığı şey bu oldu ve bugün bölgede bir aktör olarak var olabilmelerinin bir sebebi de bu okumaları doğru yapması oldu.
Açık konuşmak gerekirse bu Türkiye'nin hiç ama hiç istediği bir şey değildi.
PKK'ye dönük olarak "pençe kilit" gibi devasa operasyonlara başvurulması, nokta operasyonlarla lider kadroların imha stratejisi (ki kısmen başarılı oldu), bölgesel düzeyde kuşatma karakolların kurulması vb gibi bir çok yolla, organize bir tasfiye girişimi geliştirildi ama asıl istediği PKK'nin Türkiye içine büyük saldırılar yapmasını sağlayarak, ulusal, bölgesel ve uluslararası alanda büyük bir imha siyasetini devreye sokmaktı. Hamas'ın, Hizbullah'ın tasfiyesine benzer bir yol PKK'yi de kuşatacaktı ama bunun meşruluğu sağlamak, PKK'yi Türkiye içine çekip, büyük eylemlere yönlendirmekle mümkündü. PKK bunu yapmadı...
Sonuç itibariyle, örgütün kurucu lideri Öcalan ve örgütü, bölgesel anlamda bir aktör ve güç olarak, belirleyici olma pozisyonlarını koruyarak masada kaldılar.
Bölge değişiyor ve tabiki örgütte değişip, dönüşmesi gerektiğini biliyor. Bir dönem kapanırken, yeni bir dönem açılıyor. Yeni dönemin aktörü olabilmenin formülünü ve paradigmasını ise Öcalan belirliyor. Örgütüne hiç kaybettirmediği için büyük bir güven duyuluyor kendisine.
Kapanan dönemin argümanlarıyla yeniyi kurmanın mümkün olmadığı ortada. Bu nedenle geleceğin argümanı, paradigması ve siyasal dönüşümü birbiriyle uyumlu olmak zorunda. Öcalan bu uyumu kuruyor. Örgüt bu uyumu örgütlüyor. Halk bu uyumu sahipleniyor, devlet bu uyumu stratejik olarak kendisiyle ortaklaştırıyor ve bizler tarihin bir ironisine şahitlik ediyoruz.
Elbette bunun siyasal, ekonomik, askeri ve bölgesel büyük sonuçları i, çıkarımları, kazanımları olacak.
Siyaset böyle yürüyor çünkü. Bu nedenle, doğru pozisyon alanlar, doğru bir strateji belirleyenler ve buna uygun doğru politikalar geliştirenler kalacak ve uyum sağlamayanlar maalesef tasfiye olacaklar ama bu mutlaka böyle olacak anlamına gelmiyor. Bazen rüzgar aniden tersten eser ve her şey silbaştan olur...
● İmamlar, nikahını kıy diye kendilerine getirilen kız çocuklarını polise, jandarmaya, savcıya bildirse, bu talihsiz kız çocukları, babaları hatta dedeleri yaşındaki sapıkların yatağına sokulabilir mi⁉️
● İmamlar, bu işlerin olmazsa olmazıdır vesselam❗️
Peki ya bütün bunlara sessiz kalan bizler bu şerefsizliklerin neresindeyiz⁉️
Alıntı ✔️
KIYAMETE BEŞ KALA‼️
● Urfada tecavüz sonucu çocuk doğuran 14 yaşındaki çocuğa babası kimden hamile kaldın diye sorduğundan bilmiyorum ya abim ya da dayımdan ikiside tecavüz etti diye cevap verdi❗️
● Bolu'da imam nikahıyla evlendirilen 11 yaşındaki kız çocuğunun sekiz aylık hamile olduğu ortaya çıktı❗️
● Samsun'da otomobil çarptı diye koma halinde hastaneye getirilen 14 yaşındaki kız çocuğunun, imam nikahlı eşi tarafından odunla dövüldüğü, sonra da kaza süsü vermek için motosikletle üzerinden geçildiği anlaşıldı❗️
● Ordu'da 13 yaşındayken para karşılığında evlendirilen kız çocuğu, sürekli dayak yediği 40 yaşındaki herifin evi terketmesi üzerine, kendi ailesi tarafından kabul edilmedi, henüz 17 yaşındayken üç çocuğuyla ortada kaldı❗️
