#TemizTürkler bugün Kadıköy’de satranç oynadılar. Nedense kimse tezgah bizim demedi.
Türkiye Türklerindir, tezgahlar Türklerindir, dergahlar Türklerindir, bargahlar Türklerindir.
Temiz Türkler Hareketi üyeleri, Kadıköy'de satranç oynayan gençleri rahatsız eden magandalara tepki olarak banklarda satranç oynama etkinliği düzenledi.
Bölücü terör örgütü PKK, sözde kongrede alınan kararları açıkladı.
Laf salatası arasında söylenenler şunlar:
- Terör değil, "serhildan" yaptık; 100 yıllık Kürt "soykırımını" önledik...
- Yenilmedik, yendik...
Fatma Öğretmen’in Başına Bir Şey Gelirse, Yalnızca Tehdit Edenler Değil, Susturanlar da Sorumludur!
Bir Kamu Görevlisini Yalnız Bırakan Devlet Aklına Sesleniyoruz:
Fatma Öğretmen…
Devletin en doğusuna gönderdiği bir öğretmen.
Üç çocuk annesi bir kamu görevlisi.
Yasa dışı bir örgüte ait sembolleri ve sloganları okulda yayan öğrenciler hakkında — görevini yaparak — tutanak tutuyor.
Bu tutanağı işleme almayan okul idaresi, baskıya maruz kalan bu öğretmene sahip çıkmak yerine susmasını istiyor.
Ardından gelen tehditler…
Kadının yalnızlığı…
İstanbul’daki ailesine kadar ulaşan gözdağları…
Savcılığa, valiliğe, emniyete yapılan başvurular…
Ve nihayetinde, devletin kendisinin “can güvenliği tehdidi vardır” diyerek koruma verdiği bir kamu görevlisi…
Ama sonra ne oluyor biliyor musunuz?
Fatma Öğretmen’in il dışı tayin talebi reddediliyor.
Yani devlet, koruduğu insanı yeniden tehditlerin merkezine, koruma altında bile hareket edemeyeceği bir bölgeye geri gönderiyor.
Bu, sadece idari bir hatayla açıklanamaz. Bu açık bir ihmal, açık bir sorumluluktur.
Ne yazık ki bu ihmaller zincirine bir de Eğitim-Bir-Sen Hakkâri Şubesi’nin, kamu görevlisini doğrudan hedef gösteren açıklamaları eklenmiştir.
Fatma Öğretmen’in yaşadığı sürece dair kamuoyunda oluşan haklı duyarlılığı gölgelemek için iki ayrı açıklama yapılmıştır.
İlk açıklamada, doğrudan görev yaptığı okulun adı verilerek Fatma Öğretmen açık biçimde teşhir edilmiştir. Bu açıklamada, Fatma Öğretmen’in gerçeğe aykırı beyanlarla tayin hakkı elde etmeye çalıştığı iddia edilerek hakkında işlem başlatıldığı duyurulmuştur.
Bunun üzerine, bu açıklamanın açık bir teşhir ve hedef gösterme olduğu fark edilince, metin kaldırılmış; ardından yapılan ikinci açıklamada, okulun adı çıkarılmış, “Hakkâri’de görev yapan bir kamu çalışanı” ifadesine dönülmüştür.
Ancak ilk açıklamanın izleri dijital ortamda durmaktadır. Ve bu iki metnin arasındaki fark, niyetin ne kadar tehlikeli olduğunu açıkça göstermektedir.
Bu, yalnızca vicdansızlık değil; aynı zamanda kamu görevlisini itibarsızlaştırma, hedef gösterme ve yalnızlaştırma çabasıdır. Tehdit altındaki bir öğretmenin yanında durmak yerine onu susturmaya çalışan bu tavır, Fatma Öğretmen’i yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da kuşatmayı hedeflemektedir.
Buradan açıkça soruyoruz:
Fatma Öğretmen’in başına bir şey gelirse, onu da tıpkı Aybüke Yalçın gibi, Necmettin Yılmaz gibi “eğitim şehidi” mi ilan edeceksiniz?
