Çağ kapatılıp çağ açılan dönemin simgesi olan kapının haline bakın. Civarı sidik kokuyor önünde minibüs durağı var. Düzeltilip dünyanın önüne sergilenmesi gereken yerin etrafına müptezel işiyor.
Bolu'da 78 kişinin öldüğü Grand Kartal Otel'de ölenlerin 36’sı çocuktu .
Bir kişi bile istifa etmedi . Unutuldu ! Sokak köpekleri konuşulsun istiyorlar .
Tarikatları eleştirdiği için kapatılan Arka Sokaklar dizisi hakkında Ümit Özdağ:
“Yıllardır izlenen bu dizide, cemaat eleştirisi var diye dizi yayından kaldırıldı.
Bu nedir biliyor musunuz. Türk milletinin bir devleti yok, devlete tarikat ve cemaatler el koymuştur demektir.”
Muharrem İnce:
Gencecik kızlarımız katledildi, Adalet Bakanı istifa etmedi.
Yenidoğan bebeklerimizin canına kıyıldı, Sağlık Bakanı istifa etmedi.
Okullar çöp yığını oldu, tarikatlarla protokoller imzalandı, Milli Eğitim Bakanı istifa etmedi.
Yunan Sahil Güvenlik botları defalarca karasularımızı ihlal etti, Milli Savunma Bakanı istifa etmedi.
Erdoğan nerede, ne yapıyor hak getire…
Ya şu olay büyük salaklık ya. Vahşet yapmak isteyen adam sizce Surlar açık olduğu için mi vahşet yapmak istedi? Yani canilere cinayet işleyecek yer mi yok?
5 günde 8 kadın katledildi
5 günde 8 kadın katledildi
5 günde 8 kadın katledildi
5 günde 8 kadın katledildi
5 günde 8 kadın katledildi
#6284üuygula#istanbulconventionkeepsalive
- İmam hatip açarlar, hiç birisi çocuğunu göndermez. Batılı ülkede okuturlar.
- Şehitliği överler, çocukları askerlik yapmaz.
- Fakirliği överler, servet içinde yüzerler.
- İsraf haram derler, lüks ve şatafat içinde yaşarlar.
Ama neymiş, millete hizmetkar olmaya gelmişler.
‘Abi instagram yasağı için yok mu cümlen?’ diyorlar. Olmaz mı be gülüm? İnstagramın dünya rekorunu bir buçuk senedir elimde tutuyorum, nasıl olmasın? Canım instagramım… Şahsi hesabımı takip etme teveccühünü gösteren 6.7 milyon insana ulaşıyordum. Ayrıca BabalaTV ve Babalayka hesaplarıyla erişebildiğimiz 2 milyonun üzerinde insan vardı instagramda. Yaptığımız projeleri tanıtıyor, sayısız yardım yapıyor ve elbette büyüyen ekibimize kaynak sağlayan iş birlikleri ile ayakta durmaya çalışıyorduk. İşimizden kazandıklarımızı bir sonraki işimize harcadığımızı, işlerimiz daha büyük, daha iyi olsun diye çabaladığımızı da herkes bilir. Youtube gelirlerimizi bağışlayıp, instagram gelirleriyle ayakta dururuz diyordum… Sistemimizin göbeğine bomba yemişiz, nasıl yazmayayım? Her şey bir yana, keşfet bölümünde gezinip tatile çıkanları kıskanıyor, birbirinin arkasından konuşan insanların sarılırken foto paylaştığını görüp gıybet yapıyordum. Elin gavurunun teknolojilerine hayret ediyor, DM özelliğiyle heyecansız özel hayatımı diri tutuyordum. Gezelim görelim denen şeyin, görelim kısmıyla yetinip dağa ormana layk atıyor, tipsiz sıfatımı cilt efektiyle boyayıp, sokakta atamayacağım havayı sosyal eşrafa atıyordum. Küçümsemeyin. Kısıtlı sosyal yaşamda bunlar hayat kurtarır. Ben biraz işkolikimdir, bana çok iyi geliyordu. Çok üzgünüm elbette ama o kadar. Ötesine geçip şikayet etmeyeceğim. Neden edeyim? Her yasağı sinesine çekebilen sinesi geniş kalabalıkla mı uğraşayım? ‘Oooo kıçını başını gösteren bir sürü influencer işsiz kaldı hahahaha’ yazana mı dert anlatayım? Sırf ilgi görmüyor diye ilgi görene saldıranlarla mı kapışayım? 10 yıldır anlatıyorum, kapışıyorum. Milyar izlenmeye ulaşmışım. Neye yaramış? Bin tane dava, bin tane iftira, milyonlarca hakaret yemişim. Canım sağ olsun, küstüğümden falan yazmıyorum bunları en azından denedim. Sadece soruyorum, neye yaramış? ‘Abi instagramı kapatamazlar!’ Öyle mi ciğerim? Dur sana bir soru daha sorayım. Sence ne isterler de yapamazlar? Mesela halk onlara hangi konuda geri adım attırabilir? Eğitim sistemini değiştirseler, adalet sistemini değiştirseler, ekonomik sistemle oynasalar, orduyu baştan dizayn etseler, milli bayramlara ayar çekseler, andımızı kaldırsalar, Türkçe bilmeyenler geleceğimize oy atsalar, tarihi yeniden yazsalar mı? Bunları geç, çok geç. Varsa bilmediğim başka bir kırmızı çizginiz yazın da bileyim. Her neyse… Bu ve bunun gibi sebeplerle artık şikayet etmeyeceğim siyasetçileri, üzgünüm deyip geçeceğim. Çünkü benim şikayetçi olduğum şey biziz. Suç onun bunun, şu partinin bu partinin değil, bizim. Halen ‘Abi ses çıkart! Abiii!’ mi diyorsun azizim? HÖÖÖYYYT! Al sana ses.