Deniz Göktaş:
“Sabah, Kemal Bey’in burada olduğu ve benimle görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim.
Sulh Ceza Hâkimliği’ne çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. ‘Geçmiş olsun’ dedi, ben de teşekkür ettim.
‘Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu.’ Ben de ‘Yok’ dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi de söyledim.
‘Madem geldiniz, milyonlarca gencin bir ricası var: Lütfen CHP’yi salın’ dedim. Bunu söyledikten sonra başını salladı ve gitti.
2023’te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026’da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu.
Avukatımın söyledikleri doğrudur.”
(Fatih Altaylı)
Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
• Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
• Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
• Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
BU ÜLKEDE BİR YERE GELMEK İÇİN İLLA BİRİNİ Mİ TANIMAK LAZIM? BU ÜLKEDEKİ AHLAKİ ÇÖKÜŞ İŞTE BU NEDENLE ÖNLENEMİYOR. DİNİ DE BUNA ALET ETMEYE ÇALIŞIYORLAR.
Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor. Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar. Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor. Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor. Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor. Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.
İspanya, İtalya, Almanya vb. Avrupa ülkelerinin vize randevularını bot yazılımlarla kapatan sözde vize şirketleri:
Vatandaşın ücretsiz olan vize randevu hakkını 250 Euro’dan 400 Euro’ya kadar satıyor. Siz aylarca bekleyi, alamazken bunlar sizin hakkınızı pazarlıyorlar.
Kısaca: Bir karaborsa sistemi kurmuşlar.
Bu şirketlerden randevu almazsanız randevu bulmanız neredeyse imkânsız. Randevular saniyeler içinde tükeniyor.
Bu korsan vize şirketleri yılda milyonlarca dolar kazanıyor.
Avrupa Birliği yetkililerine bu hafta gönderdiğim delillerin ardından inceleme başlatıldığını söylediler.
Umarım bu video bir ihbar olarak kabul edilir ve Türkiye’de bu kişiler hakkında soruşturma başlatılır.
Yaptığım bu çalışmaların gündem olması ve devamı için beni takip edip, videolarımı paylaşabilirsiniz.
Abdülhamid döneminde Muharrem Kararnamesi’nden sonra Düyun-u Umumiye’ye bağlı olarak 1883 yılında İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya ve İtalya tarafından kurulan tütün rejisinin bünyesinde oluşturduğu kolluk kuvveti ile 20.000 Türk çiftçisini vurarak öldürdüğü öngörülüyor.
HASSAS | Kocaeli'de iddiaya göre parasını alamayan çalışan ve ağabeyinin, patronları tarafından feci şekilde dövüldüğü görüntüler ortaya çıktı.
Görüntülerin ardından çalışan ve ağabeyi, sokak ortasında silahla vurularak öldürüldü.
The bacteria bleeding from your gums is colonizing your brain right now.
They found it in Alzheimer’s patients’ brain tissue - the exact same bacteria from gum disease.
P. gingivalis (the bacteria causing bleeding gums) was identified in the brains of Alzheimer’s patients.
Not just “present” - actively colonizing brain tissue and producing toxic proteins (gingipains) that correlated with tau pathology and amyloid plaque formation.
Study on mice: Oral P. gingivalis infection → brain colonization → increased amyloid production (the plaques destroying Alzheimer’s patients’ brains).
This isn’t correlation. They found the bacteria FROM YOUR GUMS physically inside brain tissue.
The mechanism:
Bleeding gums = open wound → bacteria enter bloodstream → travel to brain → colonize tissue → produce gingipains (neurotoxic) → trigger amyloid plaque formation → neuroinflammation → Alzheimer’s pathology develops
Cardiovascular disease study: P. gingivalis also found in atherosclerotic plaques (arterial blockages causing heart attacks).
Stroke study: Periodontal disease + dental caries increased stroke risk by 86-158%.
Your bleeding gums aren’t just a dental problem.
They’re a bacterial highway to your brain and arteries.
50% of adults over 30 have gum disease (P. gingivalis infection).
Most don’t know until bacteria already spread systemically.