● Gaziantep'te özel hastanede 18 yaşında birinin kimliğiyle doğum yaptırılan kız çocuğunun, aslında 12 yaşında olduğu tespit edildi❗️
● Adana'da 13 yaşındaki kız çocuğuna düğün yapıldı, Sakarya'da kuzeniyle evlendirilen 15 yaşındaki kız çocuğu, evden kaçıp polise sığındı❗️
● Tekirdağ'da bir noterin, 14 yaşındaki kızlarını evlendirmek isteyen ana-babaya muvafakatname verdiği belirlendi❗️
Tokat'ta evlendirilen 12 yaşındaki kız çocuğunun dört aylık hamile olduğu anlaşıldı❗️
● Ağrı'da 16 yaşında evlendirilen kız çocuğu, işkence yapılmış, tuvalette eli kolu bağlanmış halde bulundu❗️
● İzmir'de 12 yaşında evlendirilen kız çocuğu, sezaryenle doğum yaptı, Adana'da imam nikahıyla evlendirilen 16 yaşındaki kız çocuğu, trenin önüne atladı❗️
● Korunması Gereken Çocuklar Sempozyumu'nda konuşan Gümüşhane Üniversitesi öğretim üyesi, bizzat yaşadığı hadiseyi anlattı, “yol kenarında bir kız çocuğunu kucağında bebeğiyle ağlarken gördüm, 16 yaşındayken evlendirilmiş, anne olmuş, bebeğinin eli yanmış, ne yapacağını bilmiyor, bebeğiyle birlikte ağlıyordu, aslında orada bir anne ağlamıyordu, iki çocuk ağlıyordu” dedi❗️
● Kayseri'de para karşılığında evlendirildiği herif tarafından sokağa atılan, kamyonet kasasında yaşayan 15 yaşındaki kız çocuğu, av tüfeğiyle canına kıydı❗️
● Konya'da 16 yaşındayken evlendirilen kız çocuğu, inşaatın yedinci katından atladı❗️
Siirt'te dünyaya geldi, ismi Kader'di, 12 yaşında evlendirildi, 13 yaşında anne oldu, 14 yaşında canına kıydı, adı üstünde kaderi böyleymiş denildi, geçildi❗️
● 12 yaşındayken iki bilezik karşılığında 40 yaşındaki evli herife kuma verildiği ortaya çıkan kız çocuğu “yanına yatmaya korkardım, bana oyuncak almayınca ağlardım” dedi❗️
● 11 yaşındayken 40 yaşındaki herifle evlendirilen kız çocuğu “çocuk doğuramıyor diye dövüldüğünü, üç dört sene kaynanasının koynunda yattığını” söyledi❗️
● 30 yaşında biriyle evlendirilen 13 yaşındaki kız çocuğu, seneler sonra gazete röportajında anlattı: “İlk gece beni tek başıma odaya soktular, korkudan bayıldım, kolonya verdiler, evlendirildiğim kişi odaya geldi, ‘hadi gel seninle evcilik oyunu oynayalım' dedi, bu cümleyi hayatım boyunca unutmayacağım…”❗️
● 12 yaşındayken okulundan alınıp, başlık parası karşılığında 50 yaşındaki herifin koynuna sokulduğu anlaşılan kız çocuğu “derslerim çok iyiydi, rüyamda sürekli mezun olduğumu, diploma aldığımı görüyorum” dedi❗️
● Henüz 14 yaşındayken 10 bin lira karşılığında, beş çocuk, dokuz torun sahibi 70 yaşındaki herife verilen kız çocuğu, seneler sonra bu konuda araştırma yapan üniversite ekibine anlattı, “annemi asla affetmeyeceğim, hayatımı değiştirme imkanım olsaydı, en önce babamı değiştirirdim” dedi❗️
● Ve bu işler sadece ahlaksız babalar, utanmaz dünürler, sapık damatlarla yapılmıyor, İmamlarla yapılıyor❗️
İmamlar nikah kıyıyor, babalar istedikleri kadar ahlaksız olsun, dünürler istedikleri kadar utanmaz olsun İmamlar rıza göstermese, bu insanlık suçu işlenebilir mi⁉️
KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı, 91 yaşında hayatını kaybeden Barış Anneleri’nin simge isimlerinden Sakine Arat’ı anarak, “Sakine ana, Önderliğimizin çağrısı temelinde başlatılan barış ve demokratik toplum sürecinin ilk şehididir.” dedi.
https://t.co/Ed28OJEI1o