Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; vatandaşlarımızın sağlığını, devletimizin vergi gelirlerini ve ekonomik düzenimizi hedef alan her türlü yasa dışı faaliyetin üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz.
Adalet Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımız arasındaki güçlü koordinasyon, çok boyutlu suçlarla mücadelede en önemli gücümüzdür.
Bu çerçevede Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığının denetimleri ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının incelemeleri sonucunda; nişasta bazlı şeker üretimi ve ticareti yapan bazı firmaların, Şeker Kanunu ile belirlenen kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal ederek, iç piyasaya arz edilmemesi gereken nişasta bazlı şeker niteliğindeki ürünleri piyasaya sürdükleri tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde ayrıca bazı ürünlerin gerçek mahiyetinin “maltodekstrin”, “glukoz”, “nişasta”, “fruktoz” ve benzeri adlarla faturalandırılarak gizlendiği; faturada gösterilen ürün ile fiilen teslim edilen ürün cinsi arasında farklılıklar bulunduğu anlaşılmıştır.
Halk sağlığını, tüketicinin güvenini ve piyasa düzenini doğrudan ilgilendiren bu tespitler üzerine; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile yürütülen “Şeker Soruşturması”nda bu sabah eş zamanlı adli işlemler başlatılmıştır.
İstanbul merkezli 8 ilde; İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Ankara, Konya, İzmir, Gaziantep ve Adana’da 26 adreste 25 şirkete yönelik arama ve evraka el koyma işlemleri gerçekleştirilmiş; soruşturma kapsamında şirket yöneticisi olarak belirlenen 47 şüpheli ise çağrı yoluyla ifadeye çağırılmıştır.
Soruşturma; Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti, Vergi Usul Kanunu kapsamında vergi kaçakçılığı ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma, özel belgede sahtecilik ve fiyatları etkileme suçları yönünden çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir.
Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, adli işlemleri başarıyla gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze, soruşturmaya önemli katkı sağlayan Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığımıza ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığımıza teşekkür ediyorum.
Halk sağlığını tehlikeye atan, vatandaşlarımızı yanıltan, devletimizi vergi kaybına uğratan ve hukuka aykırı kazanç elde etmeye çalışan kim olursa olsun, hukuk önünde hesabını verecektir.
Vatandaşlarımızın ihtiyacı neyse o adımları atıyoruz.
Site aidatlarına yönelik düzenlemelerimizden ilki Resmi Gazete’de yayımlandı.
📌 Site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı.
📌 Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk zorunluluğu getirildi.
Böylelikle site yönetimlerinin başta aidat tutarı olmak üzere keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz.
Hayırlı, uğurlu olsun.
Etiler piyasasında tefeciliği ile bilinen Hazım Giray’ın teknesinde Hazım Giray’ın çektiği görüntüleri,
derin devlet takip etti
paylaştı diye savunmak için “kafa bir dünya” olması lazım.
Ali Mahir Başarır sızıntı arıyorsa görüntüyü çekene ve kimlere gönderdiğini baksın…
Sivas'ımızın yetiştirdiği devlet ve millet adamı Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nu şehadetinin 17. yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Milletine adanmış bir ömrün, inanç ve kararlılıkla verilmiş onurlu bir mücadelenin hatırası daima yaşayacak.
Aynı kaderi paylaşarak şehadete yürüyen Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İsmail Güneş ve Kaya İstektepe’yi de rahmet ve hürmetle yâd ediyoruz.
Mekânları cennet, ruhları şad olsun. 🇹🇷
İngiliz MI6’e çalışan CIA ve Mossad ile ilişkili FETÖ’cü Mustafa Özcan’a yakın bir isim olan karanlık istihbaratçı Hüseyin Gün, Ekrem İmamoğlu’nun odasında.
Ortalarına da bir o kadar karanlık bir kişi olan ve kendi evinde Hüseyin Gün’le beraberken şüpheli bir şekilde havuzda ölen Seher Erçili Alaçam…
Ne bağlantı ama…
Sokakta yanlama devri kapandı. 🖐🏻🚫
Artık lastiklerin sesi pistte yankılanacak! 🚘💨 😊
Drift tutkunları için özel olarak hazırladığımız Şehit Cengiz Topel İHA Pisti ve Drift Alanı 27 Temmuz'da açılıyor.
Hadi bakalım gençler, asıl yetenek burada gösterilir. 😎
Sivasspor - Bodrumspor maçı.
Kritik maç öncesi tribünde yerimizi aldık.
Benim için özel yeri olan yiğidolara başarılar diliyorum.
“Gücünü al maziden, ayağı kalk yeniden”
Mersin mitinginde söylenen 'Suçu Kürt olmak'
sözü milletimize düşman, milleti bölmeye çalışan bir siyasetçinin kullanacağı çok tehlikeli bir dildir.
Önüne arkasına bakmadan her bölgenin eğilimine göre uyduruluyor bir şey
Amaca hizmet edip onları iktidara bir getirse, gerisi umurlarında değil.
Papağan gibi eski liderlerin adını tekrarlamakla olmuyor bu işler.
