"Gönül Dağı" dizisinin yapımcısı Ferhat Eşsiz'in, aylardır hiçbir personelin maaşını ödemediği ve maaşını talep eden emekçi çalışanlara şiddet uyguluyor.
Hiçbir dizi ekibinin maaşını ödemeyen Ferhat Eşsiz'in, herkesin hakkını ve rızkını kumarda yediği söyleniyor.
“‘Başımıza bir şey gelmez’ diye yaşayamayız bu ülkede!”
Jahrein, Oğuzhan Uğur hakkında yürütülen soruşturmayı değerlendirdi:
• Arkadaşlar bakın, Barış Pehlivan yazmış...
• Oğuzhan'la ilgili hiçbir şey bulamamışlar. Şunu bulmuşlar:
• Babala'nın, Mehmet Sait Köse diye birisiyle para alışverişi olmuş.
• Yani hizmet verilmiş, karşılığında para ödenmiş.
• 800.000 TL’lik bir şey. Bunun Ahbap'la hiçbir alakası yok.
• O adamın başka üç kişiyle ilişkisi varmış, para ilişkisi…
• Bu üç kişiden birine 1000 TL göndermiş... Bakın, 1000 TL!
• Onun da Yeliz Kaya ile alakası varmış. Yeliz Kaya'nın da Ahbap'la para alışverişi varmış.
• Yani anladınız mı? Artık suçumuz yok diye, 'nasıl olsa başımıza bir şey gelmez' diye yaşayamayız bu ülkede.
📍Bugün İBB Davası’nda 15,5 milyon insanın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı seçilen Ekrem İmamoğlu, ciddi bir hukuksuzluğa maruz kaldı. Sizler için özetliyorum. NATO Ankara Zirvesi’nden dolayı araya kaynamasın:
— Hakim, Ekrem İmamoğlu’ndan savunmasına başlayıp kısa bir süre içerisinde (yarın) bitirmesini istedi.
— İmamoğlu da “aylarca bekledim, 2000 küsür yıl cezayla yargılanıyorum, neden savunmamı kısıtlıyorsunuz” dedi.
— Hakim ısrar etti, Ekrem İmamoğlu da savunmasını 1 günde bitiremeyeceğini söyledi.
— Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “o zaman susma hakkımı kullanıyorum yazacağım, çıkın dışarı” diyerek İmamoğlu’nu salondan çıkarttı.
Bakın bir Ceza Avukatı olarak söyleyeyim: Bu savunma hakkına açıkça bir müdahaledir. 1 hafta da savunma yapsa siz sanığı bölemezsiniz.
Özellikle böylesi büyük bir davada kimseden apar topar savunma yapmasını bekleyemezsiniz. İmamoğlu’nun kısılan sesini herkese duyuralım!
This morning at 08:10, in my prison cell, I was notified of the court’s arbitrary decision: I am barred from attending my own trial.
The indictment bears my name. The case was built around me. Yet the court blocks me and restricts the defense of those facing the gravest charges, and their lawyers.
This is not a trial. It is a severe violation of the most basic right of defense, the pinnacle of what jurists call “enemy criminal law.”
A panel redesigned after the case was filed, in open defiance of the principle of the natural judge, can claim neither independence nor impartiality. As of today, it has abandoned even the appearance of judicial process. The “lawlessness of the century” has collapsed into a pile of extrajudicial execution.
And all this happens while Türkiye hosts the leaders of the democratic world in Ankara. The elected Mayor of Istanbul and the Presidential candidate of the democratic opposition is silenced in a courtroom he is not allowed to enter.
I am exposing this lawlessness.
Olayın ardından toplanan motorcular, Ataşehir’deki sitenin önünde korna çalarak protesto düzenledi.
Gelen tepkilerin ardından iki güvenlik görevlisinin işine son verildi.
KÜFÜRLÜ / İstanbul Ataşehir’de bulunan Yakut Sitesi’nde skandal görüntüler.
Müşteriye yemek taşıyan genç kurye, apartman çıkışında güvenliğin saldırısına uğradı.
Dine ve kuryeye küfür eden güvenlik görevlileri, kuryenin motosikletine de zarar verdi.