Mastic gum kills P. gingivalis before it enters your bloodstream.
Study: 1 gram daily mastic gum:
→ P. gingivalis: suppressed
→ Gingival bleeding: significantly reduced
→ Gum inflammation: decreased
My gums bled every time I brushed.
Started mastic gum 1g daily.
Week 3: Bleeding stopped completely.
Dentist asked what changed - gums went from inflamed to healthy in one visit.
The bacteria causing Alzheimer’s and heart disease lives in your mouth.
Every time your gums bleed, you’re letting it spread.
1 gram daily. Kills bacteria before it colonizes your brain.
Kocaeli’de kızına ve kendisine şiddet uygulayan eşini öldüren Fatmanur Okur hakim karşısına çıktı:
“Kedilerimin ve kuşumun kafasını kesti.
"İŞİD mensubuyken Suriye'ye gidip insanların öldürdüğü videoları izletiyordu.”
(T24)
⚠️ Gazeteci İsmail Arı; kendi babası tarafından cinsel istismara uğrayan kız çocuğu ile adalet arayışındaki annesini yıllar önce haber yapmıştı.
Bugün anne ve kızın cansız bedeni bulundu. İşte o haberin detayları…
Kuran’a Hizmet Vakfı’nın önemli isimlerinden 30 yaşındaki Ayhan Şengüler’in, 4 yaşındaki kızını istismara maruz bıraktığı iddia edildi.
Anne şikayetçi oldu. Emniyette verdiği ifadede olayı şöyle anlattı:
Ayhan Şengüler ile 2017 yılında resmi olarak evlendik. Evliliğimizden 4 yaşında bir kızımız var. Ancak şu an eşimle boşanma aşamasındayız ve mahkeme devam ediyor.
Evlenmeden önce eşim, Kuran’a Hizmet Vakfı’nın Ümraniye Ihlamurkuyu’daki adresinde bana tecavüz etti ve sonrasında ailemin zoruyla evlenmek zorunda bırakıldım.
Evlendikten sonra sürekli olarak ben ve çocuğum psikolojik, fiziksel şiddete maruz bırakıldık.
Sürekli ‘Sana yaptıklarımı birine anlatırsan aynısını kızına da yaparım’ diye tehdit ediyordu.
Tüm bunları bir yıl önce savcılığa giderek anlattım ve bu olayların tümü şu an soruşturma aşamasında.
Kızım bir süre önce babasının vücuduna dokunduğunu söyledi. Ben ihtimal vermemiştim.
Kızım küçük olduğundan söylediklerinin gerçek olmayacağını düşünmüştüm. Kızım Sosyal Hizmetler bünyesinde takip altındadır. Bu yüzden bugün gittiğim devlet hastanesinin sosyal hizmetler birimde kızımla görüşme yapan görevli uzman hekim, ‘kızımın istismar konusunu kendisine anlattığını’ söyledi.
Kızımın, ‘babasının vücudunun özel bölgelerini ellediğini ve dövdüğünü’ söylediğini anlattı ve beni Çocuk Büro Amirliği’ne yönlendirdi.
Kızıma cinsel istismarda bulunan Ayhan Şengüler’den davacı ve de şikâyetçiyim.
Küçük kız ile görüşen uzmanlar ve pedagoglar hazırladıkları raporda, “D.Ş., babasının kendisini dövdüğünü, kafasına vurduğunu söyledi. Babasını kıyafetlerini çıkartarak özel bölgelerine dokunduğunu, canının acıdığını, babasına ‘bırak’ demesine rağmen babasının bırakmadığını anlattı” ifadeleri ile çocuğun istismara ve şiddete maruz kaldığı belirtildi.
Raporda, çocuğun ifadelerinin tutarlı olduğu, çocuğun fiziksel-bilişsel gelişiminin yaşı ile uyumlu olduğu da vurgulandı.
22 Şubat’ta ise Cumhuriyet Savcısı Fatmagül Yörük, Ayhan Şengüler’in “Çocuğun cinsel istismarı” suçundan tutuklanmasını talep etti.