Henüz bu ülkenin hafızasında çok taze olan o acılar silinmemişken…
Gencecik yaşında terör örgütü tarafından şehit edilen müzik öğretmeni Aybüke Yalçın’ın,
Kaçırıldıktan sonra hunharca katledilen Necmettin Yılmaz’ın ardından hâlâ gözyaşı kurumamışken…
Devletin görevlendirdiği bir öğretmen daha, yalnız bırakılarak aynı sonla mı karşılaşsın istiyorsunuz?
Yine mi acıya methiyeler düzüp sorumluluktan kaçacağız?
Yine mi “gereken yapılmıştı” yalanına sığınacağız?
Bu bir kader değil. Bu açık bir ihmaldir.
Ve bu sefer hiç kimsenin “haberimiz yoktu” deme hakkı yok.
Kimse unutmasın: Bir kamu görevlisinin canı, mesleğini yaptığı için tehdit altındaysa, orada devletin hükmü sorgulanır hale gelmiştir.
Fatma Öğretmen ne suç işledi?
Yasa dışı sembollerle ilgili görevini yapmak mı suç oldu bu ülkede?
Bu açıklamayı bir hukukçu, bir vatandaş ve bir kadın olarak yapıyoruz:
Fatma Öğretmen yalnız değildir.
Onun uğradığı hukuksuzluğun takipçisiyiz.
Kendisine yönelik tehditlerin, idari baskıların ve ihmallerin tüm yasal süreçlerini izliyoruz.
Bugün Fatma Öğretmen’e sahip çıkmak; hukuka, eğitime ve kamu görevlilerinin onuruna sahip çıkmaktır.
Sorumlular hakkında gereken işlemler derhal başlatılmalıdır.
Fatma Öğretmen’in tayin hakkı bir an önce sağlanmalı, can güvenliği garanti altına alınmalı ve onu yalnızlaştıran idari yapı hakkında inceleme başlatılmalıdır.
Bu ülkede hukukun sesi susmayacak.
Fatma Öğretmen susmadı. Biz de susmayacağız.
#FatmaÖğretmenYalnızDeğildir #ÖğretmeneSahipÇık
#DevletGörevlisiniKorumalıdır
#AybükeYalçın
#NecmettinYılmaz
#Hakkari
Daha önce Cuma Raporu yayınlarında da söylemiştim. Netflix'te "Zorba Nasıl Olunur?" orijinal adıyla da "How to Become a Tyrant" diye bir mini belgesel serisi var.
30 dk süren bölümler içeren serinin bölüm adları ise şöyle;
1- Seize Power (Gücü Ele Geçir)
2- Crush Your Rivals (Rakiplerini Bastır)
3- Reign Through Terror (Korku Rejimi Kur)
4- Control the Truth (Gerçekleri Manipüle Et)
5- Create a New Society (Yeni Bir Toplum Oluştur)
6- Rule Forever (Sonsuza Dek Hükmet)
İzlemeyenleriniz varsa bi baksın bakalım, tanıdık gelecek mi?
Bir Milletin Kahramanlık Destanı: 18 Mart Çanakkale Zaferi
Türk milletinin destansı ve eşsiz mücadelesi sonunda istikbâlimizin yol haritası olan,
Tarihin akışını değiştirerek bir milletin yeniden doğuşunu simgeleyen 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde;
Başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale'yi geçilmez kılan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, şükran ve saygıyla anıyoruz.
“Vatan için ölenler toprağa değil kalplere gömülürler!” diyor;
Çanakkale Zaferimizin 110. yılını kutluyoruz!
💢AKP iktidarına yakınlığıyla bilinen Türkiye Gazetesi, Kürtçü terör örgütü PKK'nın uzantısı YPG elebaşı Salih Müslim ile röportaj yaptı.
📌Daha önce Salih Müslim'le röportaj yapan Nevşin Mengü hapis cezasına çarptırılmıştı.
https://t.co/djn0g9x4O3