Beinsport abonelik boykotu nasıl etkili oluyor gördünüz mü? Göztepe maçında küfür dinledik mi dinlemedik anladıkları dilden bundan sonra kimse Gs taraftarını karşısına almaya kalkmasın..
İngiltere’yi yaktı şu salaklığıyla Bellingham kazması, adamı hırslandırdı karşındaki adam Messi
Dünya futbol tarihinin en iyi futbolcusu ne düşündün aq..
Şahan Gökbakar: "Benim Icardi'ye bakış açım bu basın toplantısında tamamen değişmişti. Kimse Fenerbahçe teknik direktörün önünde kendi hocasının boyuyla dalga geçemez... Hele hele bu adam kaptansa!
Sonra hareketlerini ve paylaşımlarını gördükçe nasıl büyük bir pr ustası ve duygusal manipulator olduğunu farkettim. Samimiyetini sorgulamaya başladım...
Son döneminde takımla sevinmelere katılmama, yedekten oyuna girmek istememe, ısınmaya çıkmama, kaptan gibi davranmama, kilo vs derken benim gözümde artık kalmasından çok gitmesi gerektiği düşüncesi ağır bastı..."
Icardi çok acıttı. Sondan başlayayım.
1) Zor günde ortada yoktu deniliyor. 4 yılda ne zaman zor gün oldu?
İlk iki sezon tam oynadı. Icardi değil başka santrfor olsa, 26 Mayıs 2024'te son Konya maçında içimize kaçırarak maç seyrederdik. Şampiyonluğu, çocukla oynar gibi aldı, o meşhur golü, dalga geçer gibi attı.
İlk 2 sezon şampiyonluğu 3 kişinindir: Erden Timur, Mertens ve Icardi.
2) Icardi öncesi son 4 santrforumuzu hatırlayalım. Gomis. Seferovic. Mostafa. Falcao.
Bunların dördü, bir Adem Büyük olamadılar.
Gomis. Bir Beşiktaş maçı öncesi kulübü tehdit edecek kadar paragöz biriydi. Atıp tuttuğuna bakmayın, para dışında hiçbir şeye aidiyeti yoktu.
Seferovic. 5 karış suratla, geldiği gibi gitti. Mostafa. Çoğumuz adını unutmuştur. Nargile barda, Türkiye'yi küçümseyerek gezen bir Fransa hayranıydı. Falcao, sakatın kralıydı.
Icardi sakat olmadığı her maçta oynadı. Son oynadığı maçta ve yaptığı son gol pasında bile tekniği, klasmanı, bizim takımda oynamış son 20 yıldaki her yabancı golcüden üstündür.
3) Kabahat dört parçalı. Icardi kabahatli. Ama ona o izinleri veren adam, ondan daha az izin kullanmıyor. Okan Buruk'un sistemi bu. Hoca olarak kendisi izin kullanmak için takıma aralıksız izin veren adam. Okan Buruk'un kendisi izin müptelası.
Özbek mi? Tek misyonu AKP ihalelerine alan açmak. Maç seyrettiğine inanmıyorum, kadroyu tam sayamayabilir. Erden Timur'un mirasını yiyor.
Yener İnce. Belki de en büyük suçlu.
Icardi sakatlandığında ağırlığını koyup gerekirse istifayı masaya yatırıp, onun 1 sene Türkiye'de tedavi görmesini sağlamalıydı. Karar mercii o gün oydu çünkü. Herkes onun ağzına bakılıyordu.
Icardi'nin Buenos Aires gibi saçma sapan bir yerde hangi köşede ameliyat olduğunu bile bilmiyoruz bugün. İnce'nin hekim gibi davranamaması, ağırlığını koyamaması yüzünden.
Taraftar. Bugün Icardi'ye obez diyecek kadar kişiliğini kaybetmiş asalaklar var. 2 puan geriye düştüğümüz ilk maçın akşamında bu asalaklar Osimhen'e saldıracaklar.
Bugün, 16 Temmuz 2026, Erden Timur'un mirasını yediğimiz son gün. Evdeki karyolayı falan satıyoruz.
Yönetime güvensem, Okan Buruk'un tinder, bebek bar, alem peşinde değil de futbol peşinde koşan biri olduğuna inansam, dünkü ayrılığı sindirirdim. "Yara bandını çektik" derdim. Ama ne yönetime ne Buruk'a güveniyorum. Kimse kusura bakmasın ne de taraftara.
Bu taraftar, bu adama "obez" dedi ya bana kimse artık his takımından, vefadan, kalbin üstüne giden elden söz etmesin.
Icardi suçlu. Ama tek suçlu değil. Dün de yazdım. Bu, Agatha Christie'nin "Şark Ekspresinde Cinayet" romanı. On iki katil zanlısı var. On ikisi de katil.
Taraftarı, başkanı, hekimi, hocası, Wandası, hatta maktulün kendisi.
Sistem bok.
Son kelime için özür dilerim. Lugatımda bu duruma uygun bir karşılık maalesef bulamadım.