560 milyar yolsuzluğun açığa çıkması vahim bir tabloyu önümüze serdi.
Günümüzde kamu kaynaklarından servet transferi sanılanın aksine belediyeler tarafından yapılabiliyor ve belediyeler üzerinden yağmacı zenginleşme var.
Belediyeler yolsuzluğu göze almış bir yönetici için sonsuz bir güç ve para kaynağı, kaynak milletin cebi tabii.
Personel alımında da aynı şey, özel şirket gibi, kontrole tabi olmadan kişisel çıkarlarına göre personel alabiliyorlar.
Şaibeli kurultay gölgesi altında kalınır mıydı, milletin parasını ve işçi olma hakkını belediyeler üzerinden kullanıma sokma imkanı olmasa?
Bir dönem bankacılık sistemi üzerinden Türkiye yağmalanıyordu, bu düzenlendi, ekonomide vurgunculuk yapılamıyor, borsa da kontrollü.
Kamu İhale Kurumu oturdu artık.
Kamu ihale kanunu kamu kaynaklarını koruyor ve devlet kaynaklarının sömürülmesini önlüyor.
Alınacak her ürün en ince şekilde tarif ediliyor. Ayrıca kamu kurumları Sayıştay ve Danıştay denetimine tabi.
Kontrolsüz bir alan kaldı: Belediyeler. Belediye iktisadi teşekkülleri adı altında belediye iştirakleri kötü niyetli belediye yöneticilerinin zenginleşme aracı oldu.
Belediyeler kamu denetiminden kaçmak için çok sayıda işletme açıyorlar, bu işletmelerin, yani mesela sonsuz sayıda açılan kafeler, her çeşit mal satılan, kültür bile satılan belediye işyerlerinin;
Yöneticileri, şirket yöneticisi oluyor, bir özel şirket yöneticisi gibi uygun gördüğü her ürünü kitabına uydurup alabiliyor.
Kamu kurumlarına personel alımı çok katı bir şekilde düzenleniyor ve denetleniyor.
Buna rağmen dillerinde sürekli kamu kurumuna alınan personeller, atamaları.
Kendi aldıkları personellere en ufak düzenleme getirmek umurlarında değil.
Belediyelere hangi kurala göre personel alınıyor?
Kuralsızlık üzerine,
Belediye ve parti yöneticilerinin canları ne isterse ona göre. Mitinglere adam yığmak için veya terör ilişkili kişiyi alabiliyorlar, yaptıkları pazarlığa göre.
Tedarik zinciri ile de milletin parasını harcayarak kendilerine bağladıkları her meslekten çok sayıda insan oluyor.
Gazetecisi, şarkıcısı, etini sütünü satmaya çalışanı, arsa almaya calışanı, imar bekleyeni, sosyal medya linç edicisi.
Milletin hakkına göz dikmiş bir yönetici için ucu açık, sonsuz ve kontrolsüz bir güç ve para kaynağı. Öyle ki 560 milyara dek çıktı yolsuzluk,
Personel alımlarındaki keyfiyet ise içler acısı.
Çok acilen kanunlar ile düzenlenmesi gereken yapı haline gelmiş belediyeler bunca kötü niyetli yöneticiler elinde,
yoksa taş taş üstünde bırakmayacaklar.
Hükümet farketsin de yakalasın diye bekleyecek zaman yok.
Partimizin bu hafta sonu yapacağı olağanüstü kurultayında Genel Başkan adayı olmayacağım.
Aday olmam için imza toplayan, ısrar eden ve çalışan bütün kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum.
Aday olmama kararımın nedeni;
“Aday olursan yüzüne tükürürler.” diyen siyasetçilerin tehditleri değildir çünkü çalanların yüzüne tükürülür ve ben çalmadım.
Aday olmama kararımın nedeni;
“Aday olursan taşlarlar.” söylemi ile organize edilmiş linç kampanyalarından korktuğum için değildir çünkü yürüdüğüm yolda ölüm dahil hiçbir korkuya yer vermedim, korkmam!
Aday olmama kararımın nedeni;
“Hangi yüzle aday olacaksın!” diyen, sözüm ona muhalif sanılan, müesses nizamın askerleri ve paranın tetikçileri olmuş medya mensuplarının iftiraları değildir çünkü ülkem ve partim için verdiğim mücadelem milletimin vicdanına emanettir.
Aday olmama kararımın nedeni;
Partimizi iç çekişmelere sevk etmemek,
dikkatleri mücadele alanından başka alanlara çekmemek içindir.
Kurultayımız milletimize, ülkemize ve partimize hayırlı olsun.
Biz, gölgemiz olsun ve milletimiz hiçbir tehditten korkmasın diye güneşin altında durmayı görev bilen bir gelenekten geldik.
Selam olsun, güneşin altında durabilmeyi göze alanlara…
Her adımda yanlarına birilerini alma çabası.
Önseçim yapılıyor oy kullanın
Öğrenciler meydanlara çıksın
Sokakta yürüyüşler olsun
Çünkü yanlarında başkası olmayınca çok suçlu görünüyorlar.
Çünkü bakışlar onlara çevrilse söyleyecek sözleri yok.