İstismar suçunu işlediğine dair kuvvetli deliller olduğunu da belirtti. Ancak, savcı Yörük’ün “kuvvetli deliller var” demesine rağmen, dosyaya sanki “gizli bir el müdahale etti” ve Şengüler dikkatleri çeken bir şekilde tutuklanmadı.
İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Mahkemesi ise savcının talebine karşın, Ayhan Şengüler’in “Sabit ikametgahı olduğu ve çekişmeli boşanma davası” olduğu gerekçesiyle tutuklama talebini reddetti.
Şengüler, yurtdışı çıkış yasağı ve bir aylık ev hapsi ile salındı. Yaklaşık bir ay sonra, 28 Mart’ta Şengüler’in adli kontrol kararı da kaldırıldı. 5 Nisan’da ise kamera kaydı ve görgü tanığı bulunmadığı, Şengüler’in suçlamaları kabul etmediği gibi gerekçeler ile “yeterli delil olmadığı” öne sürülerek kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Ardından anne H.Ş., “Kovuşturmaya yer yok kararı” ile dosyanın kapatılmasına itiraz etti. H.Ş. itirazında soruşturmanın kapatıldığının kendisine bildirilmediğini ve hatta tesadüfen öğrendiğini belirterek şunları sıraladı:
• Ayhan Şengüler sadece kızıma değil bana da defalarca kez nitelikli cinsel saldırıda bulunmuştur. Ben bu sebeple evlendirilmek zorunda bırakıldım. Evliliğimiz boyunca nitelikli cinsel saldırı, kasten öldürmeye teşebbüs, intihara azmettirme ve eziyet etme suçlarını tarafıma karşı işlemeye devam etmiştir.
• Yine evliliğimiz sırasında başka bir 15 yaşında çocukla birliktelik yaşamıştır, bu çocuğun da fotoğrafı ve telefon numarası elimde mevcuttur.
• Kızımın istismara uğradığına ilişkin beyanları uzman ve pedagogların da raporlarıyla desteklenmektedir. Belirttiğim üzere adli görüşme raporunda da kızımın verdiği ifadelerin tutarlı olduğu saptanmıştır. Bütün bunlara itibar edilmeden karar verilmiş olması hukuka aykırıdır.
Zeytinburnu'nda ölü bulunan anne Fatma Nur Çelik'e vakıf şubesinde tecavüz edip 2017 yılında evlendikten sonra, 3 yaşındaki öz kızına cinsel istismarda bulunan ve kuvvetli deliller olmasına rağmen TUTUKSUZ yargılanan Kuran'a Hizmet Vakfı sorumlusu Ayhan Şengüler.
“Trafikte tartıştığı kadın sürücünün aracına saldırdı” haberleriyle gündem olan, işinden atılıp 2 ay ev hapsine çarptırılan vatandaş, tek tek görüntüleri toplayarak olayın arka planını anlattı.
Ortaya çıkan yeni görüntülere göre, yanında çocuğu bulunan erkek şahsın aracına iki kez bilinçli şekilde çarpıldığı, yaklaşık 2 km boyunca takip edilip taciz edildiği görülüyor.
Yaşananlara tepki gösteren vatandaş:
“İşimden oldum, tüm hayatım, düzenim altüst oldu. Aile huzurum kalmadı ve 2 aydır ayağımda kelepçeyle ev hapsindeyim. Ancak bunları bana yaşatan kişiye hiçbir şey olmadı. Hep işçiler ezilmek zorunda mı bu ülkede?”
Kütüphane binasının lokanta yapılmasına karşı çıkan İlçe Milli Eğitim Müdürü , AK Partili Belediye Başkanı ile tartışınca , Bakan Yusuf TEKİN tarafından görevinden alındı.
Milli Eğitim Müdürü bu muameleyi gururuna yediremeyerek bu sabah intihar etti.
Geriye biri engelli olmak üzere üç çocuğu yetim kaldı .
Yazıklar olsun!
Çok üzgünüm, bütün eğitim camiasına başsağlığı diliyorum.
Öğrencisini ve öğretmenini koruyamayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifasını istiyoruz!
#eğitim #okul #öğretmen