Kargaşa yarattıkları zaman nereye bakacağını şaşırıyor insanlar.
İşte tam bu yüzden önseçim aldatmacasına katılıp oy kullanmamak gerekiyor.
Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür diyemeyen CHP genel başkanı her konuşmasında Türk, Kürt, Laz, Çerkez sayıyor.
Maksat nedir, parçalanmış Türkiye mi?
Etnik grup saymaya girişecekse başka gruplar da var, sayacaksa bir dahakine onları da saysın ve soy mu dil mi inanç mı neye göre sınıflayıp bölüyor bizi onu da belirtisin lütfen.
Çürüme nedir:
Belki dünyada örneği bulunmayan, yıllardır şehitler verdiğimiz terörü de besleyen devasa bir yolsuzluk
ağı açığa çıkar iken
ve bu olayın ekonomimize çok katkısı olacağı belli iken
Hiç utanmadan ağın en tepesindeki kişi için gösteri yapmak, oy istemek, sokakları savaş alanına çevirmektir
Gösteri yapıp ortalığı karıştıran, borsayı düşüren kesimin Merkez Bankası dolar satıyor ekonomi zorda diye ajitasyon yapmasıdır.
Gösteri yapan kitle çöküşün tam da kendisidir.
Orası artık tescilli bir bataklıktır.
Ve bataklığa ancak sivrisinekler gider.
Türkiye Cumhuriyeti milli, üniter, demokratik, sosyal nitelikli bir hukuk devletidir.
İnsan ve toplum huzuru vazgeçilmez değerdedir.
Milli dayanışma ve adalet ölçüleri her muamele ve müdahalenin belirleyici amilidir.
Hukuki, insani ve inanç temelinde her insan eşittir. Görevi, makamı ve mevkii ne olursa olsun normlar kümesinde herkesin eşit hak ve yükümlülükleri vardır.
Hiç kimse ayrımcılığa, ayrıştırmaya maruz bırakılamayacağı gibi ideolojik, politik ve ekonomik üstünlüğe ya da imtiyazlı bir ayrıcalığa sahip değildir.
Türk yargısı bağımsız, tarafsız ve objektiftir.
Kanunen suç kabul edilen, takip ve tecziyesi gereken, bu çerçevede soruşturma ve kovuşturmasının temini lazım gelen eylem ve fiillerin göz ardı edilmesi, sürüncemeye bırakılması, kimi zaman da hasıraltına itilmesi maşeri vicdanı derinden yaralayacak, devlet umurunu ve milletin hukuksal güvenliğini zedeleyecektir.
Adalet ve hukuka karşı çıkılması, değilse bile tartışmaya açılması asayişsizlik ve şiddet ortamına davetiyedir.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında yapılan adli tasarrufu sabır ve sağduyu ile karşılamak, hukukun vereceği her türlü karara saygıyla yaklaşmak ortak sorumluluk olmalıdır.
Hukuki bir tedbiri darbe diyerek karalamak, hak arayışını sokağa taşırmaya hazırlık yapmak cinnet geçirmiş, akıl ve ahlak seviyesini kaybetmiş bir siyasi yozluktur.
Hiç kimse dokunulamaz, ulaşılamaz, erişilemez ve hesap sorulamaz değildir. Hukuk ile demokrasiyi, adalet ile sandığı, milli iradeyle mülkün temelini cepheleştirmek, hatta çatıştırmak için beşinci kol faaliyetine tevessül etmek yaygın şiddet olaylarına, yoğun istikrarsızlık tablosuna ve yıkıcı krizlere çağrıdır.
Türk yargısına güvenim tamdır. Mahkeme marifetince suç sabit görülesiye kadar masumiyet esastır.
Türkiye’nin şiddetsiz, şikayetsiz, terörsüz, şüphesiz, refah ve huzur dolu bir yüzyıla adım adım ilerlediği şu günlerde içimizi karıştırmaya, düzen ve dirliğimizi bozmaya teşebbüs eden iç ve dış odaklara azami dikkat göstermemiz, devamlı tetikte beklememiz tarihi önemdedir.
Şiddet, insan onurunun hiçe sayılması, insanlık değerlerinin ayaklar altına alınmasıdır. Terör de sistematik bir şiddettir. Terörsüz Türkiye aynı zamanda şiddetsiz bir Türkiye’dir.
Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde şiddetin önlenmesi öteden beri hassasiyet gösterdiğimiz, duyarlılık sergilediğimiz sıcak konu başlığıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin Araştırma-Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımıza vermiş olduğum talimat kapsamında nadide bir çalışma çok şükür muhtevalı bir eser mahiyetinde ortaya çıkmıştır.
“Bireysel ve Toplumsal Şiddetle Mücadele” çalışmamızın meydana gelmesinde eşsiz katkıları ve emekleri bulunan, zamanlarını ayırarak teşkil edilen komisyonumuza canlılık kazandıran muhterem hocalarımıza, değerli uzmanlarımıza ve fikir insanlarımıza, ayrıca böylesi mühim bir çalışmanın gerçekleşmesini koordine eden Araştırma-Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımıza teşekkür ediyor, hepsini birden gönülden kutluyorum.